Son yıllarda meydana gelen savaşları görünce gayri ihtiyari insan düşünüyor.

“Bu savaşların bedelini kimler ödüyor?”

Elbette ki insanlar. Ya canları ile ya da savaş sanayiinin gelişmesi ile yine insanlar ödüyor.

Savaş sanayiini hiç düşündünüz mü?

Dünyanın dört bir tarafında silah ve füzeler üreten firmalar perdenin arkasında kalan ama ülkeleri inek gibi sağanlardır. Silah üretimi arttıkça da, savaşlar o denli acımasız oluyor.

Özellikle şu anda devam eden Ortadoğu savaşlarına bakınca hemen anlarsınız savaşın maliyetinin yüksek olduğunu. Neden insanlar ödüyor?

Savaşa taraf olan ülkeler, mesela Amerika gibi, savaşın maliyeti arttıkça vergi çarkı da hızlı dönmeye başlar. Vergi dilimleri değişir, hayat pahalı olur, yokluklar başlar ve en önemlisi huzur kaçar.

Hınzır Yahudi bu konuda çok açıkgözdür. İsrail ABD’nin kucağına oturmasını bildikçe, gemiler dolusu silahlar ABD’den gelemeye başlar. Gemiler dolusu silah gelmese, ABD-İsrail’le sarmaş dolaş olmasa bu kadar insanın başına bomba yağmuru yağar mı?

Dünyada çok akılı insanlar vardır. Araştırır, incelikleri görür ve daha modern silah yapan beyinleri önemli görevlere getirirler. Atom bombasını icad eden de Alman kökenli J. Robert Openheimer, beyin olduğu için onu Amerika hemen kapmıştı. Bu gün bile onun ilginç tipi ve görüntüsü sembol haline geldi.

Amerika silah ve füze üretir de diğer güçler üretmezler mi?

Başta Rusya olmak üzere, Çin de o kervanın bir halkasıdır.

Kimin aklına gelirdi bir gün insansız hava araçları ve dronların savaşta kullanılır hale geleceği. Şu anda üretilen silahlar, atılan füzeleri havada vurarak etkisiz hale getiriyorlar. İlgili ülkeler açıklar.

Filan ülkeden atılan füzeler, havada imha edildi, derler. Özellikle füzelerin hedefini nokta atışı ile berhava ediyorlar. İsrail oturduğu yerden Filistin’in en önemli noktalarını berhava etmiştir. En önemlisi var mı? Onlar için en önemli nokta kalmadı. Bütün karşı kentlerin enkaza dönmesi de özellikli silahların yapımından kaynaklanır. Yani nükleer silahlar.

Yukarıda adı geçen fizikçi atom bombasını yaptığında Amerika atom bombası denemesini yapmıştı.

ABD ilk atom bombasını 16 Temmuz 1945 yılında Hiroşima’ya atmıştı. İkinci atom bombasını da 6 Ağustos 1945 tarihinde Nakazaki’ye atmıştı.

Atılan atom bombalarından yüzlerce insan ölmüştü. Hayatta kalanlar da sakat kalmışlar ve ölene kadar sağlıklarına kavuşmak için büyük mücadele ettiler. Amerika’da vicdan mı kaldı? Biden gitti, Trump geldi. Sanırım Trump da günü gelince köşesine çekilecek, şayet bir süikaste kurban gitmezse.

Şimdi olduğu gibi Ortadoğu savaşlarının en büyük aktörü yine Amerika’dır.

Esasında herkesin korktuğu bu savaşların nükleer savaşa dönmesidir. Şayet öyle bir şey olursa kaç bin kişinin öleceğini tahmin edin.

Amerika silah üreticilerini zengin etti. Ve daha da edeceğe benziyor.

İnsan artık Ortadoğu savaşlarını ve tarafları anlayamıyor. Kimin eli kimin cebinde. Olan masum kalka oluyor.

İran-İsrail savaşında o masum insanların ölmesi insanın içini acıtıyor. Ne yalan söyleyeyim, İran füzelerini İsrail’e attıkça keyifleniyorum. Çünkü İsrail bu tokadı çoktan hak etmişti. Yine de rahat durmuyor. Hani balık baştan kokar derler ya, ABD ile İran’ın ilişkileri de kokan balığa benzer. Bütün dünya bu savaşın ne zaman biteceğini merak ediyor. Bu kadar mermi, bu kadar silah ve bombalar nereye kadar gidecek?

Belki İsrail’de rejim değişikliği olur ve İNSANLIK İÇİN, bu savaşı sonlandırırlar.