Akdeniz’in yüzyıllardır değerini koruyan tarımsal ürünlerinden keçiboynuzu (harnup), geleceğine yön verecek bilimsel ve sektörel değerlendirmeler için uzmanları bir araya getirdi. Dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında yer alan Yakın Doğu Üniversitesi ile Kıbrıs Harnup Yetiştiricileri Birliği ve Alanya Keçiboynuzu Üreticileri Birliği iş birliğinde düzenlenen “Kıbrıs-Türkiye Keçiboynuzu (Harnup) Çalıştayı”, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’tan akademisyenleri, kamu kurumlarını, üreticileri ve sektör temsilcilerini Yakın Doğu Üniversitesi’nde buluşturdu.
T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Akdeniz Üniversitesi, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Lefke Avrupa Üniversitesi, Antalya Bilim Üniversitesi, Alanya Keçiboynuzu Üreticileri Birliği ve Kıbrıs Türk Harnup Yetiştiricileri Derneği’nin katkılarıyla düzenlenen çalıştay, Kıbrıs ile Türkiye arasında tarım alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesine de önemli bir zemin oluşturdu.
Yoğun katılımla gerçekleştirilen çalıştayın açılışında; Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Alanya Keçiboynuzu Üreticileri Birliği Başkanı Duran Yılmaz, Kıbrıs Harnup Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bekir Bolatcan ve Yakın Doğu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özge Özden konuşma yaptı. Akademi, kamu ve sektör temsilcilerini ortak bir platformda buluşturan etkinlikte; Akdeniz Üniversitesi, Antalya Bilim Üniversitesi ve Yakın Doğu Üniversitesi’nden akademisyenler bilimsel sunumlarıyla bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Çalıştaya, Tatlısu Belediye Başkanı, Girişimci Kadınlar Kalkınma Kooperatifinden üreticiler ve harnup üreticileri de yoğun ilgi gösterdi. Panelde söz alan Tatlısu Belediye Başkanı Hayri Orçan, üniversiteler ile üretici birliklerinin ilerleyen süreçte ortak araştırma projeleri yürütmesi halinde belediye olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirtti. Orçan, Tatlısu’nda mevcut harnup plantasyonlarının örnekleme ve bilimsel araştırmalar için pilot uygulama alanı olarak kullanılabileceğini ifade etti.
Keçiboynuzunun geleceği bilimsel veriler ışığında değerlendirildi
“Akdeniz Havzasında Keçiboynuzunun Geleceği: Bilim, Sanayi ve Sektör İş Birliği” temasıyla Yakın Doğu Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştay; keçiboynuzunun üretim potansiyeli, katma değerli ürünlere dönüştürülmesi, sanayide kullanım alanlarının geliştirilmesi ve sürdürülebilir üretim modelleri bilimsel veriler ışığında kapsamlı şekilde değerlendirildi. Oturumlarda ayrıca, üretimden sanayiye uzanan süreçte iş birliğini güçlendirecek adımlar ile sektörün geleceğine yönelik ortak stratejiler üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu.
Hüseyin Çavuş: “Burada ortaya konulacak ortak akıl, üreticimize, toprağımıza ve keçiboynuzu üretimine önemli katkılar sunacak.”
Keçiboynuzunu ‘Akdeniz coğrafyasının en güçlü miraslarından biri ve ülkemizin siyah altını’ olarak nitelendiren Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş,, bu ürünün ülke ekonomisi ve doğal mirası açısından stratejik bir değere sahip olduğunu söyledi. İklim değişikliği, kuraklık ve küresel piyasalarda yaşanan gelişmelerin keçiboynuzu sektörünü doğrudan etkilediğine dikkat çeken Çavuş, “Yaşanan krizleri doğru adımlarla fırsata çevirebiliriz. Bunun yolu da bilim insanları, üreticiler, kamu ve sektör temsilcilerinin ortak akılla hareket etmesinden geçiyor” dedi. Üreticilerinin yaşadığı sorunların yalnızca kamu destekleriyle çözülemeyeceğini vurgulayan Çavuş, “Üreticimizin ürününü katma değeri yüksek şekilde değerlendirebilmesi ve üretimini sürdürebilmesi için desteklerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi. Konuşmasının sonunda çalıştaydan çıkacak sonuçların sektöre yön vereceğine inandığını belirten Bakan Çavuş, “Burada ortaya konulacak ortak akıl, üreticimizin alın terinin değer bulmasına, toprağımızın bereketinin korunmasına ve keçiboynuzu üretiminin sürdürülebilirliğine önemli katkılar sağlayacaktır” dedi.
Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “Toprağa sahip çıkmak, aynı zamanda kimliğimize ve ortak geleceğimize sahip çıkmaktır.”
Keçiboynuzunun yalnızca ekonomik değeri olan bir tarım ürünü değil, aynı zamanda Akdeniz coğrafyasının kültürel mirasının önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Toprağa sahip çıkmak, aynı zamanda kimliğimize ve ortak geleceğimize sahip çıkmaktır” dedi. Keçiboynuzunun yüksek besin değeri ve iklim değişikliğine dayanıklı yapısıyla stratejik bir ürün olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Şanlıdağ, “Bu değerli ürünü bilimsel araştırmalarla daha görünür kılmak ve ortaya çıkan bilgiyi üreticiyle, sanayiyle ve toplumla buluşturmak üniversitelerin temel sorumlulukları arasındadır” ifadelerini kullandı. Keçiboynuzu gibi yerel değerlerin bilimsel yöntemlerle ele alınmasının büyük önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Şanlıdağ, bu ürünlerin daha yüksek katma değer üreten alanlara taşınabilmesi için üniversiteler, kamu kurumları, üreticiler ve sanayi arasında güçlü iş birliklerinin kurulması gerektiğini ifade etti.
Prof. Dr. Özge Özden: “Keçiboynuzu adanın en değerli doğal miraslarından.”
Zeytin, zeytinyağı, bal, Kıbrıs patatesi ve hellim gibi yerel ürünler üzerine kapsamlı araştırmalar yürüttüklerini ifade eden Yakın Doğu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özge Özden, “Keçiboynuzu da adanın en değerli doğal miraslarından biri. Harnup yani Keçiboynuzu adamızda 4000 yıllık bir geçmişi olan değerli bir ürün. Yakın Doğu Üniversitesi Ziraat Fakültesi olarak bu çalıştaya ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk ve onur duyuyoruz” dedi. Çalıştayın Türkiye ile KKTC arasında yeni iş birliklerinin başlangıcı olacağına inandığını belirten Prof. Dr. Özden, Alanya Keçiboynuzu Üreticileri Birliği ile gerçekleştirilen bu ilk ortak organizasyonun devam edeceğini söyledi. Prof. Dr. Özden, “Önümüzdeki aylarda Alanya’da düzenlenecek çalıştaylarda da yer alacağız. Hem KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı hem de Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı’nın destekleriyle ortak projeler geliştirerek bu alandaki çalışmalarımızı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz” dedi. Prof. Dr. Özden, çalıştayın düzenlenmesine katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti.
Duran Yılmaz: “Bu çalıştay, ortak hedefler doğrultusunda birlikte hareket etmemiz için önemli bir başlangıç olacak.”
Çalıştayın Türkiye ile KKTC arasında keçiboynuzu alanında güçlü bir iş birliği zemini oluşturacağına inandığını ifade eden Alanya Keçiboynuzu Üreticileri Birliği Başkanı Duran Yılmaz, “Bu programdan verimli sonuçlar çıkarmayı başarabilirsek, keçiboynuzunu birlikte geliştirerek çok daha güçlü bir noktaya taşıyabiliriz” ifadelerini kullandı. KKTC’nin keçiboynuzuna yönelik uyguladığı destek politikalarını yakından takip ettiklerini belirten Yılmaz, “Kıbrıs’ta keçiboynuzunun devlet politikaları içinde önemli bir yeri bulunuyor. Üreticilere verilen destekler hem burada üretimin sürdürülmesine katkı sağlıyor hem de bizler için örnek teşkil ediyor. Önümüzdeki dönemde bakanlığın desteğiyle ortak bir yol haritası oluşturacağımıza inanıyorum” dedi.
Bekir Bolatcan: “Bilimin yol göstericiliği, sektörümüzün geleceği için vazgeçilmezdir.”
Kıbrıs Harnup Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bekir Bolatcan çalıştayın, keçiboynuzu sektörünün geleceğine yön verecek önemli bir adım olduğunu belirtti. Üreticilerin yıllardır karşı karşıya kaldığı sorunların bilimsel veriler ışığında ele alınmasının, sektöre uzun vadeli çözümler kazandıracağını ifade eden Bolatcan, “Bilim insanlarımızın bilgi ve deneyimi, üreticilerimizin sahadaki tecrübesiyle birleştiğinde çok daha güçlü sonuçlar elde edeceğimize inanıyorum” dedi.