banner762
banner815
banner797
banner794

İdamdan bu yana 50 yıl geçti

banner476

Türkiye’de 68 devrimci gençlik hareketinin önderleri Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, idam edilişlerinin 50'nci yıl dönümünde mezarları başında anıldı

banner825
İdamdan bu yana 50 yıl geçti

 
 
 
Türkiye’deki devrimci sol hareketin en önemli isimleri arasında yer alan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idam edilişlerinin 50. yıl dönümünde  anıldı.
Türkiye’de 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan için Ankara'da Yenimahalle ilçesindeki Karşıyaka Mezarlığı’nda anma töreni düzenlendi. Törene bazı sivil toplum kuruluşları ve sendikaların temsilcilerinin de aralarında olduğu yüzlerce kişi katıldı.
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan… 1972 yılında idam edilen üç gencin ölümlerinin üzerinden tam 50 yıl geçti. Türkiye’nin o karanlık döneminde ne yaşandı, 6 Mayıs’taki idamlar nasıl oldu? Haberimizde satırbaşlarıyla bakıyoruz…
Bahardı ama serin bir gündü. Ankara’nın gece ayazı üşütüyordu. Zincir sesleri gecenin sessizliğini bozdu, Hüseyin Gazi Dağı eteklerindeki Mamak Cezaevi’nin çevresi askeri araçların farlarıyla aydınlandı. Üç kişi yataklarından alındı, Ulucanlar Cezaevi’ne götürüldü. Bu, onların son yolculuğuydu. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan o gecenin sabahında idam edildi.
Aslında Türkiye o dönemde yine asker-siyaset kavgası içindeydi. Başbakan Adnan Menderes ve iki bakanın idamından henüz 10 yıl daha geçmemişti. Askerin siyasette ağırlığı büyüktü. 12 Ekim 1969 seçimleri sonrası Adalet Partisi iktidara gelmişti. Süleyman Demirel Başbakan’dı. 9 Mart’ta emekli korgeneral Cemal Madanoğlu’nun içinde bulunduğu gizli askeri cunta darbe yapmak istedi ancak darbe engellendi. 12 Mart 1971’de ordu sivil siyasete yeniden müdahale etti. Muhtıra güpegündüz saat 13.00’da TRT radyolarından okundu. İktidar bırakmazsa ordu yönetime el koyacaktı. Demirel istifayı seçti. Aynı dönemde ara rejim hükümeti geldi. CHP’den istifa eden Nihat Erim yeni hükümeti kurdu. Askerlerin istediği hükümet yine de sükûneti sağlayamadı.
Muhtıradan sadece 4 gün sonra 16 mart 1971’de Türkiye önemli bir haberle daha karşı karşıyaydı. Deniz Gezmiş ve Hüseyin İnan yakalandı. Gazetelerde operasyonun detayları vardı. Aslında Deniz Gezmiş ve arkadaşları herhangi bir ölümden sorumlu tutulmuyordu. Banka soymaktan aranıyorlardı. Ve eski Amerikan Büyükelçisi’nin ODTÜ ziyareti sırasında aracının yakılmasıyla 4 Amerikan askerinin kaçırılıp serbest bırakılması suçları arasındaydı. Amerikan askerlerinin serbest bırakılmasını bizzat dönemin CHP lideri İsmet İnönü istemiş, “Amerikalılar için aman sakın öldürmeyin, her şeye çare bulunur” demişti.
Deniz Gezmiş ve arkadaşları 16 Mart 1971’de yakalanınca önce Şarkışla’dan Kayseri’ye, ardından Ankara’ya getirildi. İçişleri Bakanı’nın odasında gazetecilere gösterildiler. Yargılamalar ise temmuz ayını bulacaktı. O yaz sıcak geçecekti. Tutuklular, çok tartışmalı bir madde üzerinden mahkeme önüne çıkarıldı. 146’ya 1. Maddeye göre anayasal düzeni silah zoruyla yıkmak suçundan yargılandılar. Tutuklular için idam istenmesinin nedeni, askerden yani sıkıyönetimden gelen yazıydı. Mahkeme kararını ise yaklaşık 6 ay sonra açıkladı.


24 Ocak 1972’te kalem kırıldı. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına idam cezası verildi. Peki, idam cezası uygulanacak mıydı? Gözler Meclis’e çevrildi. İlk oylama Meclis’ten geçer geçmez Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından onaylandı. Ancak karar Anayasa Mahkemesi’nden döndü. Yüksek mahkeme, kararı usulden bozdu. Ardından ikinci kez Meclis’te oylama oldu. Meclis’teki ikinci oylamada dönemin ara rejim hükümeti lideri Nihat Erim evet oy verdi. 450 üyeli Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde oylamaya 323 milletvekili katıldı. 273 ‘evet’e karşı 48 ‘hayır’ oyu ile idam cezası onaylandı. Sadece Adalet Partililer değil, CHP içinden de Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamı için 30 evet oyu çıkmıştı.
O sıralarda Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamına karşı imza kampanyaları yapılıyordu. İki ayrı eylem yapıldı, tarih 3 Mayıs 1972’ydi. Bu, Türkiye’de yaşanan ilk uçak kaçırma eylemiydi. Gerekçesi de Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamını önlemekti. Eylem hedefine ulaşmadı. Diğer eylemse daha kanlıydı. Bir gün sonra Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Kemalettin Eken, dört kişinin silahlı saldırısına uğradı. Olayda Orgeneral Eken ile Yarbay Adnan Coşkun yaralandı. Saldırganlardan biri ölü, biri yaralı ele geçirildi. İki saldırgansa kaçtı.
İki olay sonrası idam süreci hızlandı. Gerilim sokaklara yansıdı. O gece Ankara’da sokağa çıkma yasağı vardı. Tarihler 6 Mayıs 1972’yi gösteriyordu. Mamak Askeri Cezaevi’nden alınan mahkumların ayaklarına pranga bağlandı. Deniz Gezmiş o sırada “Eyvallah” diye bağırdı. Mahkumlardan da “Güle güle” sesi geldi. Son mektubunda, “Ben ne kadar üzülmeyin desem de üzüleceksiniz, biliyorum” demişti.
Ulucanlar Cezaevi’ne götürüldüler. Önce Deniz Gezmiş, ardından Yusuf Aslan ve en son Hüseyin İnan idam edildi.
Radyodan idamların gerçekleştirildiğine dair sıkıyönetim bildirisi okundu.
İdam kararlarının uygulanmasından sonra Türkiye kanlı bir sürece girdi. Kamplaşma ve cinayetlerin ardından 8 yıl sonra Türkiye, 12 Eylül sabahına başka bir askeri darbeyle uyanacaktı.

banner342
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.