FACİANIN ARTÇI ŞOKLARI İÇİN ÖNLEM GEREK

Gemi faciasına üzüldük. Suçlu aradık. Konuşmalar devinimler oldu. Yas tutmaya da devam ediyoruz. Zamanında alınması gereken önlemler alınmadığı için bu faciayı yaşadığımız ortaya çıktı. Reaktif politikalalarla bir daha olmamasının yolu aranıyor.

Peki bu facianın getireceği yeni krizlere hazır mıyız? Malum bir ada ülkesinde yaşıyoruz ve ekonomimiz ithalata bağlı. Ekonomiyi bırak bir kenara yaşamsal ihtiyaçlarımızda ithalata bağlı.

Taş ucu ve Mersin limanlarında bekletilen Tırların getireceği malzemeler hayati öneme sahip. Tırlar gemilerin taşımaya uygun olmaması nedeniyle bekletiliyormuş. “Çok şükür akılları başlarına geldi” diyerek bunu geçiştiremeyiz. Meyveden sebzeye , konserveden kahve, temizlik malzemesinden ilaca bir çok şeyin eksikliğini yakında duymaya başlayacağız. Nitekim raflardaki ürünlerin fiyatları hızla tırmanmaya başladı. Bununla kalsa iyi bir süre sonra bulamayacağız.

Hükümet bu krizi farkında mıdır bilmiyorum. Ama kapıya dayandı. Ya şimdi proaktif siyaset uygulanır ya da bir süre sonra tencereye atacak makarna bile bulamayabilecek duruma gelebilir durumdayız..

(Bülent Dizdarlı)

Serdarlı’da ayni bölgede dört ölü hayvan leşi endişe yarattı
Serdarlı’da ayni bölgede dört ölü hayvan leşi endişe yarattı
İçeriği Görüntüle

Son yıllarda peş peşe yaşanan şiddet olayları, bence birkaç kişinin bireysel öfkesinden ibaret değildir. Sosyal yaşam içindeki, hakaretin, tehdidin, trafikteki saldırganlığın, aile içindeki baskının ve silaha başvurmanın giderek sıradanlaştığını düşünüyorum. Bu durum, toplumun şiddet üretme ve şiddete alışma eşiğini yükselttiği kanaatindeyim.

Kadın cinayetleri, bu şiddet kültürünün en ağır ve geri döndürülemez sonucudur. Erkeklerin kadınlar üzerinde sahiplik kuran, ayrılma veya reddedilme kararını kabul etmeyen anlayıştan uzaklaşması elzemdir.

Meseleyi yalnızca failler cezalandırılsın diyerek çözemeyiz. Şiddeti mazur gören dili, aile meselesidir diyerek susmayı, tehditleri önemsememeyi ve öfkeyi güç göstergesi saymayı sorgulamalıyız. En küçük şiddeti kanıksadığımızda, en ağır sonuçlar ortaya çıktığında duyulan kısa süreli öfke yeterli olmaz. Asıl mücadele, proaktif yaklaşımla şiddeti daha cinayete dönüşmeden fark eden ve durduran toplumsal ve kurumsal bir düzen kurmaktır. Seçim yaklaşıyor. Siyasi gücü elde etmek isteyen kurumların çözüm önerilerini görelim

(Niyazi Nizam)

Daha gemi faciasının şokunu atlatamadan 5 günde 2 kadın cinayeti.

Zavallı memleketim, kaderde seni BEDAVA ölümlerin günlük rutin haline geldiği üçüncü sınıf bir ülke olarak görmek de varmış.

Bu ülke güvenli ülkedir diyen seçilmiş yüce ulemalara gelsin

(Ufuk Çağa)

Öfkeliyim.

Çünkü kadınların yaşam hakkı hala tartışma konusu yapılabiliyor.

Öfkeliyim.

Çünkü şiddet çoğu zaman ölüm gerçekleşmeden önce defalarca kendini belli ediyor.

Öfkeliyim.

Çünkü bir kadının yardım çığlığının duyulması için ölmesi gerekmemeli!!!

Bu cinayetleri “aile meselesi”, “kıskançlık”, “anlık öfke” diye normalleştirmek insanlık suçudur. Ve özellikle 12 yaşındaki bir çocuğun annesinin babası tarafından öldürülmesi hiçbir kelimenin tarif edemeyeceği kadar ağır bir gerçektir!!

Kadın cinayeti cinayettir!!!

Şiddet şiddettir!!!

Ve susmak bu düzenin devam etmesine hizmet eder.

(Ayşen Uzun Daloğlu)