Fileleftheros gazetesi, Grönland sorunu ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump'ın gümrük vergileri uygulamasının, AB içinde yoğun bir huzursuzluğa neden olduğunu ve Avrupa liderlerinin, Trump'ın politikalarına nasıl yanıt verileceğini görüşmek üzere yarın, olağanüstü bir toplantı yapacağını yazdı.

Fidias hakkında AB Savcılığı tarafından soruşturma başlatıldı
Fidias hakkında AB Savcılığı tarafından soruşturma başlatıldı
İçeriği Görüntüle

Gazete, AB liderlerinde, Trump’ın tehditlerine bir yanıt verilmesi gerektiği yönünde genel bir kanı olduğunu, ancak diğer yandan, AB ile ABD arasındaki ilişkilerin tırmanma riski olasılığının da göz ardı edilemediğini kaydetti.

Alınacak kararın oy birliği gerektirmesi nedeniyle, konsensüse varılıp varılamayacağının da kesin olmadığını belirten gazete, Trump'ın gümrük vergileri açıklamasının ardından durumu değerlendirmek üzere geçen pazar günü yapılan olağanüstü COREPER toplantısında, nasıl tepki verileceğine dair görüş ayrılıkları ortaya çıktığını yazdı.

Haberde, toplantıda bazı ülkelerin görüş belirtmemesi ve nasıl bir pozisyon alacaklarının kesin olmaması nedeniyle, ortak bir karara varılamaması durumunda, Trump'ın politikası karşısında AB'nin zayıf kalacağı ifade edildi.

Gazete, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in dün, Strazburg’da, Güney Kıbrıs’ın AB Dönem Başkanlığı’ndaki öncelikleriyle ilgili sunum yaptığını ve Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola ile özel bir görüşme yaparak bu konuyu ele aldığını yazdı.

Güney Kıbrıs’ın AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nın, AB-Trump arasında bir iletişim kanalı açma çabasını yönetmekle görevlendirildiğini kaydeden gazete, arabuluculuk rolünü de Trump ile yakın ilişkiler sürdüren İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin üstlendiğini belirtti.

Gazete, Hristodulidis’in dün, AB’deki kriz ve belirsizliğin gölgesinde, Avrupa Parlamentosu (AP) üyelerine AB Konseyi Dönem Başkanlığı'nın beş öncelikli ilkesini sunduğunu ve bunların, güvenlik, savunma ve hazırlık yoluyla özerklik, rekabetçilik yoluyla özerklik, dünyaya açık bir birlik, herkes için değerler birliği ve çok yıllık mali çerçeve olduğunu anlattığını yazdı.

Habere göre Hristodulidis, konuşmasında Kıbrıs sorunu ve Kıbrıs'ın “devam eden işgaline” vurgu yaparak, “kurtuluş” ve yeniden birleşmenin önemini dile getirdi. Hristodulidis, Avrupa entegrasyonunun “işgalin” sona ermesi ve ülkenin yeniden birleşmesiyle gerçekleşeceğinin altını çizdi.

Gazete, Hristodulidis’in, Kıbrıs sorununun yanı sıra mülteci sorunu, Orta Doğu, Çok Yıllık Mali Çerçeve, Schengen ve AB'nin genişlemesine değindiğini yazdı.

Habere göre Hristodulidis, “Avrupa entegrasyonunun işgalin sona ermesi, Kıbrıs'ın kurtuluşu ve BM kararları temelinde, ΑΒ Müktesebatı, ilkeleri ve değerlerine uygun olarak iki toplumlu ve iki bölgeli bir federasyon çözümüyle gerçekleşeceğini” söyledi.

Hristodulidis, Ukrayna ve Grönland konusunda son dönemde yapılan tartışmalara atıfta bulunarak, “işgal, istila, kayıp kişiler ve göçmenliğin ne anlama geldiğini daha iyi bilen başka bir AB üyesi devlet olmadığını” kaydetti.

Güney Kıbrıs’ın, AB Konseyi Dönem Başkanı olarak endişelerin farkında olduğunu belirten Hristodulidis, kendisinin ve hükümetinin, toprak bütünlüğüne ve egemenliğe saygı gösterilmesinden yana tutum sergilediğini ifade etti.

Habere göre Hristodulidis, sığınmacılarla ilgili olarak, son yıllarda Güney Kıbrıs'a giden sığınmacıların yüzde 80 azaldığını, ülkesine geri dönenlerin ise yüzde 60 arttığını belirterek, bu konuda uygulanabilir çözümlerin olduğunu söyledi.

Hristodulidis, Schengen konusunun da Rum Yönetimi için stratejik bir hedef olduğunu, güvenliği güçlendireceğini ve ülkenin Avrupa yönelimini bir kez daha teyit edeceğini kaydetti.

Konuşmasında, Güney Kıbrıs’ın AB Konseyi Dönem Başkanlığı’ndaki öncelikleri arasında Orta Doğu’nun bulunduğunu vurgulayan Hristodulidis, AB'nin geniş bölgedeki varlığını ve rolünü güçlendirmek için çalışacaklarını belirtti.

Habere göre Hristodulidis, Güney Kıbrıs'ın girişimleri sonucunda, Aralık ayında ilk AB-Mısır Zirvesi'nin, iki hafta önce de ilk AB-Ürdün Zirvesi'nin gerçekleştirildiğini anımsattı.

Hristodulidis ayrıca, Moneyval, GRECO ve diğer uluslararası kuruluşların ilgili raporlarına atıfta bulunarak, Güney Kıbrıs'ın sonuçlarından gurur duyduğunu ve bu sonuçların, ülkeye önemli ve kaliteli yabancı yatırımları çekmenin temel nedenlerinden biri olduğunu söyledi.

Alithia gazetesi ise, Metsola’nın Güney Kıbrıs’a destek mesajı verdiğini ve Kıbrıs sorununun, Avrupa’nın ortak sorunu olduğunu söylediğini yazdı.

Habere göre Metsola, AP’nin BM kararları ile AB Hukuku çerçevesindeki iki toplumlu ve iki bölgeli federasyon çözümünü desteklediğini kaydetti.

Metsola, Güney Kıbrıs’ın AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nın, Hükümetin iç cephede kurumsal işleyiş, şeffaflık ve hesap verebilirlikle ilgili önemli sorularla karşı karşıya olduğu bir dönemde başladığına işaret etti.

Avrupa’nın hukuk devleti ve kurumsal olgunluk anlatısı ile Güney Kıbrıs’ın iç meselelerinde havada olan konular arasındaki zıtlığın görmezden gelinemeyeceğini kaydeden Metsola, Güney Kıbrıs’ın AB Dönem Başkanlığı’nın yalnızca politik söylemleriyle değil, Hükümetin Avrupa'ya yönelik söylemlerini, ülke içindeki tutarlı, şeffaf ve net uygulamalarla uyumlu hale getirebilme imkanıyla değerlendirileceğini söyledi.