ABD’nin Utah eyaletinde yüksek rakımlı dağ göllerini balıklandırmak için sıra dışı bir yöntem uygulanıyor. Binlerce yavru balık, özel tanklarla donatılan hafif uçaklardan suyla birlikte göllere bırakılıyor.
Uçağın arkasından dökülen balıklar, yerden bakıldığında konfeti veya parlak bir yağmuru andırıyor. Ancak bu uygulama, onlarca yıldır kullanılan bilimsel bir yaban hayatı yönetimi yöntemi olarak biliniyor.
Karadan ulaşmak neredeyse imkânsız
Utah’taki dağ göllerinin büyük bölümü yol bağlantısı bulunmayan, engebeli bölgelerde yer alıyor. Bazı göllerde doğal olarak balık yaşamazken, bazılarındaki üreme oranı sportif balıkçılık talebini karşılamaya yetmiyor.
Utah Yaban Hayatı Kaynakları Dairesi (DWR), bu nedenle yavru alabalıkları uçaklarla göllere taşıyor. Havadan yapılan balıklandırma, karadan taşımaya göre çok daha hızlı ve ekonomik bir yöntem olarak kullanılıyor.
Yüzde 95’inden fazlası hayatta kalıyor
Uçaklardan bırakılan balıkların uzunluğu yalnızca 2,5 ile 7,5 santimetre arasında değişiyor. Küçük ve hafif olmaları, hava direncinin düşüş hızlarını azaltmasını sağlıyor.
Balıklar suyla birlikte bırakıldığı için göle sert biçimde çarpmıyor. DWR’nin takip çalışmalarına göre yavru balıkların yüzde 95’inden fazlası düşüşten sağ çıkıyor ve yeni yaşam alanlarına uyum sağlıyor.
Tek uçuşta on binlerce balık taşınıyor
Program kapsamında gökkuşağı, dere, kaplan ve kesik boğazlı alabalıkların yanı sıra splake ve Arktik gölge balığı gibi türler kullanılıyor.
Balıkların önemli bir bölümü kontrolsüz çoğalmalarını engellemek amacıyla kısır olarak yetiştiriliyor. Yerli türlerin bulunduğu göllerde ise aynı tür kullanılarak doğal popülasyonun desteklenmesi hedefleniyor.
Uçaklar kullanılmadan önce balıklar göllere katırlar, arazi araçları ve sırt çantalarına bağlanan süt bidonlarıyla taşınıyordu. Günler süren bu zahmetli işlem, havadan balıklandırma sayesinde birkaç saat içinde tamamlanabiliyor.
Ekolojik etkileri tartışılıyor
Uygulama, çevre bilimciler arasında tartışmalara da yol açıyor. Tarih boyunca balık yaşamayan bazı göllere sonradan balık bırakılmasının; amfibiler, su böcekleri ve planktonlar üzerinde olumsuz etki yaratabileceği belirtiliyor.
Bu nedenle hassas göllerde bazı türlerin kullanılmasından kaçınılıyor ve balıklandırma programları bilimsel incelemelerin sonuçlarına göre güncelleniyor.
Yetkililer, amaçlarının sportif balıkçılığı desteklerken yerli türler ve doğal ekosistem üzerindeki etkileri mümkün olduğunca sınırlandırmak olduğunu belirtiyor.




