İkinci Dünya savaşında Hitler’in katlettiği Yahudiler, onun intikamını Müslüman ülkelerden alıyor. Aylarca süren Yahudi-Filistin çatılması, bu kez de diğer Müslüman devletlere sıçradı.
İşin içinde Amerika olmasın olmaz. Elbette bir parmak da Ortadoğu’ya atacak. Dünya’nın iki büyük gücü vardır. Birisi Amerika, diğeri de Rusya. Bu iki güç, hem çevre ülkelerde, hem de dünyanın çeşitli yerlerinde gövde gösterisi yapıyorlar. Yapıyorlar da savaşın keskin dişleri arasında kalan masum insanlar ölüyor.
ABD’nin İsrail işbirliği ile İran’a saldırı düzenlemesi, İran’ı çılgına çevirdi. Birisi size tokat atarsa, elbette ki bir tokat da siz vurursunuz karşınızdakine. ABD’nin İran saldırı ve cevabı da böyledir.
İngiltere Kıbrıs Cumhuriyeti kurulurken, yine payını aldı ve Limasol’da üs kurmayı başardı. Sırası geldiğinde o üsleri sadece kendisi için değil, büyük güç ABD için de kullandı ve kullanmaya devam ediyor. Geçmişteki körfez savaşlarında bunu gördük.
Şu anda gelinen nokta ve hedef, maalesef Kıbrıs, İran’ın hedefinde olma noktasıdır. İran’lı generalden bir açıklama geldi.
“Amerikalılar uçaklarının çoğunu Güney Kıbrıs’a taşıdı. Kıbrıs’a o kadar çok füze atacağız ki, Amerikalılar da oradan kaçmak zorunda kalacaklar.”
Esasında füzelere gerek kalmadan insanlar, üslerden salim bölgelere göç etmeye başladı. İnsanlar neden savaşırlar? İnsanlar güç dengelerini oluşturmak ve üstünlük elde etmek için savaşırlar. Lakin Ortadoğu’da başlayan sıcak savaş, bir çok masum insanın hayatının tehlikeye girdiğini söylüyor bize gelişmeler.
Turizm açısından da kötü bir ortam. Herhalde Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerin turizmcilerin çoğu, şimdiden bütün rezervasyonlarını iptal ettiler. Yani bu da işin diğer yanı, ekonomik açıdan.
İran Devrim Muhafızları’nın ileri gelen Komutanlarından General Sardar Jabbar’ın ağzından çıkan kin ve nefret dolu sözler, Türk veya Rum olsun, ada insanlarına da korku salıyor.
Türkiye Ortadoğu’da meydana gelen herhangi bir çatışmada, mutlak surette barışı sağlama rolü üsleniyor. ABD-İsrail ve İran çatışmalarında da Türkiye’den teklif geldi.
Türkiye bu savaşta barışı tesis için mesajlar veriyor.
Bence Limasol ve Larnaka’dan füze ve top sesleri duyuluyor. Kim nereye ve ne zaman kendi hayatını koruyacak deliğe saklansın?
Bunun adı “can”dır. Can korkusuyla olagelen savaş, nereye varacak.
İran’lı general’e hak vermek lazım. Ülkesini garantiye alacak, savaştan koruyacak tedbirleri düşünen General, neden bu açıklamaları yaptı. Yaptı çünkü, durduk yerde böyle bir açıklama yapmaya mecbur bırakıldı. Çünkü ABD, İran’a karşı İngiliz üslerini kullanıyor.
Rum toplumu Lideri Hristodulidis istediği kadar açıklama yapsın. Bizler de dahil güneyde yaşayan Rumların hayatı risk altındadır.
Hristodulidis “Biz hiçbir şeye taraf olmadık” diyor da İngiliz üslerindeki hareketliliği görmezden geliyor. Veya pozisyonunu açıklıyor.
Çok şükür kuzeyde yaşayan Türkler, Rumlara nazaran daha bir korumalı pozisyondadırlar. Kuzey Kıbrıs, Türkiye için en stratejik bir kara parçasıdır.
Acaba TC Dışişleri Bakanlığı diplomatik harekete geçirerek o İranlı generale gerekli açıklamayı ve kuzey-güney gerçeğini anlattı mı? Veya anlatıyor mu?
Halen kullanılan silahlar ve insansız hava uçakları, istedikleri her yere nokta atışı yapabiliyorlar.
O İranlı generalin açıklamaları sihaları veya nokta atışı yapacak silahları yanlış programlar mı?
Yani açıklamak gerekir. Ölüm kapımızdadır, diğer bir ifade ile.
Güney tedbirlerini almaya devam ediyor. Bütün okullar kapatıldı. İngiliz sirenleri tıpkı 1957-58’deki gibi çalıyor. O dönemde öğrenci olan bizler, her siren çalışında defteri, kitabı toplar doğru evimize giderdik. O anı ve acıyı yaşamak ve hissetmek çok kötü bir şey.
İran bilmelidir ki Türkiye ve Kıbrıs Türkü, Müslüman İran’ın yanındadır. İran’ın bölge coğrafyasını iyi analiz ettiğini umarım. Herşeye rağmen tedbiri elden bırakmamak lazım.
KKTC Cumhurbaşkanlı’nda geçen gün yapılan üst düzeydeki toplantıda Sivil Savunma ve diğer yetkililer, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın başkanlığında toplandı ve gelebilecek bütün tehlikeye karşı tedbirler konuşuldu. Yük, Sivil Savunma’nın omuzlarında. Şimdiden sığınaklar ve diğer olası tehlikelere karşı gerekli tedbirler alındı. Bundan başka bizlerin yapabileceği birşey yoktur. Savaş geçirmiş halk ve halklar, kendilerini nasıl koruyabilirler, biliyorlar.
Velhasıl Ortadoğu’da sıcak savaş devam ediyor ve Kıbrıs halkı her an için gelecek tehlikeyi ve füzeleri bekliyor. Allah hepimizi korusun.