banner762
banner753
banner661
banner726

Sosyal Medyanın Sesi

banner476

banner714
Sosyal Medyanın Sesi

Piyasada çok ciddi bir zam furyası var. Bu artan fiyatların hangileri gerçekten artan maliyetlerin bir sonucu, hangileri ise fırsatçılıktan kaynaklanıyor bilmiyoruz. Burada fırsatçılık yapanlara bir uyarı. Bu şekilde fiyat artırmaya devam ederseniz, insanlar tüm tüketimi durduracak ve kendi firmanız da dahil tüm piyasayı yılbaşı öncesi perişan edeceksiniz…
Türkiye’de online satış siteleri aracılığıyla tüketiciler marketler arası fiyat kıyaslaması yapabiliyor ve uygun olanı tercih edebiliyorlar. Bizde ise marketler fiyatları dijital ortama girilmiyor. Ülkemizde kurumsal ve güvenilir tüketici örgütleri olmadığı için bu konuda Ekonomi Bakanlığı insiyatif almalı ve fiyatların online ortama girilmesini mecburi kılmalı ki tüketici karşılaştırma yapabilsin. Aksi takdirde vicdan sahibi olmayan tüccar, bu zamlarla piyasayı da vicdan sahibi olan tüccarı da batıracak…
(Mehmet Ekin Vaiz)
 
 
Olanın bitenin farkında olmayan; statü, makam, güç, ihtiras peşinde siyasete atılmaya hazırlanan o kadar şok isim var ki? Ne yapacaksınız? Neyi değişeceksiniz? Nasıl bir emek vereceksiniz? Merakla yaşananları izliyorum, anlam veremiyorum.
Sanki memlekette kriz tok. Sanki her şey güllük gülistanlık. Yahu battık, bittik. Sorun çözmesi gereken siyaset sorun üretiyor. Halkın yükünü alması gereken siyasetçi halka yük… Kamu kaynaklarını koruması gerekenler harami; hizmet için maaş alanlar verimsiz
Derdim kişiler değil, sistem. Bu sistemde daha iyisi olmaz. Verim üzerine kurulmayan bir kamu yapısı var. Devletin kaynaklarını maaş ve ek mesai ile emen, bunun karşılığını da halka vermeyen bir yapı. Kimsenin hakkını yemek istemem ama, verimli bir kamu var da ben mi körüm?
Düşünün, döviz krizi KKTC bütçesini de vurdu. Türkiye KKTC bütçesine katkı yapsın isteniyor. Ne olacak? Mesela bu katkı ile asgari ücretlinin eriyen alım gücüne bir katkı mı yapılacak? Akaryakıt mı ucuzlayacak? Tüp gazın fiyatı mı düşecek? Ne olacak?
Devam edelim mi? Üretim mi ucuzlayacak? Un mu ucuzlayacak mesela? Daha çok turist gelmesi için mi kullanılacak? Özel sektörde istihdamın artması mı saplanacak? Esnafa mı dağıtılacak? Kira yardımı mı yapılacak? Hayır, Hiçbiri olmayacak.
Ne olacağı belli. Bugün katkı olsa, Aralık ve 13’üncü maaşlar ödenecek. Ocak ayı maaşı da kamuda zamlı. 4 ay geriden gelen ek mesailer var, onlar ödenecek. Belediyelere katlı saplanacak. Kurumların 13’üncü maaş ödemesi sağlanacak. Bu kadar…
Peki, esnafa, alım gücü düşen vatandaşa söylenen ne? “Gidin borçlanın…” Ekliyorlar, TL kazanıyorsanız TL borçlanın…” şaka gibi ama gerçek. Uzatılan vade ek faiz yükü demek, gelecekten çalmak demek ama, ülkeyi yönetenlerin özel sektöre başka önerisi yok.
(Hüseyin Ekmekçi)
 
 
Hükümet, anormal derecede yükselen döviz karşısında maaşı taksidine yetmeyecek noktaya gelen binlerce döviz kredi mağdurlarına yönelik iyileştirmesini Merkez Bankası ve Bankalar Birliği bildirisi ile açıkladı. Buna göre;
Borçlu olanlar ile bankası faiz, vade, taksit, ödemesiz dönem ve teminatları konuşup anlaşsınlar diyor.
Yani daha uzun vade, daha çok faiz, daha çok para ve yıllarca sürecek müeyyideler.
Bankaların hiçbir zararı yok, kazançları çok.
Kredi mağdurlarına yönelik iyileştirme bunu neresinde bilen söylesin.
Sizi toprak bile kabul etmeyecek.
(Songuç Kürşad)
 
 
Güneyliler mazotumuzu bitirdiler
Kuzeydekiler umudumuzu...
Para bu çağın Tanrısıdır derler!
Güneyden gelen komşular sayesinde benzincilerde akaryakıt kalmadı galiba.
Benzinciye giden, mahcup da olun!
Sen 100 TL’lik benzin isten, Yorgo sırıtan bir yüzle 50 Euro’luk benzin alır (700 TL)
Bu arada Yarın Erenköy’e maça da gidemeyceyik mazot yok diye
"İlgili makamlara duyurulur."
Salıdan sonra hayatı zaten gararan kuzeyliler Gara cuma da evde oturarak olmayan paradan 100/100 tasarruf sağladılar.
O gün Somalililer gibi aç kalmadıkları için Şüküre davet edildiler...
Hasba yemekten zıkkım yemekten domuza dönenler. Siz de tereyağ ekmek yeyin. Klima yakmayın, pataniyaya sarılın, gibi ekonomik tedbirler önerdiler. Dövizi sabitlediler ama çarşıdaki zam bombardımanını gevşek bıraktılar.
(Eralp Şerifoğlu)
 
 
Pandemi ortaya çıktığı günden itibaren durmaksızın çalışan birileri var...
Hem de öyle işe gitmeden ek mesai alanlardan da değil…Hatta mesailerini dahi alamadan...Salgın ile mücadelede bir adım bile geri durmayanlar...
Kaçınız gerçekten merak edip ilgilendi acaba, vakalar ulanıp giderken ‘pandemi ekibinde kaç kişi, hangi koşullarda çalışıyor’ diye? Onları hiç yorgun bedenlerde, ışığı sönmüş gözlerle hastane koridorlarında sağa sola koştururken hayal ettiniz mi?
İnsanüstü bir tempoda görev yapan onlar, artık çok yorgun ve tükenmiş halde… Ve biz onlara büyük haksızlık ediyoruz!
Siz hâlâ aşı karşıtlığına, vurdumduymazlığa, devam edin...
Bakın işte yoğun bakımda yatak kalmadı!!!
Onlarla birlikte aslında hepimiz ölüyoruz...Hep birlikte bitiyoruz...
(Gizem Özgeç)
 
 
banner342
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.