Yaklaşık 40 yıldır KKTC sağlık servisleri içindeyim.

Daha önce onlarca grev gördüm. Çoğunun içinde bulundum.

Mesajınız Var
Mesajınız Var
İçeriği Görüntüle

Bu grev farklı.

Zira ilk kez “ Acil Servisler , çok acil durumlar dışında” greve dahil edildi.

Daha önceki grevlerde de zaman zaman Acil Servislerin greve dahli konuşuldu. Hatta meslektaşlar arasında çok sert tartışmalara da neden oldu.

Fakat bu kez durum farklı . Belli ki Sondamla bardağa düşmüş. Düşen damla taşma yapmış. O kadar ki Bakanlar kurulu’nun Grevi erteleme kararı YOK HÜKMÜNDE sayılmış.

Sağlıkçılar belli ki çok kararlı. Ortaya koydukları o ÇOK ACİLLER HARİÇ tümcesi ise Hükümete çektikleri "KÖprüden önceki son çıkış" ikazı gibi duruyor.

Peki Hükümet ne diyor? Var mı yada bir şey diyen biri .

40 yılın sonunda Sağlık Çalışanlarını Acil de dahi grev yapacak noktaya getiren hükümet artık başını iki el arasına alıp düşünmelidir. Ve anlamalıdır ki:

Bu saatten sonra çuval çuval altın saçsalar bu yolda ilerlemeleri mümkün değildir.

Ve;

İstifa edip hem kendilerini kurtarmaları hem de ülkenin önünü açmaları için erken seçim kararı almaları gerekmektedir.

(Bülent Dizdarlı)

Hade iyisin iyisiniz, iyiyiz.

Bu facebookcuk hepimizi bir hafta oyalayacak. Kimliklerimiz, kişiliklerimiz karakterimiz ve olaylara bakışımızı Brezilya dizisi gibi kullanacağız.

Ben ,sen o, biz siz, onlar diye ayrışacağız. Söveceğiz sayacağız hakaret edeceğiz ve stresimizi atmış olduğumuzu sanacağız. Sinir sistemimizi boşaltmış sanacağız. Kısa bir sure sonra yeni yeniden stresss. İste toplumsal travma budur.

(Hüseyin Cumaoğlu)

SINAMA MI BU?: Hükümetin yeni önerisinde 75 bin TL. üstü maaşları tıraşlamak var..

İyi de grev ve eylemlerde başı çekenlerin tümünün maaşı 75 bin TL'nin çok üstünde...

Yoksa hükümet şimdi de sınama mı yapıyor...

Malûm herkes oy peşinde...

Okullarda sınavlar boyuna ertelenirken bakalım bu siyasal sınavın sonucu ne olur!..

Bölgemizdeki ABD-İsrail-İran savaşında ateşkese varıldı...

Bizim bu iç savaşta henüz ateşkes noktasından çok uzağız...

(Ahmet Tolgay)

Kıbrıs Türküne bir şekilde “kazan tencere doğurdu”misali yıllardır verilen bu şatafat ve israfcı hayat modeli “kendine ait”tüm kurumları ve önemli maddi değerdeki ne varsaları yitirince ,önce “kazan yoğun bakımda”daha sonra da “kazan öldü” buyurun cenaze namazına denilecek!!

(Kubilay Merttuna)

Cumhurbaşkanı, hükümetle sendikalar arasındaki arabuluculuğuna son vermiş, zemin kalmamış. Pardon ama o zemin zaten hiç yoktu ki? Yani hiç kusura bakma ama geçen hafta sana yapılan ‘kelekten’ sonra bu işlere niye tekrar girdin? Dün eylemin en kritik yerinde niye ortaya çıktın? Geçen hafta ‘güvenimi yıktılar’ dediklerini dün niye öperek kucakladın? Olmadı. Hiç olmadı maalesef.

(Ulaş Barış)