Kıbrıs’ın kuzeyi, özellikle son beş yılda bir “dünya markası” oldu…

Hükümet ortakları; UBP, DP ve YDP; “dindar”lıkla “kumar”ı bağdaştırarak “İslam Dini” külliyatına adlarını yazdırdılar…

Ancak bu toprakları “sanal kumar üssü” yaparken, Türkiye’ye büyük zarar verdiler.

Türkiye’nin başındaki en büyük belâ; uyuşturucudan sonra sanal kumardır.

Ne yazıktır ki Türkiye, bu “Kirli Çark” içinde debelenirken, KKTC de bu çarkın dişlileri arasında lime lime oldu…

Türkiye’de MASAK’ın (Mali Suçları Araştırma Kurulu) raporlarında, Savcılık iddianamelerinde, yakalananların ifadelerinde sık sık geçen bir sihirli kelime var:

KKTC…

Ünümüz Amerikan mahkemelerine, İngiliz mahkemelerine taşındı…

Araştırmacı gazetecilikte büyük başarılar elde eden Murat Ağırel, “Kirli Çark” adlı kitabında bunları belgelerle, tanıklıklarla anlatıyor…

Kitabın hemen her sayfasında, adımız geçiyor…

Her taşın altından KKTC çıkıyor…

Kitaptaki bilgiler temelinde biraz geriye gidelim…

İkibinli yılların başında Lorella Razetti adlı bir İtalyan kadının banka hesabına dikkat çekici miktarlarda paralar yatırılmaya başlanmış…

Türkiye’de, MASAK müfettişleri bu kadının peşine düşmüşler. Bakmışlar ki SS adında bir Türk, yatan paraları çekiyor.

Bu SS, annesi adına Girne’de bir bankada hesap açıyor ve müşterek bahis oynayanlar bu hesaba paralar yatırıyor.

Daha sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu adamın şirketi yanında, Kıbrıs’ta isimleri; HF, TK, BH ve NN olan kişilere de para havaleleri yapıldığını saptıyor.

Bu SS; Kıbrıs vatandaşı olan RT’nin şirketini satın alıp burada bu işlere başladığında, KKTC makamları uyuyor tabii…

MASAK Raporu’na göre; paralar İsveç, İngiltere ve Kıbrıs’ta dolandırılıp Türkiye’ye aktarılıyor.

Yani; burası bir “çamaşırhane”ye dönüşüyor…

Öte yandan; Karayipler’de kurulan bir şirket, KKTC’den alınan oyun oynatma izniyle kumar oynatmaya başlıyor…

Aralarında Halil Falyalı’nın da bulunduğu “birkaç firma”ya “bahis oynatma” izni veriliyor.

KKTC merkezli şirket MASAK raporunda yer alıyor.

15 Nisan 2022’de ÖT adlı şahsın kripto hesabına 26,5 milyon dolar değerinde Kripto para aktarılıyor.

TC’de Savcı’ya ifade veren başka bir kişi, bu işe Kıbrıs’ta başladığını anlatıyor…

“Paralar Kırıkkale ilinde toplanır, nakit çekim yapılır, KKTC’ye taşınırdı. Para orada AB, ŞB, NK ve şahıslara elden teslim edilirdi.” diyor.

Bir başkası ifadesinde şunları söylüyor: “2020 yılı içinde işsiz olduğum dönemde MŞ bizi Kıbrıs’a çağırdı. Girne merkezde bulunan ana cadde üzerindeki 6-7 katlı binanın kotunda bir daireye gittik. Burada 30-40 kişi çalışıyordu. Hepsi kod isim kullanıyordu.

Aylık ortalama 4000 farklı hesap ismi görüyordum. Günde 2-3 milyon TL. civarında Kripto paraların transfer işlemlerini yapıyordum. Paralarla Kripto varlık alarak belirtilen cüzdan adreslerine transfer ediyorduk.”

Sonra ansızın bizim hükümet, “Nakdi Varlıklara İlişkin Yasa Gücünde Kararname” yayımlıyor. Bu “kararname”den bir tek kişi yayarlanıyor. Yani onun için yayınlanıp 22 gün sonra iptal ediliyor. HF’nin eşi, TC Savcısı’na şunları anlatıyor:

“Eşim; 30 milyon Euro, 10 milyon Dolar, 10 milyon Sterlin Kripto varlığını Vergi Dairesi’ne beyan etti. Ayrıca 4,500,000 Sterlin değerinde yurt içindekini de beyan etti ve devlete 13,744,155 TL. vergi ödedik. Eşim; yurt dışı varlıklarını 6 ile 12 ay içinde buraya getirecekti ancak öldürüldü ve getiremedi.”

Burada “Sanal bahis” kariyeri yapan başka isimler de var tabii…

Bulut Akacan… 1 Eylül 2019’da yasadışı sanal bahisten tutuklanıyor. 18 bilgisayar, 17 cep telefonuna el konuyor.

Sonra Comanchero isimli bir “kanun kaçağı” buralara geliyor. Akacan’dan 1,200,000 dolara 3 adet lüks daire alıyor.

Bir de Yaşam Ayavefe var…

İnterpol tarafından Kırmızı Bülten’le aranırken, 1 ayda KKTC vatandaşlığı alan ünlü baron…

Bir isim daha: Veysel Şahin…

2017’de organize suç örgütü kurmaktan 3 yıl 4 ay hapis alınca o da soluğu Kıbrıs’ta alıyor…

Ayda 100 milyon doların döndüğü sanal bahis işi buradan idare ediliyor.

Kendisini gözaltına almak için TC’den polisler geliyor. “Handikap” operasyonu yapılıyor.

VŞ bir gece önce teknesiyle Lübnan’a kaçıyor.

Bu adamın bahis sitesinin çalışanlarından biri tüm bilgisayarlara virüs bulaştırıyor. Girne’de 2 günde 150 bin TL.’yi zimmetine geçiriyor. Ortaya çıkıca çalışan kişiyi hemen “kaldırıyorlar.” 5 saat işkence ediyorlar.

Bir başkası; FK…

2001 yılında Balıkesir’den Kıbrıs’a geliyor.

Burada Merit otellerinin casinolarında çalışıyor. KTFF kayıtlı hakem oluyor. Ama hiç hakemlik yapamadı çünkü hırsızlık yaptı, hakemlikten kovuldu. 2016 yılında site kurup yasadışı bahis oynatmaya başladı. Bu piyasaya bodoslama daldı.

O da buradan bol bol ekmek yedi. Sonra kaçıp Ukrayna’ya taşıdı sitesini…

Murat Ağırel’in “Kirli Çark”ının en kirli dişlisi KKTC; resmi bet izinleriyle, resmi kara para aklama kararnameleriyle, kirlenmiş bankalarla, kaçaklara sığınak olmakla gerçekten “marka” oldu…

Biz neymişiz be abi…