Ankara’da esen Mehter rüzgarı, aklıma Kıbrıs’ta 2017’de yaşanan unutulmaz bir olayı getirdi.

Önce Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenen NATO Liderler Zirvesi’nden başlayalım.

Biz Türkler, tarihimiz kadar eski olan, sefere çıkan askerleri coşturmak için çalınan Mehter Marşını duyunca pek bir coşarız, içimizdeki tüm coşku kılcal damarlara kadar teyakkuza geçer. Hele de “Ceddin Deden” çalınca “ver mehteri” boyutuna geçeriz.

Görünen o ki, Mehter sadece Türkleri değil, duyan herkesi titretiyor…

Ankara’da düzenlenen ve herkesin, “çok başarılı bir organizasyon” olduğu hakkını verdiği zirvede, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde liderleri karşılamada çalınan Mehter Marşı, Zirveye damgasını vuran unutulmaz anlardandı. Özellikle de Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in karşılanmasında çalan “Ceddin Deden” marşı, sıradan bir karşılamanın ötesinde ayrı bir anlam taşıyordu. Denk mi geldi, yoksa özel bir tercih miydi bilinmez; ama marşın ritminin, Miçotakis’in ertesi gün yürüyüş dengesini bozduğu gözlerden kaçmadı!

İşte Ankara’daki bu sahne, hafızaları, Kıbrıs’ta 2017’de yaşanan tarihi bir olaya götürdü.

Ne mi olmuştu?

Yıl 2017, aylardan Mayıs.

Barbaros Hayrettin Paşa Gemisi, Kıbrıs açıklarında sismik arama yaparken, Rum yetkililer, telsizden, sözde “münhasır ekonomik alan ihlali” iddiasıyla, faaliyeti durdurma uyarısı yapmıştı. Barbaros Hayrettin Paşa Gemisi’nin mürettebatı ise telsizden Rumlara “Ceddin Deden” Mehter marşını dinleterek yanıt vermiş, o anlar kameraya da yansımıştı. Sözsüz bir diplomasiyle, Barbaros’tan sadece Mehter Marşı dinletilerek egemenlik vurgusu yapılmış, kararlılık gösterilmişti.

Tarihimiz kadar eski olan mehter (Mehteran) neden mi sadece marş değildir; hem diplomatik hem de psikolojik bir mesajın müzikle nasıl verilebildiğini zaman ve mekan ayırmadan gösteriyor. Ankara’da NATO liderlerine çalınan Mehter Marşı ile 2017’de Kıbrıs açıklarında telsizden dinletilen “Ceddin Deden” aynı mesajı veriyor: Türk’ün iradesi, kararlılığı ve tarih bilinci.

Mehter davula vurur, notayı çalar, NATO da dinler!