Ne zaman ki Kıbrıs müzakereleri yine ve yeniden başlar, birtakım çevreleri bir endişe ve korku sarar. Acaba bu defa olur mu? Bu kez bir anlaşmaya varılır mı diye ve başlanır herzamanki gibi

"Asla ve kata 1 karış toprak vermeyiz" söylemleri.

Ocak çatırdıyor, ocak tıkırdıyor .Lokmalar hapur hupur şapur , şupur.Büyük şair Tevfik Fikret ne demişti biliyorsunuz

bilmeyenler onun

Han-ı Yağma şiirine baksınlar.

Yaşanılmış bazı gerçekler da var bu konularla ilgili olarak.

Ermenistan Azerbaycan'a dağlık Karabağ bölgesini 1992-1993 yıllarında işgal edip kendine ait olmayan bu topraklara nüfus aktarmıştı ama ikinci karabağ savaşında Eylül 2020 'de Azerbaycan topraklarını geri aldı 28 yıl sonra Azeriler göçmen olarak terk ettikleri topraklarına geri döndüler ama bu kez de Ermeniler göçmen oldular.

Savaş kazanan için de kaybeden için de kötüdür daha doğru bir deyişle savaşın kazananı olmaz.

Azerbaycan'nın bu zaferi övünülerek anlatılırken tersi olunca beğenilmez değil mi?

Savaşı kazanan "Zafer Kazandığını söylerken bu karşı taraf için bir işgaldir.

Bunu değiştiremezsin.

Kıbrıs'da kimse masum değildir. Ne Türkler nede Rumlar.

21 Aralık 1963 de başlayan saldırılarla Rumlar, Türklere uyguladıkları baskılar neticesinde 103-104 köyden kovup , çadırlarda çok zor şartlarda yaşamaya mahkum etmişlerdi

(Hasan Mullaoğulları)

AYNAPA DOĞU AKDENİZ'İN VAHŞİ BATISI MI?: Maruz kaldığı linç saldırısından dolayı 47 yaşındaki Kıbrıslı Türk Ahmet Tan'ın komadaki entübe hali sürerken bu dehşete ilişkin acayip söylemler de dikkat çekicidir..

Bu olayın asayişsizliğin, uyuşturucunun, alkolün, sapıklıkların, mafyalaşmaların, serüvencilerin kol gezdiği AYNAPA gibi bir ada bataklığında gerçekleştiğinin altı çizilerek normalleştirilmeye çalışılması çok vahim...

Asayişsizliğin ve güvensizliğin normali mi olur?!..

Western filmlerine konu olan Amerikan Vahşi Batı'sını çağrıştıran o kasaba yani devlet otoritesinin ve güvenliğinin dışında mı kabul edilmeli?_

Oradaki tavan yapan dillere destan asayişsizlik ve bu asayişsizlikten kaynaklanan facialar olağan mı karşılanmalı?..

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin güvenlik konusundaki aczinin sembolü olarak yükselen ürpertici bir AYNAPA gerçeği...

Hristodulidis Rejimi, güvenlik yasaları ve güçleri yetersiz kalıyorsa, Doğu Akdeniz'in Vahşi Batı'sına dönüşen bu tehlikeler beldesine John Wayne, ya da Gary Cooper tipinde gözüpek bir şerif atasın bari!..

Aynapa eğlence merkezi değil, korku merkezi...

Mesajınız Var
Mesajınız Var
İçeriği Görüntüle

Oraya girenler bir korku tüneline girmiş olurlar...

Oraya adını verdikleri o Hristiyan ruhani aziz Ayios Napa nasıl bir kimlik acaba?.

Birileri bunu da açıklasa da öğrenelim...

(Ahmet Tolgay)

KKTC’de Cumhurbaşkanı'nın her 5 postundan 4’ü sporla alakalı. Ya bir ziyaret ya bir demeç. Bence spor bakanı da olsun belli ki memlekette bu konuda büyük bir boşluk var.

(Tekin K. Birinci)

Kıbrıs’ta Barışmak!

Kalıcı Barış, adamıza hala uğramadı! Bırakın toprağı, taşı; soluduğumuz havayı, içtiğimiz suyu bile paylaşamıyoruz. Yangında, depremde dahi ortak hareket edebilmeyi başaramıyoruz…

“Ateşkes” ortamında yaşamaya devam ediyoruz.

(Eralp Şerifoğlu)