Güney'den Haberler

GSI projesinde çatlak

Yunanistan ile Güney Kıbrıs’ı deniz altından bağlayacak GSI projesine Fransız Meridiam’ın ortak olması da Rum tarafını ikna etmedi. Atina ve Paris’in arkasından iş çevirmesine öfkelenen Hristodulidis hükümeti, mali riskleri gerekçe göstererek projeden fiilen uzaklaşıyor

Abone Ol

Rum yönetimini, Girit-Güney Kıbrıs arsasında deniz altından elektrik kablo bağlantısı kurulmasını öngören “Great Sea Interconnector/GSI” projesine katılmaya “Meridiam” şirketiyle Fransızların katılmasının da ikna edemediği bildirildi.

Güney'de yayımlanan haftalık Kathimerini özel haberini “Lefkoşa GSI’ye Mesafeli Duruyor" başlığıyla manşete çekti.

Projeye temkinli yaklaşan Rum yönetiminin, Fransız Meridiam şirketinin GSI’ye yüzde 66 payla büyük hissedar olmasına gecikmeli onay vermesinin, Atina’da imzalanan anlaşmadan haberdar olmadığını gösterdiğine dikkat çekilen haberde bu durumun Atina-Lefkoşa ve Paris-Lefkoşa arasındaki iletişim konusunda büyük soru işaretleri yarattığına yer verildi.

Haberde Rum yönetiminin, büyük ölçüde Güney Kıbrıs’ın enerji izolasyonuna son verecek GSI projesine gerçekten destek verip vermediğinin de büyük bir sorun ve soru işareti olduğuna vurgu yapıldı.

Haberde Rum Enerji Bakanlığı’nın defalarca destek beyan etmesine karşın perde gerisinde Hristodulidis hükümetinden yetkili ağızlarca ortaya konulan görüşlerin “Rum tarafının, dikkatini başka seçeneklere yönelttiğini gösterdiği” kaydedildi.

Rum yönetiminin, onca zaman yapılan görüşmelerde projenin jeopolitik risk, mali yönlerin güncellenmesi gibi konuları masaya getirmesinin GSI’den uzaklaşmasının işaretleri olarak görüldüğü de ifade edildi.

GSI projesinin, Meridiam’ın katılması gibi büyük dönüm noktasında Rum yönetiminin yer almamasının gerek Yunanistan’da gerek Fransa’da olumsuz siyasi izlenimler yarattığını yazan gazeteye göre, Hristodulidis hükümetinden üst düzey bir kaynağın gazeteye “Kıbrıs tarafı bugüne kadar Yunan-Fransız anlaşması hakkında hiçbir bilgiye sahip değil, önemi basit bir finans işlemine indirgenmesi Kıbrıs hükümetinin tavrını değiştirmez, masaya projenin mali sürdürülebilirliği konusunu koyan Lefkoşa’daki çevrelerin görüşlerini haklı çıkarır.” dedi.

Rum Maliye Bakanı Makis Keravnos’un da baştan beri Rum yönetiminin projenin mali ayağına katılmasına onay vermeyeceğini açıkladığı da hatırlatılan haberde bu durumun, Güney Kıbrıs’ın bu projenin dışında kalma eğilimi bulunduğunun göstergesi olduğuna işaret edildi.

“FRANSA SERMAYE BACAĞINA YATIRIM YAPTI, SONUNDA TÜRKİYE’DEN İZİN İSTEYECEK”

Habere göre Rum hükümet kaynakları perde gerisinde, Fransız şirketinin GSI projesine girmesinin Türkiye’nin Kaşot (çoban adası) ile Kıbrıs arasındaki bölgede yarattığı “meydan okumalardan” kaynaklı jeopolitik riske karşı durabileceği görüşüne de itiraz ediliyor. Hristodulidis hükümeti içerisinde Fransız tarafının Türk taleplerine karşı kararlılığından şüphe eden görüşler de var. Bunlar, Fransa’nın sermaye bacağına yatırım yaptığını ve sonunda, deniz dibi çalışmaları için Türkiye’den izin isteneceğini değerlendiriyor. Gazete bu görüşlerin, Güney Kıbrıs ile Fransa arasındaki ilişkilerin güçlendiği bir dönemde dile getirildiğine de dikkat çekti.

Haberin “GSI Yerine İsrail’den Doğal Gaz” ara başlığıyla ayrılan bölümünde GSI projesine ve hatta projenin Güney Kıbrıs’ın enerji güvenliğiyle ilgili ana hedefine bile itiraz eden Rum çevrelerin, Baltık Denizi’nde enerji altyapılarının vurulması örneğini hatırlatarak Türkiye ile gerilimin yükselmesi halinde kablo bağlantısının ilk hedef olacağı görüşünü ortaya koyduğu aktarıldı.

Habere göre Hristodulidis hükümeti içerisinde, enerji ihtiyacının karşılanması için İsrail’e yönelerek, boru hattı aracılığıyla doğal gaz temin edilmesi, gerek olması halinde İsrail’in koruyabileceği görüşü dillendirilmeye başladı.