Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası politika faizini yüzde 37'de sabit tuttu.
Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit tuttu.
Enflasyonun ana eğilimi mart ayında gerilediğine değinen PPK, öncü veriler ana eğilimin nisan ayında bir miktar yükseleceğine işaret etti.
Öte yandan TC Merkez Bankası’nın faiz kararını değerlendiren Ekonomist, Akademisyen Yrd. Doç. Dr. Ahmet Melih Karavelioğlu, “Enflasyon yüksek seyrini sürdürecek, dar gelirli daha olumsuz etkilenecek” dedi.
Karavelioğlu, söz konusu kararın küresel gelişmelerden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirterek, özellikle ABD–İsrail–İran hattında yaşanan jeopolitik gerilimlerin ekonomik beklentileri olumsuz etkilediğini ifade etti.
Dr. Karavelioğlu, bu belirsizlikler ve olumsuz ekonomik koşulların olmaması halinde faiz oranlarında düşüş beklentisinin daha güçlü olabileceğini vurguladı. Mevcut tabloda ise yüksek faiz ortamının devam edeceğine dikkat çeken Karavelioğlu, Türk lirası kredi kullanan işletmelerin bu durumdan uzun süre olumsuz etkilenmeye devam edeceğini dile getirdi.
Artan petrol fiyatlarının maliyetler üzerinde ciddi baskı yarattığını belirten Karavelioğlu, buna bağlı olarak enflasyonun yüksek seyrini sürdüreceğini ve özellikle dar gelirli kesimin bu süreçten daha fazla etkileneceğini ifade etti.
Öte yandan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (KKTCMB) 6 Nisan’da gerçekleştirdiği toplantıda faiz oranlarını 3 puan artırarak yüzde 35,50 seviyesine çıkardığını hatırlatan Karavelioğlu, bu kararın kamu maliyesi üzerindeki yükü artıracağına dikkat çekti. Dr. Karavelioğlu, maaş ödemelerini borçlanarak gerçekleştiren ve mevcut borcunu yeni borçla çevirmeye çalışan hükümetin, artan faiz oranları nedeniyle Türk lirası kredilerde daha yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalacağını vurguladı.





