BİRLEŞİK KRALLIK 30 YIL ÖNCE ÖZELLEŞTIRDI!
İngiltere'den, kullanım periyodu Ekim-Kasım 2025 olan bir elektrik faturası.. Elektrik fiyatı, KKTC nin yaklaşık üç buçuk katı pahalı!
44.66 kWs aylık tüketim ile birim fiyat (0.2424 STG)14.47 TL/kWs
31 gün için maktu ücret (11.62 STG) 693.13 TL
Toplam ödenen % 5 KDV ile (23.57 STG) 1.405,95 TL
Bizde olsa % 10 KDV, kötü yönetim ve pahalı AKSA'nın kısmi üretimine rağmen gelecek fatura, 409.75 TL olurdu.
(Tuluy Kalyoncu)
Güneş paneli kurmak için verilen arazilerde yüzlerce zeytin ağacı varmış. Asırlık bu zeytin ağaçları şimdi sökülecek. Ekilen ve tarımsal alan olarak kullanılan yüzlerce dönüm araziye cam ekilecek. Geleceği camlara emanet ediyoruz. Bafra Çayırova köyleri hani turizm alanıydı. Orman arazileri hani bu ülkenin geleceği çocuklarımıza torunlarımıza bırakacağımız bir emanetti.
Kimseden tıs yok. Bu arazileri kiralayan ekip bicen insanlara "yeniden kiralanmayacak" deniliyor. Girne’de faaliyet gösteren bir kuruluşa Çayırova da güneş paneli kurmak için arazi verilmesinin mantığı nerede. Şimdi sorarım size o güneş panelleri mi doğayı temizleyecek, yağmurları üstüne çekecek üretime olanak sağlayacak.
Çevreciler doğacılar yeşilciler hani esip gürler yağarlardı ya, neredesiniz?
(Hüseyin Cumaoğlu)
On yıllardır söylüyoruz bunları! Rant ve rantcılar ne dağ, ne yamaç, ne kıyı, ne orman, ne de tarım alanı bıraktı ! Daha çok, daha büyük, daha yüksek yapma " yatırım " , " modernlik " olarak görüldü ! Buna karşı çıkan, çevre ve doğa dostu, tarihi ve kültürel mirasa saygılı, daha sürdürülebilir bir gelişmeyi , daha sürdürülebilir kentsel planlamayı savunanlar " yatırım düşmanı " , " katı" , " ekonomiden anlamaz" olarak değerlendirildi, hala da böyle değerlendiriliyor!
(Layık Topcan)
Belediye seçimleri yaklaştıkça belediyeler bir anda “planlama” furyasına girer; ama bu planların çoğu aslında geleceği düzenlemekten çok beklenti üretme ve rantı organize etme işlevi görür. Şimdiden o tanıdık hareketlenme başladı... sözde imar planı çalışmaları hızlandırılıyor, “kalkınma” vaadiyle yeni kapılar açılıyor, insanların kapı önlerine kadar umut taşınır gibi yapılıyor. Oysa biliyoruz ki seçim geçince o umutların büyük kısmı ya rafa kaldırılır ya da askıya alınır; bazı oldu bittiler ve rant çevrelerine yapılan peşkeşler baki kalır, geriye ise parçalanmış bir kent veya kırsal bölge dokusu ve biraz daha aşınmış bir çevre kalır. Bu yüzden gözümüzü dört açmak gerekiyor; çünkü burada mesele sadece plan değil, plan yaparmış gibi yapıp üzerinden rıza üretme meselesidir.
(Mete Hatay)
Sorumlu kim?
Bazı ülkelerde 1 büyük kaza olur, sorumlular istifa eder.
Bazı ülkelerde 17 kişi ölür, 3 bakan birden görev bırakır.
Bazı yerlerde 36 can gider, ulaştırma bakanı “sorumluluk bende” der.
Bizde ise…
Yılda yaklaşık 45 kişi trafikte hayatını kaybediyor.
Ülke küçük, acı büyük.
Ama ne istifa var, ne sorumluluk alan, ne de değişen bir şey.
Demek ki bazı koltuklar ömürlük…
Demek ki trafikte ölmek kader…
Yazık
(Eralp Şerifoğlu)



