Kaybedi YORUZ.

Biz Larnaka'da dogduk büyüdük.Larnaka demek deniz demek,deniz kokusu demek.Biz bir gün bir saat denizi gormesek o günu yasanmıs saymazdık.

Bir ada ulkesizyiz her yanımiz deniz.Deniz ama malesef artik denizi gormek icin cok kısitlı noktalara ulasmamiz gerek.Oteller tellemiş otel kapilarina bariyerler koymuş.Site hikayesi ile sahiller kapatilmiş.Ozel plajlar yaratılmış.

Gün gelecek şiselerde deniz suyu satılacak alip ayaklarımiza dokmek icın.

(Hüseyin Cumaoğlu)

Biri parasıyla geldi olmadı

Bir digeri Çeke çeke geldi olmadı

Biri da büyük tecrübe ile geldi olmadı

Bu sene o sene degil maalesef ……

Bu futbolcuların aldıkları paracıklar da sonuna kadar helaldir…

Şaşırtmadılar bizi

(Süleyman Özkoç)

TC DE ENFLASYON NİYE DÜŞMEZ :

1. Suriye den 7 milyon göçmen geldi. TC baktı besledi. Talep arttı.

TC, Suriye üzerinde söz sahibi oldu. Siyaset , enflasyonu karşıladı.

2. Depremde 5 Ana Şehir yerle bir oldu. 3 yılda bu şehirler modern kuruldu. Tabi afet , enflasyon sebebi oldu.

3. Soyguncular, tarikatlar, çeteler yurt dışına yüz milyarlarca TL kaçırırlar.

İşte burda durun.!!!!

Bunun karşılığı yok.!!!

İdari ZAFİYET VAR.

Hibe ve bağışlar vergiden düşer. Devlet vergi geliri düser. Bu para üretime yansımaz. Mali ve fiscal politikalar aksar.

(Yücel Dolmacı)

Bir konuşmanın tamamını dinlemeden, bağlamını anlamadan iki dakikalık bir kesit üzerinden manşet üretmek kolaydır; zor olan ise siyasi aidiyetlerden bağımsız biçimde yapılanı da yapılmayanı da aynı cesaretle yazabilmektir.

Mesajınız Var
Mesajınız Var
İçeriği Görüntüle

Bir hükümete oy vermek başka, doğru yaptığı işi teslim etmek; eleştirmek başka, yapılanı yok saymak başkadır. Ülkedeki cinayetleri, kavgaları, uyuşturucu operasyonlarını ve skandalları manşete taşımak elbette gazeteciliğin görevidir; ancak yıllardır bekleyen projeler tamamlandığında, yollar, hastaneler, dijitalleşen kamu hizmetleri ve güçlenen altyapı gibi somut yatırımlar hayata geçtiğinde bunları görmezden gelmek de sorgulanmalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Ada’daki Büyükelçisinin, ülkesinin kaynakları, bilgi birikimi ve kurumsal tecrübesiyle KKTC’ye kazandırılan eserleri takdir etmesinden daha doğal bir şey yoktur; asıl mesele bu takdir cümlelerinden siyasi anlamlar çıkarmak değil, KKTC’ye ve Kıbrıs Türk halkının geleceğine ne kazandırıldığıdır.

Günün sonunda sloganlar unutulur, manşetler eskir, siyasi hesaplar değişir; geriye bu ülkeye bırakılan eserler kalır. Eleştirmek gazeteciliğin görevidir, ancak yapılanı sırf yapanı sevmiyoruz diye yok saymak eleştiri değil, gerçeğe sırt çevirmektir.

(Gökçe Örnekal)