Doğu Akdeniz’deki Topyekün "Ekokırım"

Doğa sınır çizgilerini, siyasi haritaları ya da savaşları tanımaz. Bugün Doğu Akdeniz’in kalbinde, insan eliyle yaratılan korkunç bir doğa katliamı, Ecocide yani Ekokırım yaşanıyor. Coğrafi konumu nedeniyle bu krizin tam merkezinde duruyor Kıbrıs Adası, hem dışarıdan gelen zehirli bir dalgaya maruz kalıyor hem de kendi ürettiği atık yükünün altında eziliyor!

Gazze'de bombardımanlar nedeniyle Keops Piramidi'nin 15 katı büyüklüğünde, 60-70 milyon ton zehirli enkaz oluştu. Suriye'de ise altyapı çöktü; kimyasallar ve kanalizasyon suları doğrudan nehirlere akıyor. Deniz akıntıları, bu ağır metalleri ve lağım suyunu doğrudan Kıbrıs kıyılarına taşıyor. Bunlar yetmezmiş gibi Avrupa’nın çöpü de kıyılarımızda... Guardiana göre Türkiye, AB ve İngiltere'den yılda 640 bin tondan fazla plastik çöp ithal ediyor. Adana ve Çukurova bölgesine yığılan bu plastiklerin yasa dışı yakılması ve akarsulara karışmasıyla oluşan devasa mikroplastik kirliliği, deniz yoluyla adanın kuzey sahillerini (özellikle Karpaz'ı) istila etmeye başladı. Öte yandan Kıbrıs, kişi başına yılda ürettiği yaklaşık 653 kg evsel atıkla AB ortalamasını (511 kg) açık ara geride bırakıyor. Güneyde de kuzeyde de geri dönüşüm sınıfta kaldı. Adada üretilen çöplerin %76’sından fazlası dönüştürülmek yerine doğrudan toprağa gömülüyor. Bu oran Avrupa genelinde sadece %23 seviyelerinde. Güngör çöplüğü başta olmak üzere adanın genelindeki vahşi çöp sahalarında çıkan yangınlar; dioksin ve metan gazı salınımıyla havamızı, sızan kimyasallarla ise yeraltı sularımızı zehirliyor.

Savaşların kimyasal atıkları ve küresel plastik ticareti adayı dışarıdan kuşatırken; yetersiz yerel altyapımız (özellikle kuzeyde), düşük geri dönüşüm oranlarımız ve yüksek plastik tüketimimiz de bizi içeriden vuruyor. Umursamazlığımız ayrı. Hunharca çevreyi durmadan kirletiyoruz. Her yeri çöpe boğduk. Yediğimiz balıktan, soluduğumuz havaya ve plajlarımıza kadar her şey tehlikede! Bu topyekün bir Ekokırımdır. Sözde Akdeniz’in incisi Kıbrıs hem içeriden hem dışarıdan yok ediliyor. Bugün sessiz kalırsak, yarın yaşanabilecek bir ada kalmayacak! Ekokırımı eko daynışmaya çevirmek lazım. İki lidere bir çağırı: Efendiler, hade bir kapı bile açamadınız madem, bari bu konuda bir adım atın. Akdenizi' hidrokarbon için parsellemekten, savunma, askeri, jeo politik işbirlikleri peşinde koşmaktan vaz geçip, bir an evvel bu ekokırımı nasıl durduracağınızı masaya yatırın yoksa böyle giderse ne birleştirilecek ne bölecek yaşanabilir bir ada bile bulamayacağız...

Madem güven artırıcı önlem lafından huylanıyorsunuz, buna 'geleceği kurtarma operasyonu' falan diyebilirsiniz mesela. Neyse bu girişime istediğiniz adı verin ama bir an evvel o cevval beyinlerinizi kullanarak, bu konu için mesai harcamaya başlayın. Çok geç olmadan..

(Mete Hatay)

PLASTİK ATIK : Belediyelerimizin bu uygulaması, atıkların ayrıştırılması ve geri dönüşüme iletilmesi açısından son derece çağdaş... Bu proje keşke belirli yerlerde değil, ülke genelinde yaşama geçirilebilse...

Uygulama şimdilik pilot yerlerde... Belediye merkezlerinin içinde...

Gelgelelim vatandaş buna teşvik edilirken ve de vatandaş buna bilinç ve gönüllükle uyum gösterirken, uygulamanın gerçek sahibi olan belediyelerimizin de görevlerini düzen, dakiklik ve duyarlılıkla yapması gerekir... Yoksa bu çağdaş uygulamanın hiçbir anlamı kalmaz... Dolan atık konteynerinin zamanında boşaltılması esas olandır...

Yoksa dostlar bizi sadece alış verişte görür!..

Bu görüntü Gönyeli - Alayköy Belediyesi'nin otoparkından... Fotoğrafı bana ileten çevreci duyarlı vatandaş, durumu bu şekilde, bu manzarada görünce elindeki atık plastikleri oraya bırakmadı, Kirliliğe ve kaosa katkı koymamak için... Daha uygun bir çöp konteyner bulabilmek adına arabasının bagajına koydu tekrar atıklarını...

Belediyenin başında oturan genç başkanımız Hüseyin Amcaoğlu, hizmet alanında gerçekten başını kaşıyamayacak kadar yoğun ve meşgul...

(Ahmet Tolgay)

Mesajınız Var
Mesajınız Var
İçeriği Görüntüle

Çok şükür; şimdi rahatladık... Güneyde de, dünyanın başka yerlerinde de kriminal olaylar varmış. Biz de ne abarttık canım, oluyormuş işte. Her yerde oluyormuş...

Ne abartıyoruz bunca olayı, sorunu. Erhan beye göre "her yerde olur, bizde de olsun, ne var?"

(Hüseyin Ekmekçi)