Güney Kıbrıs'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Büyükelçi Maria Michael, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde gerçekleştirilen üst düzey oturumda yaptığı konuşmada, BM Şartı'nın uluslararası barış ve güvenliğin temel dayanaklarından biri olmaya devam ettiğini söyledi.
Avrupa Birliği adına yapılan açıklamanın ardından ulusal sıfatıyla söz alan Michael, BM Şartı'nın İkinci Dünya Savaşı'nın ardından gelecekteki nesilleri savaşın yıkıcı etkilerinden korumak amacıyla oluşturulduğunu belirtti. Şartın, egemen eşitlik, barış içinde bir arada yaşama ve uluslararası hukuka saygı ilkeleri üzerine kurulu uluslararası düzenin temelini oluşturduğunu ifade etti.
Dünyanın bugün silahlı çatışmalar, artan insani ihtiyaçlar, iklim değişikliği, deniz seviyesindeki yükselme, deniz güvenliğine yönelik tehditler ve hızlı teknolojik gelişmeler nedeniyle daha karmaşık ve istikrarsız bir dönemden geçtiğini kaydeden Michael, bu sorunların tek taraflı veya seçici yaklaşımlarla çözülemeyeceğini savundu.
Etkili çok taraflılığın önemine dikkat çeken Michael, egemenlik, toprak bütünlüğü ve siyasi bağımsızlığa saygı ilkelerinin seçici şekilde uygulanamayacağını vurguladı.
Konuşmasında Kıbrıs sorununa da değinen Michael, Güney Kıbrıs'ın Türkiye'nin adadaki askeri varlığına ilişkin tezlerini yineledi. Güney Kıbrıs'ın uzun yıllardır dile getirdiği görüşleri tekrarlayan Michael, adadaki mevcut durumun Birleşmiş Milletler kararlarına aykırı olduğunu ileri sürdü.
Michael, askeri müdahale, yabancı askeri varlık ve oldu-bitti olarak nitelendirdiği uygulamalarla kalıcı barışın sağlanamayacağını iddia ederken, Güney Kıbrıs'ın Kıbrıs sorununa ilişkin tezlerini uluslararası platformda bir kez daha gündeme taşıdı.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Michael, uluslararası hukuk ihlallerinin zamanla normalleştirilemeyeceğini söyledi. Devletlerin, BM Şartı'nın 94'üncü maddesi uyarınca Uluslararası Adalet Divanı kararlarına iyi niyetle uyması gerektiğini ifade etti.
Tüm silahlı çatışmalarda uluslararası insancıl hukuka saygı gösterilmesi ve ihlaller karşısında hesap verebilirliğin sağlanması gerektiğini vurgulayan Michael, bunun uluslararası sistemin güvenilirliği açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.
Konuşmasının sonunda daha etkili, şeffaf ve güvenilir bir Güvenlik Konseyi çağrısında bulunan Michael, Birleşmiş Milletler Şartı'nın günümüzün belirsizliklerle dolu uluslararası ortamında ortak referans noktası olmayı sürdürdüğünü söyledi.
Michael, BM Şartı'nda yer alan ilkelerin yalnızca teorik kavramlar olmadığını, barış, adalet, egemenlik ve uluslararası istikrarın korunması açısından temel güvenceler olduğunu sözlerine ekledi.





