Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, fakültenin 1996 yılı mezunlarının 30. yıl buluşması için Ankara’ya giderek, Milliyet’e röportaj verdi. Hande Atılgan tarafından hazırlanarak Milliyet'te yar alan habere göre, İncirli şu mesajları verdi:

"İç hat statüsü hukuken zor"
"İç hat statüsü hukuken zor"
İçeriği Görüntüle

"Kıbrıs sorunu dünyadaki en uzun süredir çözülmemiş anlaşmazlıklardan biri ve ada konumu gereği giderek artan stratejik bir öneme sahip. Doğu Akdeniz’de jeopolitikte değişimler yaşanıyor. Bu değişimler yaşanırken, Kıbrıslı Türklerin ve garantör ülke olarak Türkiye’nin gelişmekte olan yeni jeopolitik güvenlik mimarisi içinde mutlaka yerini alması gerektiğini düşünüyoruz. Türk tarafı olarak çözüm irademiz tartışılmaz şekilde ortada dururken, Kıbrıslı Türkler olarak haksız izolasyonlar altındayız. Bu izolasyonların hiçbir meşru zemini yoktur ve en temel insan haklarımızı elimizden alınıyor"

"(Rum basınındaki BM’nin toprak devrine yönelik plan hazırladığı iddiası) Bizim için en öncelikli konu eşitlik ve güvenlik. Doğu Akdeniz’de Türk-Yunan dengesinin oluşması gerekiyor. Türk tarafının dışlandığı bir güvenlik sistemi doğru değil, sürdürülebilir de değil. Toprak ve mülkiyet konusu kapsamlı çözümle önümüze gelecek olan başlıklardır. Şu anda herkes, bir plan hazırlandığını ve hemen ‘evet’ ya da ‘hayır’ deneceğini zannediyor ama öyle değil. Edindiğimiz bilgiye ve tecrübelerimize bakacak olursak şu anda fikirler olgunlaşıyor, aşama aşama ilerleme sağlanacağını değerlendiriyoruz"

"Güvenlik, ticaret, enerji eksenin kurulan bölgesel mimarinin bu süreçte kritik bir kaldıraç olacağını düşünüyoruz. Kıbrıs’ın gerilim kaynağı olmak yerine barışın, istikrarın ve bölgesel işbirliğinin merkezi haline gelmesini istiyoruz. Kıbrıs’ta çözüme giden yol, Doğu Akdeniz’de işbirliğinden geçer. Bölgede oluşturulan yeni güvenlik sistemi içinde Türk tarafının dışlanmasını kabul etmiyoruz"

"(ELAM’ın güçlenmesi ve GKRY-Fransa-İsrail yakınlaşmasının çözüm arayışlarına etkisi) İlişkileri olumsuz etkiliyor. Fransa ile güvenlik anlaşması yapıldı, İsrail ile yakın ilişkiler kuruldu. Farklı güvenlik anlaşmalarını hedefliyorlar. Bölgede Kıbrıslı Türklerin ve Türkiye’nin dışlandığı bir güvenlik mimarisinin mümkün ve sürdürülebilir olmadığını biliyoruz"

"BM, iki tarafı da birbirine yakınlaştıracak bir tutum belirledi, tarafları tedirgin edip süreçten koparacak adımlar atmıyor. Hem Kıbrıs Türk halkının hem de garantör ülke olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin hak ve çıkarları söz konusudur. (Masaya oturmadan reddedebilecek bir tablo yok) Evet. Zaten bizim amacımız Kıbrıs sorununu sürüncemede bırakmak değil. Çözümsüzlüğün Kıbrıs Türk halkına ağır bedelleri var. Kıbrıs’ta karşılıklı kabul edilebilir, adil ve kalıcı bir çözüm olmasını istiyoruz. (Holguin) Yakın zamanda tekrar Kıbrıs’a gelip liderle görüşecek. Beklentimiz ve arzumuz ortaya koydukları fikirlerin olgunlaşıp bizi bir sonraki adıma; gayrı-resmi 5+1’e taşımasıdır. 50 yıllık müzakere tecrübemiz oluştu. Sonuç alınmayacak bir müzakere sürecini tercih etmiyoruz"