Ulusal Birlik Partisi’nin 50 yıllık mazisine ve ülkemizin geçirdiği evrelere baktığımızda, “Ulusal Birlik Partisi ne kadar çok iş yapmış” deriz.
Yüz binlerce göçmenin iskanı, rehabilitesi ve yeni bir hayata hazırlanması, sanayi bölgelerinin oluşumu, sosyal konutlar, kırsal kesim arsaları, üniversite ve ünüversite turizminin gelişmesi, kentsel yayılım, istihdam politikasının uygulanması, üniversitelerin tıp fakülteleri ve daha yüzlece gelişim planları...
Gerçek olan şudur ki, Anavatan tüm yatırımlarımıza katkı koymasa hiç bir gelişim olmazdı.
Yıllarca Rumlarla yapılan ikili görüşmeler Rumlar yüzünden hep inkıtaa uğradı. Koca Denktaş bu dava uğruna hayatını harcadı. Ulusal Birlik Partisi de onun misyonunu üstlenen bir parti oldu. Hala daha o misyonu yürütüyor ve Ersin Tatar da o misyonun en önemli savunucusudur.
Hani derler ya...
İnsanoğlu çiğ süt emmiştir diye. Yani bir yerde vefasızlığı ve nankörlüğü anlatır bu güzel söz. Yani anasının emzirdiği çocuk anasını hayli üzer, hatta onun varlığını unutur. Bu söz esasında biraz da verfasızlar içindir. O nedenle katıksız UBP’li olanları tenzih ediyorum.
Her partide olduğu gibi UBP’de de çalkantılar olmuş ve durulmuştur. Eski TKP’de de çalkantılar olmuştur. Hani nerede o eski TKP?
Ya CTP’de olmamış mı çalkantılar?
CTP ilk kez Denktaş sayesinde Serdar’ın kurduğu Demokrat Parti ile iktidara geldiğinde ikinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ı dıştan Eğitim Bakanı yapmıştı. O günlerde tanımıştık Mehmet Ali Talat’ı. Zeki ve kıvılcım gibi bir zekası vardı. Lakin zaman şunu gösterdi.
Yıllar bir oluşumu yarattı. CTP’yi kuran Berberoğlu’ndan sonraki başkanı Özker Özgür ile Talat arasına zaman içinde kara kedi girmiş, hatta Özker yeni politik araştırmalara girmişti. Özker hocayla o günlerde bir yerde karşılaştığımızda bana şöyle demişti.
“Osman’ım beni de yediler. Sizdeki kavgalar gibi.”
Bu memleket küçüktür. Bir avuç bir ülke... Burada Lefkoşa’da ansırsanız, ta Karpaz’da ansırmanız duyulur. O amiyane sözü kullanmak istememediğimden bu sözü kullandım. O neden her partinin içinde ve dışında neler olup bittiği hemen duyulur.
Öte taraftan merhum Nejat Konuk’la merhum Raif Denktaş’ın kavgasını hala unutmadık. Koskoca Cumhurbaşkanı Denktaş’ın oğlu ve UBP Lefkoşa milletvekili Raif Denktaş, babasına rağmen Nejat Konuk Hükümeti’nin almış olduğu mazot zammı için yine UBP’den Mustafa Hacıahmet ve Osman Civisilli ile Atatürk Meydanı’nda kendi hükümetlerine karşı veryansın etmişlerdi mikrofonlardan. Hatta bölgelerden bütün tarım araçlarını yığmışlardı.
Esasında şu mazot zammı meselesi İrsen Küçük’ün başının altından çıkmıştı. Yani samanı tutuşturan oydu. Kamuoyunun nabzını tutarak politikalar üretmiş ve kavgaların başlamasından sonra, o kararı geri aldırmıştı. Bu olaydan sonra Nejat Konuk Başbakanlık’tan ve kendi partisinden istifa ederek birkaç arkadaşı ile yeni parti kurmuş ve o partiden yeniden milletvekili seçilmişti.
Gerçekte Ulusal Birlik Partisi’nde zaman zaman sular çalkalanır ve sonunda şaha kalkmış bir at gibi şaha kalkarak seçimi kazanır.
Ünal Üstel’in demokrasi açıklaması da aynen böyledir.
Böyle günlerde bazı fısıltılar olur. Bütün partilerde. O fısıltılar bazen başını alır gider. Sadece halkın anlamadığı birşey vardır. Partileriçi kavgalar ve olumsuzluklar başka, Cumhurbaşkanlığı seçimleri başka. Bunun detayını halkımız görmelidir. Özellikle UBP’liler kavramalıdır.
Talat dedim de aklıma o günledeki Erdoğan-Denktaş zıtlaşması geldi. O zıtlaşma, Talat’a yaradı ve ilk kez Ankara bir solcu Cumhurbaşkanı adayını Denktaş’a karşı Cumhurbaşkanı yaptı.
Zaman içinde Ankara, Rumları tanıdıkça Kıbrıs konusundaki görüşleri değişmiş ve Denktaş’ın haklı savaşı anlaşılmıştır. Yani kavgalar her yerde vardır.
UBP Genel Başkanı Ünal Üstel’in UBP ve demokrasi üzerine yaptığı açıklama tam yerinde ve doğru bir teşhistir. Esasında Üstel, UBP’nin gerçek yapısını ortaya koymuştur.
Bakınız Ünal Üstel partisi için ne demiş...
“UBP kavga değil, mücadele partisidir. Rakiplerimizle kavga değil, demokrasi ilkelerine göre mücadele ederiz. Benzer anlayışı, rakip konumdaki adaylardan ve partilerden de bekleriz.”
Yani bir yerde demokrasi davetiyesi gönderiyor bütün partilere.
Daha fazla söze gerek yok. Ulusal Birlik Partisi seçime endekslendi ve kilitlendi. Görülen odur ki, bu yarışı Ersin Tatar kazanacak, göreceksiniz.