Dün Limasolda göçen binada iki kişinin öldüğü bilgisi Rum basınında yer aldı. AI yardımı ile Rum basınında yaptığım taramada göçen bina ile ilgili önceden güvensiz olduğu yönünde raporlar bulunduğu bilgisi de mevcut. Kısacası bu tür eski yöntemler ve malzeme kalitesi ile inşa edilen yapılar maalesef uzun zamanda korozyon etkisi ile ciddi güç kaybediyor. Özellikle Limasol gibi denize yakın Şehirlerde korozyon çok daha ciddi bir sorun. Benzer durumda maalesef Gazimağusada da çok sayıda bina mevcut ve raporlu olanlar da var! Bu konuların ciddiyetle ele alınması gerekiyor. Maalesef dün yaşanan olayda iki yabancı işçi hayatını kaybetti. Bilmem anlatabiliyor muyum?

(Serhan Şensoy)

Yıllar önce “Kıbrıslı Türklük bir meslek haline geldi” dediğimde içerleyenler olmuştu; ama bugün dönüp baktığımızda mesele çıplak bir sosyolojik tespit olarak duruyor önümüzde. Kendini Kıbrıslı Türk kimliğiyle tanımlayan kesimin hatırı sayılır bir bölümünün kamuda istihdam edilmesi ya da oradan emekli olması, kimliğin gündelik hayatla kurduğu ilişkiyi de belirliyor. Siyasal refleksler, ekonomik talepler ve hatta “isyan” dediğimiz şey bile bu yapının içinden şekilleniyor. O yüzden hayat pahalılığına karşı yapılan bir grev, bir anda “halk ayaklanması” gibi okunabiliyor. Toplumsal olan ile kurumsal olan arasındaki çizgi silindikçe, kimlik de yavaş yavaş bir varoluş biçiminden çok, bir istihdam rejimine dönüşüyor.

(Mete Hatay)

TL’ye bağımlı olduğumuz için enflasyonla yalnız başımıza baş edemeyiz ama TC enflasyonu oranında tutmaya çalışmalıyız. Tasarrufa mutlaka riayet etmeliyiz. Bu hükümet vurgunculuk ve vergi kaçakçılığı ve yapay pahalılıkla mücadele etmiyor. Vurguncu ve kaçakçılığa ve yapay pahalılığa göz yumuyor. Değiştirilmelidir. Sadece TC’den gelen para ile işler yürümemeli ve hükümet bu yardımlarla övünmemeli. Türkiye hangi hükümetimiz başta olursa olsun yardımını esirgememiştir, esirgemeyecektir!

(İbrahim Erkan Manavoğlu)

Sosyal Medyanın Sesi
Sosyal Medyanın Sesi
İçeriği Görüntüle

GREV VE DEVLET

Dün sendikamız KTOEÖS nın Genel Kurulu vardı. Mali raporda giderler kısmında grev fonundan grevlere ilişki ödenen miktar genel olarak yazıyorum 35 MİLYON Türk lirası.

Yani greve giren öğretmenlere ödenen miktar bu.

Birde greve girdikleri halde ödenemeyen miktar var o da 35 MİLYON Türk Lirası

Sadece bu Meclis önündeki eylem ve grevler bu rakamın dışında çünkü henüz kesilmedi.

Anlayacağınız sadece bizim sendikamıza bağlı öğretmenlerin grevlerinden devletin cebinde kalan para YETMİŞMİLYON TÜRK LİRASI.

sadece bu öğretmenlerin grevlerinden elde edilen gelir ile tam donanımlı bir okul yaptırılabilinir.

Hatırlayın 6 Şubat depreminden devlet bir fon ayırmıştı. Bu fonda toplanan para miktarı resmi olarak açıklanmadı. Tahmini olarak 60 milyon euro nun üzerinde diye düşünürüm.

Öğrenciler hala konteynerlerde ders yaparken hala güçlendirilip eğitime sokulmayan onlarca okul varken bazı veliler bu haklı eylemlerde öğretmenlere laf söylemektedirler.

Öğretmenler olarak her türlü yıpratılmaya sendikanın kapanması için yapılan oyunlara yıldırma hareketlerine karşı dün gördüm ki öğretmenler bir o kadar daha çok sendikalarına destek veriyorlar.

Son yapılan meclis eylemlerinde ve grevlerinde Fonda para çok azaldığından dolayı sendika greve giren öğretmenlere katkı sağlayamacağı halde orayı doldurmuşlardır.

Sendikamla Gurur duyuyorum bilhassa genç öğretmenlerin dayanışmasına da saygı duyuyorum.

Helal olsun sizlere...

(Harper Orhun)