Cumhubaşkanı adayları iki farklı kutupta seçim çalışmalarını sürüdüyorlar.

Şimdi halkın önünde iki fotoğraf var. Halk, bu fotoğrafa bakarak onların hedeflerine göre muhakeme yapıyor.

Ersin Tatar’ın ortaya koyduğu iki devletli iki eşit egemen devlet çözümü, Ankara’nın da savunduğu çözümdür. Hatta TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Federasyon defteri kapanmıştır” sözleri, artık federasyon temelinde bir görüşmenin olamayacağı gerçeğini anlatıyor.

Ona ilaveten TC Cumhurbaşkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve TC Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da iki devletli çözüm formülünü beyanatlarında savunmuşlardır.

Erhürman seçim stratejisini federasyon formülü üzerine kurdu. N’olacak şimdi?

Herkes soruyor. Erhürman göreve gelirse nasıl yürütecek kafasındaki federasyon temelindeki çalışmaları? O nedenle bu seçim, gerçekte Kıbrıs Türkü’nün kaderini belirleyecek bir çözümdür.

Lakin nedense Erhürman bugünlerde ağzına almıyor “Federasyon” kelimeciğini, sırf bazı kesimlerin oylarını almak kaybetmemek için. Halkımız yıllarca Rumların sahte politikaları ile avundu durdu. Ama bir sonuç elde edemedi.

Birkaç gün önceki yazımda “Federasyon Kıbrıs Türkü’nün sonunu getirir” şeklindeki başlıkla vermiştim, federasyonun ne denli Kıbrıs Türkü’nün kaderi olamayacağını.

Özellikle Türkiye’nin kararlılığı yapılan beyanatlardan belli. İşte bal gibi de federasyon defteri kapandı.

İki devletli çözüme karşı olanlar anlamalıdırlar ki, 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki ortaklıktan daha da kötü olur. Madem yeniden ortak olacağız ve cepheleşerek savaşacağız, neden tekrar birleşme gayretine girelim.

Belli ki Rumlar zamana oynuyorlar.

Talat’la Akıncı’ya saygımız büyük. Onlarla da zamanında fikir ayrılıklarımız olmuştu. O fikir ayrılıklarının sonunda yine sahnede olan Rumlardı. Yine çözüm istemeyen taraf onlardı.

Talat’la Akıncı, görevleri süresince büyük umutlarla geldikleri noktada hep Kıbrıs çözümünün temelinde federasyon çözümü olmuşş ve savunmuşlar ama umdukları dağlara karlar yağmıştı.

Annan Planı’nın fererandumunda neden Türk tarafından “EVET” çıkmıştı?

Hiç bu soruyu kendinize sordunuz mu?

O günlerde sağ kesimden de destek gelmişti Annan Planı’na. Çünkü insanlar bu kavgadan ve bu açmazdan bir an evvel kurtulmak istiyorlardı.

Hatta “Çözüm olsun da nasıl olursa olsun” diyenler bile vardı.

Rumlarsa aptallıklarından bu planı ellerinin tersi ile geri itmişlerdi. Halbuki Rumlar açısından durum çok farklı olacaktı. Türklerse hüsranları yaşayacaklar ve yıllarca emek verdikleri dava, eriyip gidecekti. Belki de 1955’ler ve sonrasında geçirdiğimiz zor günleden daha da fena olacaktı.

İşte o nedenle iki devlet formülünü savunuyor Cumhurbaşkan Tatar. Esasında Ersin Tatar, bütün bu olumsuzlukları, Dr. Küçük’ün müsteşarı olan dedesi ve eski Maliye Bakanı babası Rüstem Tatar’ın anlattıkları ile büyümüş ve ulusal davanın nefesini içine çekmiştir. Tatar, Kıbrıs Türkü’nün dava ile doğdu ve o yolda hep yürüyerek Denkaş ve Dr. Küçük’ten devraldığı bayrağı avuçlarına aldı ve hala taşıyor.

Tatar ara ara yaptığı açıklama ve meydan konuşmalarında o heyecanı kamuoyuna yansıtıyor.

Bu seçim, Cumhurbaşkanlığı seçimidir. Ne de milletvekili seçimidir. Bu iki farkı göremeyenler vardır. En ufak işi olmayanlar belki UBP’ye kırgındırlar. Bu olumsuzlukların faturasını Esin Tatar’a kesmemelidirler ve mantıklı düşünme noktasına gelmelidirler. Tatar’ın icraatları ortada. Özellikle mükemmel İngilizcesiyle uluslararası kuruluşlarda yaptığı etkileyici ve çarpıcı konuşmalar hala insanları etkiliyor ve dış dünya da bunlaı alkışlıyor.

Mesela İngiltere’nin eski Dışişleri Bakanı Jack Straw’un açıklamaları de “iki devletli formul” gerçeğinde dünya kamuoyu platmormunda kabul görmüş ve o sözler tarihe geçmiştir.

Rusların Dışileri Bakanı da bizim lehimize konuşmalar yapmıştır.

İngiltere Parlamentosundan gerçeği gören parlementerler grubu de iki devletli çözümü en doğru olananın o olduğunu açıklamadılar mı?

Lakin Rumlar bu kin ve öfkelerini sürdürdükçe, Kıbrıs sorununda onlarla bir yere varılamaz. Türkiye bu adaya gelmişse, Rumların daveti üzerine gelmişlerdir. Rumlar 15 Temmuz 1974’te birbirlerini dahi vurmuşlarsa, bu millete Türkler neden güvensinler ki...

Bu gerçeği eski Cumhurbaşkanları Talat ve Akıncı da görmüş olmalarına rağmen yine de “federasyon” diyorlar da başka bir şey söylemiyorlar.

Herkesin fikri kendine. Esin Tatar’ın fikri de kendine. Yani iki devletli çözüm formülü değerli okurlarım. Daha ne diyelim ki...