Tarih öğretmenlerimiz bize tarihi okurken hep sebep sonuç ilişkisi üzerinden değerlendirme yapmamız gerektiğini ögütlerlerdi.

Belki ortasından başlamış gibi olacak ama 15 Temmuz olmasa 20 Temmuz olmazdı.

20 Temmuzunsa sonuçları hâlâ açık....

Mesajınız Var
Mesajınız Var
İçeriği Görüntüle

(Bülent Dizdarlı)

Düşünü YORUM.

Ya bu seçimleri yerel ve genel birlikte yaparlarsa napacağım.

Kış ayı günlerde kısa. Havalarda soğuk.

Bir pusula partiler üstünde sırayla 50 vekil, bir pusula belediye başkanı, bir pusula belediye meclis üyeleri, bir pusula muhtar, bir pusula muhtar azaları.

Acaba taşıyabilecek miyim sandığa kadar döküp saçmadan. E bunları bir bir de katlayacağım. Düşündükçe sıkıntı ter basıyor vallahi.

(Hüseyin Cumaoğlu)

UBP seçim startını belli ki vermiş.. Eğer bunu fark etmişsek, toplum bunu tartışıyorsa kampanya başarıyla start aldı demektir.. Bazı diğer partilerin UBP'nin kampanyasını konuşuyor (şikayet ediyor) olması kampanya için bulunmaz nimet oldu.. Siyasal iletişim önemli.. Çok renkli bir dönem bizi bekliyor.

(Aytuğ Türkkan)

Adanın garantörleri Kıbrıs’ın bağımsızlığını, anayasal düzenini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü garanti (taahhüt) ederlerken, 15 Temmuz’da adada bir darbe gerçekleşir. Üç garantör ülke ayni zamanda soğuk savaş günlerinin en zor yıllarını yaşadığımız o günlerde ayni zamanda NATO üyesidirler. Üç NATO ülkesinin hep beraber Varşova Paktı ve onun hamisi SSCB dimdik ayaktayken birbirlerine yönelik, birbirlerinden habersiz darbe yapamazlar, askeri harekat gerçekleştiremezler! Mümkün değildir, NATO’nun tabiatına ve varlık nedenine aykırıdır. 5 gün içinde gerçekleşip adayı belki de sonsuza dek geri dönülmeyecek bir kaosun içine iten 15-20 Temmuz olguları üye ve taraf ülkelerin organizasyonunda yer aldığı NATO’nun bilgisi ve kontrolu dahilinde gerçekleşen sınırlı harekatlardı. Ada’da bugün NATO var mıdır, gelir miydi, olacak mıydı tartışmaları anlamını 1974’te yitirmiştir.

15 Temmuz ‘74 Pazartesi sabahı Nazlı Teyzenin bahçesinde mandarin ağacının gölgesinde oynarken Oktay abiden aldığımız “darbe oldu, herkes evine gitsin” uyarısının hayatımızı sonsuza kadar değiştireceğini ve belirleyeceğini o gün nereden bilebilirdik ki!

(Okan Dağlı)

Bütçenin yüzde 80'i nüfusun beşte birine gidiyor yalnızca...

Kayıt dışılık büyüdükçe büyüyor her gün...

Kontrolsüzlük...

Geleceğe dair güvensizlik...

"Bu düzen sürdürülebilir değil" kaygısı...

Yine de bir "çözüm" dendi mi...

Avrupa Birliği içerisinde yeni bir ortaklığa katılmak...

Dünyaya açmak buraları...

Türk Lirası'ndan kurtulmak...

Yeni bir yatırım iklimiyle tanışmak...

Uyanmak yeniden ve hayata bağlanmak...

İllegal yozlaşmışlığımızdan kurtulmak...

Kimilerinin statüko aşkı depreşiyor hemen...

Çünkü bu çözümsüzlük ve belirsizlik, kendi içinde illegal ve asalak bir ekonomik düzen yarattı.

Bu düzen kimilerine muazzam, hesapsız kazançlar sağladı; kimilerine ayrıcalıklar dağıttı, kimilerine ise sahte ama konforlu bir alan sundu.

İnsanı bu çıldırtıyor işte...

(Cenk Mutluyakalı)