banner913
banner932
banner915

SOSYAL MEDYANIN SESİ

banner476

banner825
SOSYAL MEDYANIN SESİ

banner931
Cenk Mutluyakalı:
Hoşçakalın güzel çocuklar…
Hoşçakalın…
Size doyamadan bu veda…
Sizi tam da tanıyamadan, anlayamadan…
İyice eksilmişken buralarda, şimdi biraz daha yalnızız, biraz daha sessiz…
“Affediniz” demeye hakkımız yok.
Hatta affetmeyiniz asla…
Koruyamadı ve kollayamadı, doya doya yaşatamadı sizi bu ülke…
Gözlerinize bakmaya doyamadan, toprak atıyoruz şimdi….
Çocuklar uyanmasın diye ayak uçlarında gezdiğimiz evler ışıksız…. Kaç gecedir başımıza çöküyor tavan… Dört yanı hüznün ortasında uçsuz bucaksız bir matem koridoru burası…
Ah evlatlarımız… Hani neredeyse huzur duyuyoruz annesi, babası, evladı birlikte yitenlere; çünkü aklımız ermiyor, nasıl göğüs gerilir böylesi bir acıya, kendi evladını teşhis etmek zorunda kalmaya…
Hüznü yükleneceğiz hep birlikte, altında ezilmemek için… Sarıp sarmalayacağız en acılı insanlarımızı… Bu hayat yaşanacak ne olursa olsun, geride kalanlara ışıkla, sorumlulukla, sevgiyle; toprağa bıraktıklarımızın anısını yaşatmanın direnciyle yaşanacak.
Üzerlerine formalarını örtseydiniz keşke…
Sırt numaraları sonsuzluk…
Coğrafya kaderdir derler…
Keder oldu coğrafya!
Hoşçakalın çocuklar…
Sizi unutmayacağız.
 
Serhan Sensoy:
1992 Erzincan, 1999 Gölcük ve Düzce....... En son 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş. Otuz yıllık meslek hayatımda, mesleğe girdiğim ilk yıllarda KTMMOB Deprem Komitesinde ve daha sonra Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde "depreme dayanıklı yapı tasarımı, mevcut yapıların değerlendirmesi ve güçlendirilmesi..." konularında çalışarak bu alanda birşeyler değiştirebilmek adına elimden geldiğince katkı koymaya çalıştım. Okul binaları, diğer sorunlu binalar ile ilgili arkadaşlarımla teknik raporlar hazırlayıp yetkililere sunduk. Abartıyorsunuz ne gerek var bunlara diyenler de oldu, raporlarımızı hayata geçirenler de. 6 Şubat 2023 sabahı aradan 30 yıl geçtikten sonra halen aynı manzarayı gördüğümde, kendi kendime "sözün bittiği yerdeyiz" dedim. Artık "doğal afetlerden ders almalıyız" klişesinin hiçbir anlam ifade etmediğini, esas sorunun teknik değil, dürüstlük olduğunu, İnsanı seven, kendinin ne kazanacağından çok, yaptığının diğer insanları nasıl etkileyeceği bilincinde olan insanlar yetiştirmek olduğunu görüyorum... Çok üzgünüm, canlarımız nur içinde uyusun, hepimizin başı sağolsun.
 
Feyzan Korur: 
İSİAS otel şimdi sen sigortadan ve devletten yardım için sıraya gireceksin ama bil ki biz Kıbrıs'lılar buna izin vermeyeceğiz !! Yapabileceğimiz bir tek bu var ve eminim gönüllü avukatlarımız da olacaktır... Kolon keserek, kağıttan otel yapmanın bedelini bize ağır ödettin ama senin bedelin de ağır olmalı !! Otelden taş, toprak emare ne varsa dava için toparlamalıyız...
  
Mine G. Ozankaya: 
Günlerce yemedik, uyumadık, umut ettik…öyle ya “bir umut yaşatır insanı”…gelecekti Mağusa’nın en güzel çocukları, arkadaşlarımız, kardeşlerimiz, şampiyonlarımız…Ama gördük ki, insanı ne umut ne de mensubu olduğumuz coğrafyanın oryantalist, romantik, akıldan uzak zihniyeti yaşatabiliyor... Akıl, vicdan ve adaletten birinin eksik olduğu yerde, bu kavramların tümü sınıfta kalıyor… Böyle bir düzende cehaletin karanlığı ve başarısızlık vardır, felaketler vardır, tekrarlanan acılar vardır. Sevgi ile, özenle tüm kötülüklerden uzak tutmaya çalışarak yetiştirdiğimiz çocuklarımızı, okulumuz, GMTM Koleji’nin en parlak gençlerini, şampiyonlarımızı, geleceğimizi(!) elimizle bir ölüm tuzağına göndermişiz meğer. Bu yüzden sadece üzgün olmak yetmiyor, çocuklarımızı ve arkadaşlarımızı, bunlara sebep olan zihniyeti asla unutmayacağız.
 
Hüseyin Ekmekçi:
“Hayatta ölümden daha kötü ne olabilir ki?” Derler ya rahatlamak için…
Beteri de varmış…
Bir enkaz başında çocuğunun sana verilmesini beklemek… Yaşayarak öğretiyor hayat…
Kalbim, vicdanım, yüreğim enkaz başında bekleyen her anne babayla…
Biz buradaki beklemeyi, bekleme sanıyoruz…
Empati bile yapamıyorum, tesellisi de yok…
Sözün bittiği yer…
  
Erol Uçaner: 
Eğer biz bu haldeysek…
Aileleri düşünmek bile mümkün değil, günlerdir ülkemizi temsil etmek için gidilen spor etkinliğinde veya ziyaretlerde maalesef cenaze haberleri ile herkes büyük bir üzüntü, ciddi bir psikolojik travma, inanılmaz bir sinir bozukluğu yaşıyoruz.
Empati yapalım derken onu bile yarım bırakıp ilerisini düşünemiyoruz.
Bu acının tarifi yok, bir çok çiçek resmi, bakıyoruz, gözlerimiz dolup dalıyoruz…
Gerçekten bu defa ateş sadece düştüğü yeri değil tüm KKTC’yi tamamen yaktı.. Bu hüzün uzun süre herkesi etkisi altında ezecek.
Tüm yavrulara, merhumlara Allah’tan rahmet, ailelere sabır dilerken, en ufak bir ümidimiz kaldıysa belki enkaz altında 1 kişi veya geriye kalanlar olsun kurtulur, içimizdeki hüzün bir nevi azalır.
 
Hasan Alkan:
Sorarım; otel sahibi kimdir? Müteahhit kimdir? Usulsüz bir izin veya ruhsat varsa veren kimdir?
Tanınmıyor olabiliriz, devlet miyiz değil miyiz zerre önemli değil. Bu toplumun lideri apoletini taşıyan kişi olarak bu soruların cevabını almanız boynunuzun borcudur. Sonra gereği yapılır.
63’ten 74’e bu kadar çocuk kaybetti mi toplum hiç emin değilim.
Bu aldığımız yaraya hiçbir şey merhem olmaz, olamaz. Hepimiz bir ömür bu acı ve korkuyla yaşayacağız artık.
Her Türkiye ziyaretimizde “acaba mı” diyeceğiz.
Bize bunları yaşatanların, elini kolunu sallayarak hayatlarına devam etmelerini engellemek görevinizdir.
Bu toplumun bir ferdi olarak sizden talebimdir cumhurbaşkanım.
 
Fehmi Gürdallı:
Çocuğunu kaybeden anne-babalar, anne-babasını kaybeden çocuklar, hem evladını hem torununu toprağa veren nene-dedeler, arkadaşlarını yitiren çocuklar, eksik kalan sınıflar… Hayatlarda doldurulamayacak boşluklar… Zor,
çok zor…
 
Oshan Sabırlı:
Bir tahta kutu,
bir tahta kutu daha,
bir daha.
Minicik bedenler ve kocaman yürekler.
Melekler utanır güzelliklerinden ve mengeneye sıkışmış gibi kalbim.
Onlar yokken yaşamak bize de haram sanki.
Tarifsiz bir acı bu hem de nesillerce sürecek…
 
Sinem Sayar Ercantan: 
Kalbim hiç bu kadar sızlamamıştı.. Bu evlatcıkların ana babaları nasıl dayanacak diye düşünmeye başlıyorum, beynim şalter kapatıyor düşünemiyor. Bu aileler bu
acıya nasıl dayanacak?
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.