banner583
banner661
banner726

Bir çınar daha göçtü

banner476

Bir tarih daha göçtü… Ülkemizin önde gelen ses sanatçılarından “Küçük Aysel” olarak bilinen Aysel Bağdadi hayatını kaybetti. Küçük Aysel'in ölümü, başta ailesi olmak üzere sanat camiasında ve ülke genelinde üzüntü yarattı

banner714
Bir çınar daha göçtü

banner721
 
 
Toplumsal yaşamımızdan, sanat dünyamızdan ve otantik yıldızlarımızdan biri daha kaydı…Yıllarca sanata ve müziğe verdiği emekleriyle bilinen Kıbrıslı sanatçı ve müzisyen Aysel Karyağdı, nam-ı diğer “Küçük Aysel”, 83 yaşında hayatını kaybetti.
17 Ekim’de fenalaşarak ambulans ile hastaneye kaldırılan ve YDÜ Hastanesi’nde yoğun bakımda 11 gündür tedavi gören Küçük Aysel yaşama tutunamadı. Küçük Aysel için geçtiğimiz günlerde kan aranıyordu.
Küçük Aysel, Gençlik Gücü'nün efsane oyuncusu Ozan Demiralp ve Levent Demiralp'ın annesiydi. 


“Küçük Aysel” yarın saat 14.00’te Lefkoşa Mezarlığı’na defnedilecek.
1938’de doğan ve 9 yaşında şarkı söylemeye başlayan Küçük Aysel, 1940'lardan itibaren keman çalan babası ile sahne almaya başlamış ve Kıbrıs yanında Türkiye’de de sahneye çıkmıştı.
“Küçük Aysel’in muhteşem sesi ve eşsiz Türk sanat müziği yorumları kubbemizde hoş bir seda bıraktı…


Küçük yaşlarından itibaren Allah vergisi o muhteşem sesi ve yorumuyla sahnelerde ışığını saçtığından; "Küçük Aysel" namına layık görülen yerel ve sempatik sanatçımız, artık aramızda yok... Ama unutulmaz anısını tüm zenginlikleriyle kültürümüze miras bırakarak aramızdan ayrıldı...


KÜÇÜK AYSEL KİMDİR?
Aysel Bağdadi, 1938 yılında Lefkoşa’da dünyaya geldi. 
1940’lı yılların yaşı küçük sesi büyük ünlü şarkıcısıydı Küçük Aysel. Kıbrıs’ın zor dönemlerinden birini yaşayan ailesi geçim sıkıntısı sonucu Kıbrıs’tan Türkiye’ye göç eder. Aysel 40 günlükken Türkiye’ye göç eden aile yıllarca Türkiye’de yaşar. İlkokula Adana’da başlayan Aysel, daha sonra ailesiyle birlikte Konya’ya gider. Sahne sanatçısı olan baba Asaf Bey sayesinde müziğin içinde doğan Aysel’in hayatı müzikle yol almaya başlar. Kızının müziğe olan yatkınlığını fark eden Asaf Bey, kızını eğitmeye başlar. Aysel inanılmaz güzel bir sese sahiptir. Asaf Bey sahne aldığı yerlerdeki ustalardan kızının ders almasını sağlayarak, Aysel’e sağlam bir müzik temeli oluşturur.  Ailesi eski günlere olan özlemle Kıbrıs’a döner.
Oğlunu alarak Türkiye’ye dönen annesi Bahire Hanım’ın aksine Asaf Bey ile kızı Aysel, Kıbrıs’ta kalırlar. 
Babası Asaf Bey, kızının güzel sesi ile kendi kemanını birleştirerek konserler vermeye başlar ve Aysel okuldan uzaklaşır. Küçük Aysel, ilk kez 9 yaşında Beliğ Paşa Sineması’nda sahne alır. Lefkoşalılar bu küçücük çocuktan çıkan inanılmaz sese hayran kalırlar. Baba Asaf Bey gördükleri ilgi karşısında, konserlere devam kararı alır. Ada genelinde bir konser turuna çıkan Küçük Aysel ile babası her gittikleri yerde coşkuyla karşılaşırlar
Küçük Aysel, okul döneminde ayda bir okulundaki fakir çocuklar için konserler vermeye başlar. Elde edilen gelirle fakir çocukları giydiren ve doyuran okul idaresi, Küçük Aysel’e de yaptığı katkı dolayısıyla bir bilezik armağan eder.


ADANA’DAKİ SES YARIŞMASINDA  MUSTAFA SAĞYAŞAR İLE BİRLİKTE İKİNCİLİK…
Okul dönemi eğitimine, tatillerde de konserlere devam eden Küçük Aysel, ilkokul 4 bittiğinde Adana’da yapılan bir ses yarışmasına katılır. Mustafa Sağyaşar ile birlikte ikinci gelir.
Konserlerinin ilk yıllarında adaya gelen ünlü sanatçı Münir Nurettin Selçuk’la olan anısını hiç unutmayan Küçük Aysel, aldığı teklifi reddetmesini de hayatının kaybı olarak görüyor. Küçük Aysel’i dinlemeye gelen Münir Nurettin Selçuk, sesine hayran olduğu Aysel’i alarak Türkiye’ye götürmek ister ancak yaşı küçük olan Aysel babasından ayrılmayı reddederken baba Asaf Bey de biricik kızını vermeyi kabul etmez ve Küçük Aysel, “hayatımın şansı’’ dediği bu teklifi yitirir.
Aradan geçen yıllar sonucunda Küçük Aysel’in sesini bilen ve özleyen tanıdıkları Aysel’in sesini duymak ister. Televizyonun tek tük olduğu Kıbrıs’ta ağırlıklı olarak radyo yayınları dinlenir. Eski dostlarından olan öğretmen Suphi Bey, bir gün kapılarını çalarak Küçük Aysel’i Atalasa Radyo Korporasyonundaki programına dahil etmek istediğini söyler.
Küçük Aysel, 1957’den 1963’e kadar haftanın bir gecesi Atalasa Radyosunda piyanist Şivane Hanım ve keman sanatçısı eşi ile solo konserler verir. Yıllar sonra tekrar sanatına geri dönen Küçük Aysel, ailesine de maddi katkıda bulunur. Bu dönemde Kıbrıs’a gelerek sanata katkı koymaya çalışan sanatçı Nusret Ersöz, Suphi Bey’in organize ettiği bir ses yarışmasında jüri üyesi olur. Kıbrıs’ta ilk kez düzenlenen ses yarışmasına kocasının izni ile katılan Küçük Aysel, yarışmaya katılan tek kadındır. Erkekleri eleyerek Kıbrıs’ın Ses Kraliçeliğini kazanan Küçük Aysel, yarışmanın ardından Nusret Ersöz’den sanat müziği dersleri almaya başlar. Ekrem Güher’den de dersler alan Küçük Aysel, pek çok ünlü sanatçıdan eğitim alır.

1963 olaylarının patlak vermesi ile birlikte 6 yılın ardından radyo konserleri sona eren Küçük Aysel’in, eşinin de aralarında olduğu isimler Üner Ulutuğ, Hilmi Özen ve Kemal Tunç’la birlikte Tekke Bahçesi’nde Bayrak Radyosu’nu kurar.
Küçük Aysel, Üner Ulutuğ’un isteği ile kendisinin de telefon ahizesinden yapılan ilk mikrofondan “burası Bayrak, Kıbrıs Türk Mücahidinin sesi” anonsunu yapar.
Anonserliğin yanında bir süre sonra Osman Karabulut ile canlı müzikler yayınlamaya başlayan Küçük Aysel, Bayrak Radyosu’nun ilk elemanları arasında yer aldı.
Şehit çocukları ve hasta insanlara yardım amaçlı konserlere katılan Küçük Aysel, müzikte sadece konserlerle var olur. 
Küçük Aysel’in, 1974 yılına kadar konserlerle devam eden müzik hayatının yoğun dönemi “İlk Sahne” tiyatrosu sahiplerinin ısrarı ile yine sahneye çıkar. İstanbul Sineması’nda gerçekleşen konser ile Küçük Aysel, Lefkoşalılar için yeniden sahnelere döner. Ancak maddi kazanç elde ettiği konserlerden çok, hayır amaçlı konserlere çıkar Aysel Hanım. Haftada bir Mücahitler Parkı’nda subay eşleri ve askerler için konserler verir. Fazıl Polat Paşa’nın da hayranlıkla izlemeye geldiği konserlerini ücretsiz verir Küçük Aysel. Atatürk’ü Anma Geceleri ve hayır amaçlı konserlerin vazgeçilmez solisti olan Küçük Aysel, 1974’e kadar konserlerine devam eder.

 
Küçük Aysel için mesaj yağdı
 
Tufan Erhürman:
Kıbrıs Türk halkının önemli bir değerini, çok güzel bir sesi, öncü bir kadını, yumuşacık, sevgi dolu bir yüreği, Aysel Ablamızı (Küçük Aysel'i) kaybettik. Çok üzgünüm. Sevenlerine sabır dilerim...
 
Mehmet Harmancı:
Büyük sanatçı ve şehrimizin sembol isimlerinden Küçük Aysel’i kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyiz. Bu şehirde anısını yaşatmaya ve ilklerin kadınlarından olan bu büyük sanatçıyı yeni nesillerin de tanımasına yardımcı gayret edeceğiz.
Ruhu şad olsun
 
Eralp Adanır:
Ve bir tarih daha göçtü. Aysel Bağdadi, nam-ı diğer "Küçük Aysel" ablamızı da sonsuzluğa uğurladık. Uzun yıllardan sonra ilk kez BRT'ye, İstasyon programıma konuk olduğunda ne kadar mutlu olmuştu. Programlarımdan birinde sevgili Taner Şah kemanıyla, bir diğerinde ise rahmetli Osman Karabulut abimiz bağlamasıyla eşlik etmişti kendisine. Hep aklımda "Yeşil Ördek Gibi..." türküsü kalmıştı. O güzel sesi, şakıları kulağımızda artık. Huzur içinde uyu güzel insan
 
Bahar Gökhan:
Kıbrısımızın altın sesini kaybettik.
Savaş yıllarının en cesuru, o billur ve güçlü sesiyle yerleri gökleri inleten Aysel Karyağdı (Küçük Aysel )Hakkın rahmetine kavuşmuştur.
İlk konserimde 'şimdi içim rahat Türk müziğinde artık sen varsın' demişti.
Kıbrıs Türk halkının dev sanatçısıydı.
Kadının sesiydi.
Türk müziğinin muhteşemiydi...
Mekanın cennet, yattığın yer nur olsun Küçük Aysel
 
 
Cem Kafkas:
"Sislendi hava,tarf-ı çemenzarı nem aldı"
"Bülbül yuvadan uçtu, gülistanı gam aldı"
Muhteşem sesin ve yorumun bu kubbede baki kalacak...Elveda,"BÜYÜK" Küçük Aysel..
 
 
Fatma Kişmir:
Onu Mücahitler Gazinosu'nda izlediğimde çocuktum neden Küçük Aysel dediklerini sordum ve annemden küçük yaşta sahne aldığını öğrendim... Sesi o zaman da mı böyleydi dediğimde annem herkesin onun kocaman sesine hayran olduğunu söylemişti... Aysel abla söylediğin en güzel şarkılardan biri olan "Bir demet Yasemen" senin olsun seni hep saygıyla anacağız.
 
 

 
Sadık Zabit:
Bir zamanların ve tüm zamanların muhteşem sesi,  kraliçesi Küçük Aysel artık yok onu artık anılarda ve hatıralarda yaşatacağız. İlk kez ona albümünü yaptığım da ve onunla düet yaptığım zaman dünyanın en mutlu insanı olduğunu söylemişti. Yine yenisini yapmaya söz vermiştim ama zaman buna müsaade vermedi o bir melek olup uçup gitti. Onu hep saygı ve rahmetle anacağız o hep kalplerimizde ve kulaklarımız da çınlayacak. Mekanın cennet olsun ışıklarda uyu kraliçem Kıbrıs Türkünün başı sağolsun.
 
 

 
 Akın Zabit:
 Sahnelerin Duayeni Divamız Küçük Aysel i kaybettik. O ülkemize gelmiş gecmiş en büyük sanatçıydı. Cok üzgünüm. Aysel ablamızı Genç Tv de yapmış olduğum Programımda konuk olarak almış ve onun muhteşem sesinden şarkılar dinlemistik.
Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun, nur içinde yatsın.
Sahneler öksüz kaldı.

 

Kemal SC Dağgül:
 Aysel ablamm  
Çok büyük bir ustayı, çok değerli bir insanı kaybettik…
Hepimizin başı sağ olsun.
Kıbrıslı Türklerin gerçek “Sanatçı”sı, müstesna insan “Küçük Aysel” ablamın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayım…
Kıbrıs Türk Toplumu bugün çok değerli bir büyüğünü daha yitirmiştir. Acımız gerçekten büyüktür. Güle güle Efsane kadın seni asla unutmayacağım sohbetlerimizi nasihatlarını…
 
 
 
Hüseyin Garip:
Allah rahmet eylesin. Kısmet oldu, yakından tanıdım. Elini öptüm. Dünya çapında bir sanatçı olabilcekken, küçücük bir adanın Küçük Ayseli oldu. Ancak Küçük sıfatına rağmen, dev gibi bir sanatçı oldu. En sıkıntılı günlerde, Lefkoşalının karararan günlerinin ışığı oldu. Devlet sana bir paye vermemiş. Senin yerin toplumun gönlünde Goca Aysel. Ruhun şad, mekanın Cennet olsun.
 
 
 

 
banner342
banner692
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.