“Hiçbirimiz oraya zorla götürülmedik. Ama götürüldükten bir müddet sonra kandırıldığımızı anladık.”

Amcamın Erenköy deneyimiyle ilgili söylediği bu cümle gelir aklıma her Erenköy Haftası’nda. Hayatı boyunca o dönem hakkında hiç konuşmayan, konuşmak istemeyen amcamın, yaşamının son zamanlarında söylediği bu cümle.

(Yetin Arslan)

AÇIK MEKTUP

Sevgili Ağustos Böceği, nam ı diğer cırlavık ve/veya zirziro,

Adın Ağustos olmasına rağmen Haziran Ayının sonundan beridir cırlamakta, hababam debabam ötmektesin.

Biliyorum, 17 yıl toprak altında bu günleri bekledin, sevişmek için sürekli bağırmaktasın.

Ve fakat bir an önce seviş de sen de memleket de rahatlasın ve bubam. Kiminiz klasik, kesintisiz cırcır ötüşünde, diğerleri arkada vokal yapar gibi tiz ama sürekli ötüşte, iki ağaç yanda benzer ama farklı bir ritim.

Desibel desen en yükseğinden. Biriniz duraklar obiriniz başlar.

Hayır, konuyu uzlasarak çözelim derim, konuşmaya gelirim, orda da başka puştluk yaparsınız. Önce susar gibi yapıp hop gene devam. O üstüme işeyen terbiyesizler de cabası.

Mesai saatlerinde ötseniz amenna ama yok da sabahın 5'inden gece 12'ye kadar? Tabii buldunuz aydınlık ortamı ötün bakalım.

Bu konuyu ivedilikle bir cözüme bağlamak zorundayız.

Aksi takdirde daha radikal tedbirlere başvurmak zorunda kalabilirim.

Sosyal medyanın sesi
Sosyal medyanın sesi
İçeriği Görüntüle

Sayısı belli olmayan KKTC'liyi evde zor tutuyorum.

Bu sana son uyarımdır.

(Cenk Özdağ)

Oluşan tepkileri “avukat hanımın mesleğine” diye algılayan avukat arkadaşlar…

Kendi adıma…

Tepkim “avukata” değil, avukatlık mesleğinin ötesinde yargı kararına racon kesen avukat profiline... Git istinafa, boz kararı…

Ama Avukatlar hukukun dışına çıkarak racon kesmeyi kendine yakıştırıyorsa, kendileri bilir.

Ama ben…

Mahkeme avlularının eylem alanına dönüşmesine…

Yargıyı etkilemek maksadıyla sosyal medya ve mahkeme havlusunda yapılan öfke gösterilerine tepki göstermeye devam edeceğim.

Hakimleri rahat bırakın.

Daha çok şey de söylerim de…

Anlayan zaten anladı…

“Gazeteci müsveddesi” vs gibi ifadelerle aklınca bel altı vuran avukatlara ise verecek cevabım var. Kamu vicdanına sığınıyorum.

(Hüseyin Ekmekçi)

Geçmiş yıllarda birlikte birçok güzel projeye ve topluma faydalı etkinliğe imza attığımız, görevlerini her zaman büyük bir sorumluluk ve özveriyle yapan Lefkoşa Trafik Şubesi personeline ve trafik polislerimize yürekten teşekkür ediyorum.

Bugün yaşadığım ufak ve tatsız bir kural ihlali sonrasında bile; kuralların ve adaletin herkes için eşit olduğunu bilerek paşa paşa gidip cezamızı yedik. 😊

İşini hakkıyla yapan, güler yüzünü ve saygısını eksik etmeyen Lefkoşa emniyet mensuplarımıza kolaylıklar diliyorum. İyi ki varsınız!

(Umut Madenoğlu)

ÇERÇEVE YASA geçmiş de Öcalan serbest kalacakmış. Türkiye bölünecekmiş. Hapisaneler boşalacakmış. Terör azacakmış… GAİPTEN SESLER. Bir: yasa geçti ama yasalaşma süreci tamamlanmadı. İki: Öcalan serbest kalmadı ve kalmayacak. Bunun için yasada özel düzenleme yapıldı. Üç: hiç kimse otomatik olarak serbest kalmayacak. Dört: yasa sadece ceza ertelemesi öngörüyor. Beş: insan öldürenler kapsam dışıdır. Altı: yasa, eğer her şey yolunda giderse, Milli Güvenlik Kurulu kararıyla uygulamaya girecek. Yedi; yararlanmak isteyenler altı ay içinde yazılı başvuru yapacaklar. Nokta. Olay budur. Özgür Özel “Hayır” deyip de oyunu yüzde 50’ye çıkarmayı bilmiyor muydu sanıyor kadrolu eleştiriciler? NOT: Yasayı okumadan gaipten duydukları seslere göre yorum yapacak olanlar, yorumlarını kendilerine saklasınlar.

(Mustafa Gürsel)