Eğer bu ülkede 12 yaşında sigaraya alışan,13 yaşında bet oynamaya başlayan,15 yaşında cinsellik üzerine kontrolden çıkan uyuşturucuya yatkın olan ve de 17 yaşında eline silah alıp kurşun yağdıran bir nesil geliyorsa Anneler, babalar, neneler dedeler halalar teyzeler amcalar dayılar köylü konu komşu tanıdık eş dost kim varsa iki değil iki yüz yirmi iki defa düşünmekte çok geç kalıyoruz.
Belediyeler kaldırım döşemeyi bırakın çocuklara gençlere parklar spor alanları sosyal çalışma kulüpleri kurun.
Düşünüyorum demek popülizm yapmaktır. Oyalamaktır. Zaman kaybıdır. Gençlik elden gitmeden hemen teoriden pratiğe geçin.
(Hüseyin Cumaoğlu)
125 defa yazdım, bir kez daha yazıyorum…
85 milyon nüfuslu Türkiye’de sadece 10 milyon kişide pasaport var…
İnanılması güç ama gerçek…
Üstelik bu 10 milyon pasaportun sadece 4 milyonu aktif olarak kullanılıyor…
Bunun da sadece yılda 1 milyonu yurtdışına çıkıyor…
Bu yurtdışı çıkışlarının da önemli bir bölümü ya umreye veya hacca, ya da Almanya’daki akraba ziyareti için kullanılıyor…
Kaldırın kimlikle girişi, matematiksel olarak 85 milyonluk potansiyeli beş dakikada 4 milyona düşürün…
Ya da ayni kalsın, zarıncayın…!!!
(Mahmut Anayasa)
Bu ülkeye bugüne kadar "tetikçiler" nereden geldiler?
Hepimiz biliyoruz değil mi?
"Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz kardeşlerim" demişti Rakel Dink.
Yıllar geçti, o karanlık daha da koyulaştı.
Şimdi kimileri "güvenlik sorunu için Türkiye'yle işbirliği yapacağız" diyor ya...
İyi de sorunun kaynağı orası ile kurulan ilişki modeli değil mi zaten...
Bugün "olur efendim, evet efendim" diyen bakanlar, Türkiye’den her gelene kapıları sorgusuz sualsiz açtıkları için o koltuklarda oturmuyorlar mı?
O koltuklarda oturabilme sebepleri, sorgusuz sualsiz ve talimatla yurttaşlık vermek, ikamet kolaylığı sağlamak, cezaları affetmek, kaçakları bağışlamak değil mi?
Şimdi bu gerçekleri bilecek ama susacak mıyız?
Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı ne zaman sorgulayacağız acaba? Ne zaman yüzleşeceğiz, kendi evimizin anahtarını başkasına teslim ettiğimiz bu düzenin gerçeğiyle...
(Cenk Mutluyakalı)
Ülkemizde açılan oto galerilerin yüzde 99 u demeyim hade iyimser olayım yüzde 90’ı yasadışıdır. Verilen izinler yasal değildir, kaçaktır vb. 20 yıldır oto galeriler ile ilgili boşuna bağırmıyoruz. Bir de buradan yakın sevgili gazeteler, hükümetimiz, muhalefetimiz, hukuğumuz… Ayrıntı isteyen özele gelsin, bizi de kurşunlamazlar ama başka şekilde vurduklarını sanırlar
(Merter Refikoğlu)