lusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili İzlem Gürçağ Altuğra, Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) tarihsel bağının zayıfladığını, şimdiki yönetimle temiz ve ilkeli siyaset zemininin tamamen ortadan kalktığını, partinin tabanından ve halktan koptuğunu, sahte diploma, rüşver ve yolsuzluk süreçleri ve çıkar ilişkilerinin partiye olan güveni aşındırdığını ve UBP yönetiminin; bugün toplumun devlet yönetimine karşı güveninin sarsılmasının sorumlusu olduğunu olduğunu söyleyerek partiden istifa ettiğini açıkladı.

Altuğra, seçime kadar bağımsız devam edeceği siyasi hayatına, seçimlerle birlikte Halkın Partisi’nde devam edeceğini söyleyerek, “Sabrettim, bekledim ve çaba gösterdim. Ama parti yönetiminin kısa veya orta vadede kendi içinde bir toparlanma yaşayabileceğine dair herhangi bir umut kalmamıştır” dedi

Altuğra: UBP’de tüm değerlerin düzeltilemez şekilde aşıldığını görüyoruz

Girne’de düzenlediği basın toplantısında istifa ve Halkın Partisi’ne geçiş kararını duyuran Altuğra, siyasetin içine sürüklendiği ağır güven krizine dikkat çekmeyi amaçladığını belirterek, UBP’nin en köklü siyasi hareketlerinden biri olduğuna işaret etti.

Altuğra, “Bu parti devletin kuruluş sürecinde önemli sorumluluklar üstlenmiş, devlet ciddiyetini, dürüst yönetimi, kamu yararını esas alan bir siyasi anlayışın temsilcisi olmuştur. Ancak bugün ne yazık ki bu değerlerin düzeltilemez şekilde aşıldığını görüyoruz” dedi.

“Açık konuşmalıyım; bu tabloda en büyük sorumluluk UBP yönetimine aittir”

Altuğra şöyle devam etti;

“Son dönemde kamuoyuna yansıyan, ardı arkası kesilmeyen gelişmeler, devlet yönetimine olan güveni çok derinden sarsmıştır. Aylardır konuşulan sahte diploma skandalları, devlet bürokrasisinde dile getirilen rüşvet ve usulsüzlük iddiaları, kamuda yapılan çok sayıda atamaya ilişkin yoğun liyakat tartışmaları ve siyaset ile bazı kişiler arasında kurulduğu ileri sürülen çıkar ilişkileri…

Tüm bunlar toplumda ciddi bir güvensizlik yaratmıştır. Devlet yönetimi en küçük şaibeden dahi uzak durmalıdır. Açık konuşmalıyım; bu tabloda en büyük sorumluluk UBP yönetimine aittir.

Parti tabanının beklentileri ve toplum hassasiyeti hiçe sayılarak şekillenen bu süreç UBP içinde uzun süredir konuşulan, kamuoyunda da şaibe algısı yaratan bir tartışmanın doğmasına neden olmuştur.

Bu durum sadece parti içi bir mesele değildir. Aynı zamanda UBP’nin tarihsel misyonuyla bağının zayıflamasına ve partinin toplum nezdindeki güven zeminini kaybetmesine yol açmıştır.

“UBP halktan ve tabanından kopuk bir anlayışa sürüklendi”

Bugün parti yönetiminin ortaya koyduğu yaklaşım, parti tabanının beklentileriyle bağ kuramayan, halktan uzaklaşan, kopan, toplumun hassasiyetlerini asla dikkate almayan anlayışa dönüşmüştür.

Bu süreçte UBP yönetimi kendi tabanından uzaklaşmış, toplumla kurduğu doğal bağı koparmış ve telafisi mümkün olamayacak bir siyasi zemin kaybı yaşamıştır. UBP gibi köklü bir siyasi hareketin bu noktaya sürüklenmiş olması hepimiz için büyük bir üzüntü kaynağıdır.

“Ben siyasete doğru bildiğimi söylemek için girdim”

Son yıllarda ortaya çıkan bu tablo karşısında birçok kez doğru bildiğimi söylemekten asla çekinmedim. Yanlış gördüğüm uygulamalara karşı ise hep açık bir duruş sergiledim.

Çünkü ben siyasete koltuk, makam için değil; her zaman doğru bildiğimi söylemek için girdim.

“Sabrettim, bekledim ve çaba gösterdim…”

Uzun bir süredir tüm bu yaşananlara rağmen Ulusal Birlik Partisi’nin yeniden kendi değerlerine dönebileceğine dair bir umut olup olmadığını sürekli sorguladım.

Parti yönetiminin tabanın beklentilerini yeniden dikkate alabileceği bir zeminin oluşup oluşmayacağını görmek için sabrettim, bekledim ve çaba gösterdim.

“Deprem paralarını yediler”
“Deprem paralarını yediler”
İçeriği Görüntüle

Ancak yaşananları ve ortaya çıkan tabloyu alt alta koyduğum zaman gördüğüm; ne yazık ki Ulusal Birlik Partisi yönetiminin bugün kurucu değerlerinden ve devlet anlayışından ciddi biçimde uzaklaşmış olduğudur.

“UBP’de, temiz, dürüst ve ilkeli siyaset yapabilme zemini ortadan kalkmıştır”

Daha da üzücü olan ise mevcut yönetim anlayışı altında; temiz, dürüst ve ilkeli bir siyaset yapabilme zemini artık ortadan tümüyle kalkmıştır.

Bugün geldiğimiz noktada ne yazık ki bu parti yönetiminin kısa veya orta vadede kendi içinde bir toparlanma yaşayabileceğine dair herhangi bir umut kalmamıştır.