KKTC Milli Olimpiyat Komitesi, 20-23 Mayıs 2026 tarihlerinde Kıbrıs adasına getirilecek Commonwealth Oyunlar Meşalesi’nin sadece Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde dolaştırılacak olmasını kınadı.
MOK tarafından yapılan açıklamada, temel ilkeleri adalet, eşitlik ve halklar arasında ayrım gözetmeme anlayışına uygun şekilde davranılması olan Commonwealth’in Başkanı sıfatını taşıyan Majesteleri Kral III. Charles’a çağrıda bulunarak “Kıbrıs Türk halkının tamamen yok sayılması kabul edilemez bir ayrımcılık örneğidir dedi.
KKTC MOK basın açıklaması şöyle:
“İngiliz Milletler Topluluğu” olarak bilinen, çoğu geçmişte United Kingdom ile tarihi bağlara sahip ülkelerin oluşturduğu uluslararası bir topluluk olan Commonwealth kendi arasında oyunlar düzenlemektedir ve bu oyunlara üyesi olan 50’den fazla ülke katılmakta.
Askerî ya da siyasi birlik olmayan; bağımsız devletlerin üyesi olduğu Commonwealth kendi üyelerinin katılımı ile Temmuz ayında Glasgow’da Commonwealth Oyunları düzenleyecek.
Bir nevi Commonwealth ülkelerinin olimpiyatı gibi yapılacak organizasyona ait meşale Kıbrıs’a getirilerek dolaştırılacak.
SADECE GÜNEYDE DOLAŞTIRILACAK
Commonwealth Meşalesi 20-23 Mayıs 2026 tarihlerinde Kıbrıs adasına getirilecek.
Meşalenin yalnızca Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde dolaştırılması ve Kıbrıs Türk halkının tamamen yok sayılması kabul edilemez bir ayrımcılık örneğidir. Ada üzerinde iki halk ve iki demokratik yapı bulunduğu gerçeğini görmezden gelen bu yaklaşım, eşitlik, adalet ve kapsayıcılık ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Kıbrıs Türk halkı onlarca yıldır uluslararası spor, kültür ve diplomasi alanlarında haksız izolasyonlara maruz bırakılmaktadır. Buna rağmen Commonwealth gibi evrensel değerlere vurgu yapan bir yapının sembolik etkinliklerinde dahi Kıbrıs Türklerinin dışlanması derin bir hayal kırıklığı yaratmıştır.
Bu vesileyle, Commonwealth Başkanı sıfatını taşıyan Majesteleri Kral III. Charles’a çağrıda bulunuyoruz:
Commonwealth’in temel ilkeleri olan adalet, eşitlik ve halklar arasında ayrım gözetmeme anlayışına uygun şekilde davranılmalı; Kıbrıs Türk halkı yok sayılmamalıdır.
Bizler, eşit uluslararası temsiliyetin, karşılıklı saygının ve adadaki iki halkın gerçeklerinin kabul edilmesinin barışa hizmet edeceğine inanıyoruz. Kıbrıs Türk halkının görmezden gelinmesine karşı sessiz kalmayacağız.




