Gurur duydum.

Eskiden sosyal medyadan takip ediyordum dostları arkadaşları.

Ege, Akdeniz, Karadeniz, GAP turlarından resimler paylaşırlardı.

Simdi takip ediyorum arkadaşları Paris, Viyana, Budapeşte, Bosna Hersek’ten resimler atıyorlar.

Neden mi? İstanbul’a gidiş geliş 8-10 bin lira yani 150-200 euro.

Avrupa’ya örneğin İspanya’ya Barselona’ya gidiş geliş 95 euro, Londra’ya gidiş geliş 60 euro.

Bence rekor Türkiye ye uçuşlardır. Bayramda inen uçaklar değil.

Tatilini eskiden Türkiye’de geçirmeyen insanımız yoktu. Şimdi Avrupa’da geçirmeyen insanımız kalmadı.

(Hüseyin Cumaoğlu)

FIFA Dünya Kupası İran'a bombalar yağdıran ABD de başlıyor. Daha başlamadan ABD yönetiminin skandalı uygulamaları konuşuluyor.

İran'daki takımı Meksika'da bekletiliyor.

Bazı takımların bazı oyuncularına vize verilmiyor.

Doğulu uluslararası bir hakeme giriş izni verilmedi.

Bir takımın official fotoğrafçısı ülkeye giremedi.

Çoğu kamu yerlerinin rezalet olduğu haberleri geliyor.

FIFA dan sa " çıt '" yok.

Oysa Rusya senelerdir cezalı. Uluslararası müsabakalara alınmıyor. Ama ABD nin yaptıklarına ses çıkarılmıyor. Zaten en büyük skandalı da bu oluyor.

(Bülent Dizdarlı)

Macar asıllı mizah yazarı George Mikes, 1965 yılında Kıbrıs hakkında yazdığı bir kitapta şöyle diyordu:

"“Kıbrıslılar bir dünya gücü olamayacaklarını biliyorlar; ama dünya çapında bir baş belası olmayı başardılar, ki bu da neredeyse aynı derecede iyidir."

Elbette bu bir mizahçının abartılı gözlemiydi. Ama insan bugün dönüp baktığında bu cümleyi hatırlamadan edemiyor.

Sosyal medyanın sesi
Sosyal medyanın sesi
İçeriği Görüntüle

Son dönemde Birleşmiş Milletler'in Kıbrıs yaklaşımında dikkat çekici bir değişim yaşanıyor gibi görünüyor. Herkes bunu anlamaya çalışıyor. Uzun yıllardır konuşulan güven artırıcı önlemler, yeni geçiş kapıları, dini mekanlara erişim, ortak çevre gibi günlük hayatı dönüştüren barış inşası adımlarının yerini giderek daha büyük jeopolitik hesaplar almaya başladı.

Masada Kıbrıs var ama konuşulanlar çoğu zaman Kıbrıs'tan daha büyük meseleler. Türkiye-Yunanistan ilişkileri, NATO'nun yeni rolü, Avrupa'nın güvenlik mimarisi, SAFE programları, enerji koridorları, Doğu Akdeniz'deki güç dengeleri...

Bu nedenle Gutteres'in gider ayak dizayn etmeye çalıştığı yeni süreci klasik anlamda bir "barış süreci" olarak tanımlamakta acele etmemek gerekir. Daha çok bölgesel krizleri yönetme, Türkiye ile Yunanistan arasında yeni gerilimlerin önüne geçme ve değişen uluslararası dengelere uyum sağlama çabası görüyoruz.

Kısacası, barış inşasından çok kriz yönetimi.

Oysa geçmiş deneyimler bize şunu öğretti: İnsanlar birbirine yaklaşmadan, diplomatik masaların başarı şansı da sınırlı kalıyor.

Belki de Mikes'in sözünü bugün yeniden uyarlamak gerekiyor. Kıbrıs artık dünyanın baş ağrısı olduğu için değil, dünyanın bütün jeopolitik ağrılarının kesiştiği yerlerden biri olduğu için hala gündemde.

Tabii herkes Kıbrıs üzerinden başka hesaplar yaparken, Kıbrıslıların kendisi yine masanın kenarında kalma riskiyle karşı karşıya.

(Mete Hatay)