Kıbrıs daima Türkiye’yi, bir Anavatan, bir kurtarıcı, bir sığınacak liman olarak gõrmüştür. Ama Türkiye’de, son yaşana olaylar bu duyguları zayıflatıyor. Özellikle Tek Adam dönemine geçildikten sonra. Bizim Türkiye ye güvenimiz daima tamdır ama, şu anda ki Türkiye’yi yöneten siyasi zihniyete güven yitirilmiştir.
Bu zihniyet, ne hukuk, ne Adalet, ne de hak tanımaz hale gelmiştir.
Bundan sonra meleklerimizin haklarını. Kıbrıs’ta Elçiliklerinin önünde ve Kıbrıs’a gelecek olan, siyasileri, gittikleri yerde, Fransız çiftçilerin yaptıkları gibi, protesto etmeliyiz.
(Ünsal Özbilenler)
"TRAFİK CANAVARLARİNIN CANINA YANACAĞIZ"
Vallahi yanın. Canlarına okuyun. Ehliyetlerini alın.
Tamam da bana ne? Ben trafik canavarı değilim. Ben normal bir vatandaşım. Yol isterim güvenle gideceğım. Trafik uyarı levhalarını dikili görmek isterim, yerde yatılı değil. Ben karanlıktan geçtim yolda çizgi isterim doğru yönde gitmek için. Ben aylarca kırık kopmuş bariyerler istemiyorum.
Biz nasıl canına yanalım bu altyapı eksikliklerinin acaba?
(Hüseyin Cumaoğlu)
ATAMIZIN KURDUĞU, LAİK, DEMOKRATİK, SOSYAL HUKUK DEVLETİNDEN ESER BIRAKMADINIZ
Bir daha gel, gel Samsun’dan, daha yüksek sesle devam, ha gayret, belki gelir, belli mi olur.
Esra Erol’un, ATV’de, Şeriat sevdalısı bir hadsiz’e, haddini bildirmesini daha çok konuştunuz, kadın haksız imiş gibi, yerden yere vurdunuz, linç ettiniz.
Laik Ülkemizin şımartılan cüretkarları, saray soytarıları.
Özellikle “Cumhuriyet Savcısı” diye anılmasını emreden kurucumuz, Cumhuriyetimiz adına tam yetkili iddia makamı olanların acınası, teslimiyetçi hallerini, tutumlarını, uyanıp da bir görse.
Adalet’in sadece Saray’ı ve palyaçoları kalmış, ne Yargı Bağımsızlığı, ne Hukuk Devletinden eser,
Nursuz suratları kösele kaplı, utanma duygularını çoktan kaybetmiş, lanet olasıca Takdir i İlahiciler.
Vicdanlar, ADIYAMAN’DA toprak olmuş ..
Uzaklardan buruk günaydınlar, selamlar,
(Şener Sözer)
SERBESTSİNİZ!
Öğretmenlerimiz öldü.
Öğrencilerimiz öldü.
Çocuklarımız öldü.
Öldürüldü!
Failler belliydi.
İhmal belliydi.
Sorumlular belliydi.
Ama bugün
zanlılar serbest bırakıldı.
Bir halk acılar içindeyken
onlar evlerine döndü.
Biz çocukların, arkadaşlarımızın adını sayarken
Katiller özgürlüğü soludu.
Bu bir kaza değildi.
Bu bir kader değildi.
Bu göz göre göre gelen bir ölümdü.
Ve bugün mahkeme dedi ki:
“Serbestsiniz.”
Gidenlerimiz hiç gelmeyecek.
Yaralar hiç iyileşmeyecek!
Ama adalet de bugün öldü,
O da öldürüldü!
(Eralp Şertifoğlu)
“Depremde 72 cana mezar olan İsias otel davasında, kamu görevlilerini hem suçlu bulup hem de serbest bırakmak, kimsenin içine sindirebileceği bir durum değildir. Unutulmamalıdır ki adalet, bir gün herkese lazım olur.”
(Niyazi Nizam)