Kayıp Şahıslar Komitesi çalışanları, Sevgül Uludağ'ın yaşamını yitirmesinin ardından, yıllardır onun kaleme aldığı haftalık kazı yazısını bu kez onun anısına yazdı. Uludağ'ın hakikat, vicdan ve insanlık mücadelesine vurgu yapılan yazıda, kayıpların bulunması için verdiği emek, yüzlerce aileye umut oluşu ve Kıbrıs'ın ortak hafızasına bıraktığı iz anlatıldı. Yazı şöyle:
“Uzun yıllar boyunca, her hafta, Kıbrıs’ın dört bir yanında sürdürülen kazıları yazdı Sevgül Uludağ.
Kimi zaman bir tarlada, kimi zaman bir kuyuda, kimi zaman bir dere yatağında, kimi zaman askeri bölgede, kimi zaman da unutulmuş bir köy yolunun kenarında açılan bir kazı alanını anlattı bize. Ama o hiçbir zaman bu alanlara yalnızca kazı alanı olarak bakmadı. Toprağın altından çıkan her kemik parçasını yalnızca arkeolojik bir bulgu olarak görmedi. Onlar, yıllardır kapısı açık kalan bir evin, sofrasında yeri eksik duran bir insanın, yüreği yarım kalmış bir ailenin umuduydu onun için.
Sevgül Uludağ, Kıbrıs’ın kayıplarının bulunması için ömrünü hakikatin izini sürmeye adamış bir insandı. Yalnızca haber yazmadı. Araştırdı, sordu, dinledi, tanıkların kapısını çaldı, insanların yıllarca içlerinde taşıdığı acı hatıraları sabırla dinledi. Kimi zaman bir okurunun aktardığı bilgiyle, kimi zaman bir tanığın gösterdiği yerle, kimi zaman da unutulmak istenen bir hikayenin peşinden giderek gömü yerlerinin bulunmasına katkı koydu. Yer gösterdi, bilgi topladı, tanık bilgilerini Kayıp Şahıslar Komitesi’ne aktardı, kayıp yakınlarının sesini duyurdu. O, kayıpları rakamlarla anlatmadı hiçbir zaman. Onları isimleriyle, köyleriyle, aileleriyle, sevdikleriyle, yarım kalmış hayatlarıyla anlattı. Kıbrıslı kayıplardan da söz ederken, her birini aynı insanlık onuruyla yazdı. Çünkü onun için bu acının dili, dini ve milliyeti yoktu. Bu adada toprağın altında kalan hakikat, hepimizin ortak acısı ve hafızasıydı.
Sevgül Uludağ yalnızca bir gazeteci değildi. O, hakikatin, vicdanın ve hafızanın yılmayan takipçisiydi. Bulunamayanların izini sürdü; bulunanların ise yıllar sonra sessizce ailelerine, köylerine, mezarlarına, toprağa dönüşlerine rehberlik ve tanıklık etti. Kimi zaman bir annenin bekleyişini yazdı, kimi zaman bir kardeşin yıllarca sakladığı acıyı... Kimi zaman da bir tanığın fısıltıya dönüşmüş bilgisinden yola çıkarak, yıllardır sessiz kalan toprağın konuşmasına yardımcı oldu.
Yıllarca Kayıp Şahıslar Komitesi’nin çalışmalarını kamuoyuna aktararak, bu adanın en derin yaralarından birinin unutulmaması için büyük bir emek verdi. Onun satırları sayesinde her kazı yalnızca teknik bir çalışma olarak değil, bir ailenin bekleyişine verilen cevap, bir annenin duasına yaklaşan adım, bir toplumun hafızasına kazınan hakikat ve insanlık onurunu koruma mücadelesinin bir parçası olarak görüldü.
Bugün, ömrünü bu adanın kayıplarını aramaya, onların sesini duyurmaya ve Kıbrıs’ın toprağı altında saklı kalan hakikati gün yüzüne çıkarmaya adayan Sevgül Uludağ’ı son yolculuğuna uğurluyoruz… Bu hafta ise, yıllardır onun büyük bir emek, cesaret ve vicdanla kaleme aldığı bu sayfayı, ona duyduğumuz derin saygı, sevgi ve minnetle Kayıp Şahıslar Komitesi olarak biz yazıyoruz.
Çünkü Sevgül Uludağ’ın bıraktığı iz yalnızca yazdığı haberlerde değildir. O iz, bulunmasına katkı koyduğu her kayıpta, yeniden umut bulan her ailede, yıllar sonra bir mezar başında dua edebilen her insanda ve Kıbrıs’ın ortak hafızasında yaşamaya devam edecektir.
Kayıp Şahıslar Komitesi’nin adamızın kuzeyinde ve güneyinde yürütmekte olduğu kazı çalışmaları devam ediyor. Ve senin yıllarca söylediğin, yazdığın, bize hatırlattığın gibi Sevgül Uludağ...Son kayıp bulununcaya kadar bu yol devam edecek.
Her hafta bu sayfanın sonunda sen bize çok kolay gelsin derdin. Sahada çalışan araştırmacılara, arkeologlara, antropologlara, şiroculara, işçilere, Kayıp Şahıslar Komitesi’nin kuzeyde ve güneyde emek veren tüm çalışanlarına tek tek kolay gelsin dedin…Bu kez biz sana teşekkür ederik.
Bu adanın kayıpları için verdiğin bütün emekler, topladığın bilgiler, dinlediğin tanıklar, gösterdiğin yerler, yazdığın hikayeler, duyurduğun sesler ve hiç vazgeçmeden sürdürdüğün hakikat mücadelesi için sana yürekten teşekkür ederik.
Sen yıllarca bize çok kolay gelsin dedin. Şimdi biz, Kayıp Şahıslar Komitesi’nin araştırmacıları, arkeologları, antropologları, şirocuları, işçileri ve bu insani çabaya emek veren tüm çalışanları olarak sana deriz ki:
Çok teşekkür ederik, Sevgül Uludağ. Emeğin, cesaretin, vicdanın ve bu adanın kayıplarına adadığın ömrün önünde saygıyla eğilirik.
Sevgül Hanım…
Bu hafta haberinizi biz yazdık. Siz ise artık yıllarca sesi olduğunuz bütün kayıpların hatıralarında ve kalplerinde yaşayacaksınız.
Kayıp Şahıslar Komitesi çalışanları…”





