BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in önceki gün Politis gazetesinde yayımlanan röportajı dünkü gazetelerde yer alırken, Rum Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis konuya ilişkin açıklamada bulundu.

Güney’de yayımlanan Fileleftheros gazetesi: “Holguin İlerleme Konusunda Türkiye’yi Kadrajdan Çıkarıyor” başlığı atlında verdiği haberinde, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in söz konusu söyleşisine atıfta bulunarak, Holguin’in Türkiye’yi Kıbrıs sorununun çözümü sürecinin dışında bırakmaya çalıştığı yorumunda bulundu.

Holguin’in söyleşisine Rum sözcüden yanıt
Holguin’in söyleşisine Rum sözcüden yanıt
İçeriği Görüntüle

Rum hükümetinin Holguin’in yaklaşımıyla hemfikir olmadığını vurgulayan gazete, Rum Hükümet Sözcüsü Letimbiotis’in konuya ilişkin açıklamasını yansıttı.

Letimbiotis, BM Genel Sekreteri'nin çabalarının yeterli ilerleme ve müzakerelerin yeniden başlamasıyla sonuçlanmasının tüm tarafların gerçek siyasi niyet göstermesine bağlı olduğunu ileri sürdü.

Letimbiotis, BM Genel Sekreteri'nin Rum Lider Nikos Hristodulidis ile Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’la görüşmesi sonrasında ve adadan ayrılmadan önce yaptığı açıklamalarda, “Bu çabada garantör devletlerin sahip oldukları role vurgu yaptığını” belirtti. Letimbiotis, “Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi’nin kararlarının belirlediği çerçevenin dışında olduğunun yıllardır bilindiğini" öne sürdü.

Letimbiotis, Genel Sekreterin planladığı şekilde çabalamaya ve Holguin’le yakın işbirliği ve koordinasyon içinde olmaya devam edeceklerini iddia etti.

Letimbiotis, 26 Ağustos tarihinde liderlerin bir araya geleceklerini hatırlatarak, liderlerin “Güven yaratıcı önlemlere ilişkin bazı konuları görüşme fırsatı bulacaklarını” ifade etti.

Letimbiotis: “BM Genel Sekreterinin geçiş noktalarına ilişkin sunduğu ve Hristodulidis’in de kabul ettiği öneri bilinmektedir. İlerleme sağlanması adına aynı yapıcı tutumu karşı taraftan da bekliyoruz. Ancak önce olması gereken, öncelikli olan Türkiye’nin müzakere masasına dönmesi ve BM çerçevesiyle aynı düzenleme gelmesidir” şeklinde konuştu.