Rum tarafındaki örümcek beyinli, faşist bir grup seneye Paskalyayı Girne’de kutlayacaklarını açıklamışlar.

Kentimiz birçok ülkelerden, farklı dinlerden insana ev sahipliği yapıyor.

Girne’de hatırı sayılır Ortodoks var ve onlar da Paskalyalarını yasa ve kurallarımız çerçevesinde dün kutladı.

Demem o ki, hukukunu ve haddini bildikten sonra herkes özgürce inancını yaşayabilir Girne’de.

Yok, biz zorbalık peşindeyiz, asacağız keseceğiz kafasında olanların da geçmişten gerekli dersleri çıkarmadığını üzülerek görüyoruz.

Her zaman dediğimiz gibi ilk 6 ay anne sütü önemli…

(Murat Şenkul)

Sosyal Medyanın Sesi
Sosyal Medyanın Sesi
İçeriği Görüntüle

Bir zamanlar basılı medyanın hükümet yanlısı sermaye tarafından ele geçirilmesine bakıp “olan oldu” diyorduk; meğer o sadece ön sevişmeymiş. Şimdi hedef doğrudan sanal alan... İnternet gazeteleri, bağımsız sayfalar, üç beş kişiyle ayakta duran platformlar ve hatta tek başına konuşan influencer’lar, organize şikâyetlerle birer birer susturuluyor. Üstelik bu iş artık mahalle baskısıyla değil, kiralanmış Asyalı dijital şirketler üzerinden, adeta outsource edilmiş bir sansür mekanizmasıyla yürütülüyor. Kimseyi resmen yasaklamadan, platform kuralları ve algoritmalar üzerinden görünmez kılarak yapılan bu “temizlik”, memlekette ifade özgürlüğünün getirtilmek istendiği yeni eşiği gösteriyor...

Herkesin konuşabildiği ama kimsenin duyulmadığı steril bir sessizliği.

(Mete Hatay)

Yani bu isi yaptıranlar belli 2 kişi biri erkek biri diṣi birinin adı obirinin soyadı bu kadar basit bir bilmece .... Hesabi silinenler polise sikayetci olsun ve dokunulmazligi olmayanin telefonlari bilgisayarlari alinsin bakalim nerelerle gorusulmus kimlere para gonderilmis. Çözülmesi çok da zor bir denklem degil.... Eger silineceginden korktugunuz paylasimlariniz varsa ekran goruntulerini alin bir yerde dursun silindigi anda da tekrar paylasın ibret olsun

(Tekin K. Birinci)

Son durum: Benim çocuklar küçükken oyun sırasında anlaşmazlık çıktığında, ‘oyun kilit’ diyerek oynadıkları oyuna ara verip, sorunu çözünce tekrar devam ederlerdi. Bizim hükümetin de tavrı tam bu ama onların komutu ‘meclis kilit’ şeklinde. Çocuk oyunu ciddiyetindeki KKTC düzenine yakışan bir laçkalık

(Ulaş Barış)

Maliye’nin gelirlerini artırması gerekiyor…

Oysa sürekli giderler artıyor.

Yine de asıl kritik soru şu:

Diyelim ki tüm kaçaklar önlendi… Muafiyetler kaldırıldı… Vergi adil biçimde toplandı…

Ne olacak?

Daha fazla maaş mı ödenecek? Daha fazla yandaş istihdamı mı yaratılacak? Yoksa bu kaynaklar gerçekten altyapıya, teknolojiye, kamusal hizmete mi dönüşecek?

İşte konuşmadığımız yer tam da burası.

Gelirin nasıl artırılacağını tartışıyoruz, ama nasıl kullanılacağını değil.

Eğer şeffaflık yoksa… Harcama disiplini yoksa… Kamusal öncelikler tanımlı değilse… Bütçe; personel gideri, altyapı yatırımı ve hizmetler için dengeli biçimde oranlanmamışsa…

Mesele yalnızca daha fazla paranın toplanması değil, o paranın topluma hizmet; altyapı ve adalet olarak nasıl geri döneceğidir. Bütçenin kurallı yönetilmesidir.

Sahi, bunu neden yeterince konuşmuyoruz?

(Cenk Mutluyakalı)