17 Ekim 2026 tarihli yerel yazılı basınımıza yansıyan haberlere göre; TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Avrupa Parlamentosu Başkanları Konferansı’nda Rum temsilciye tepki gösterdi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş; Güney Kıbrıs Rum Yönetimi temsilcisinin Kıbrıs konusundaki asılsız iddialarına ilişkin, “Kıbrıs’ta Rumlar da Türkler de tarihten beri var olan iki halktır. Türk tarafını yok sayarak Kıbrıs’ta hiçbir çözüm olamaz. Kıyamete kadar Kıbrıs Türk halkı, Kıbrıs Adası’nda eşit yurttaşlar olarak yaşamaya devam edeceklerdir” dedi.
AA’nın aktardığı habere göre; TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş; Roma’da İtalya Temsilciler Meclisi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Avrupa Parlamento Başkanları Konferansı’nda kendisinden sonra söz alan GKRY Temsilciler Meclisi Başkanı Annita Demetriou’nun Kıbrıs konusundaki asılsız iddialarına sert tepki gösterdi..
.. “Kıbrıs’taki gerçekleri yansıtmayan bazı görüşlere katılmadıklarını” ifade eden sayın Numan Kurtulmuş şunları söyledi: “Kıbrıs’la ilgili üç tarihi sizin gündeminize tevdi ediyorum. Bunlardan birisi 1960. Kıbrıs’ta 1960’taki ortaklık anlaşmasıyla Türklerin ve Rumların birlikte var olması prensibi üzerinde kurulan bütünleşik bir Kıbrıs devleti mevcut idi..
..Bu devletin korunması için de İngiltere, Türkiye ve Yunanistan garantörlük haklarına sahipti. Ancak 3 sene sonra, 1963’te Yunanistan’daki cuntacılar ve Kıbrıs’taki Enosis yanlısı güçler vasıtasıyla Birleşmiş Milletler tarafından da kabul edilen, iki tarafın da kabul ettiği ortak hükümet diğer bir değişle 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti ortadan kaldırıldı..
..Eğer Kıbrıs’ta bir istiladan ya da bir ihtilalden bahsediyorsak bu Türk tarafının istilası değil, maalesef darbeci Yunanlıların ve Enosis yanlısı Rumların teşebbüsü ile ortadan kaldırılan mevcut meşru hükümete karşı yapılan darbedir”..
..Diğer önemli tarihin de 1974 olduğunu dile getiren Numan Kurtulmuş, 1963’ten 1974’e kadar 11 yıllık süre içerisinde Türkiye’nin , büyük bir sabırla ve diplomatik ferasetle Kıbrıs’ta yaşanan olumsuzlukları bütün uluslararası toplantılara taşıdığını , sorunun barışçıl bir yolla çözümü için olağanüstü çaba sarf ettiğini ama maalesef Enosis yanlısı istilacıların yaptığı bir sürü soykırımın , Türkiye’yi Kıbrıs’taki Türklerin haklarını koruması için harekete geçmeye mecbur bıraktığını belirtti..
..Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Kurtulmuş, 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış harekatına kadar geçen sürede onlarca köyde katliamların yapıldığını, masum gençlerin, kadınların, çocukların öldürüldüğünü aktardı. Türkiye’nin garantörlük hakkından doğan bir sorumluluk gereği 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs Barış Harekatı yapıldığını dile getiren Kurtulmuş , Kıbrıs’ta harekat sonrasında her iki tarafın da barış içerisinde yaşadığı bir ortam sağlandığını kaydetti. TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasına şöyle devam etti. “Şunu açıkça ifade etmek isterim. Kıbrıs’ta Rumlar da Türkler de tarihten beri var olan iki halktır. Türk tarafını yok sayarak Kıbrıs’ta hiçbir çözüm olamaz. Kıyamete kadar Kıbrıs Türk halkı, Kıbrıs Adası’nda Eşit Yurttaşlar olarak yaşamaya devam edeceklerdir” dedi.
Yine 17 Ekim 2026 tarihli yerel yazılı basınımıza yansıyan haberlere göre; Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un Kıbrıs’ın tarihi gerçeklerini uluslararası bir platformda açık ve kararlı biçimde ortaya koymasının Kıbrıs Türk halkına büyük güven verdiğini belirterek, kendisine teşekkür etti.. Öztürkler, Demetriou’nun Türkiye’ye yönelik “İstila” söylemine karşı Kurtulmuş’un verdiği cevabın son derece önemli olduğunu vurguladı..
.. “Numan Kurtulmuş’un Kıbrıs’taki esas istilanın, Yunanistan ve ENOSİS yanlısı Rumların teşebbüsüyle mevcut hükümete karşı ilişkin “Darbe olduğunu” tüm dünyanın önünde hatırlatıldığını belirten Öztürkler, bunun Kıbrıs meselesine ilişkin yıllardır uluslararası topluma anlatılmaya çalışılan gerçek dışı tezlere güçlü bir cevap niteliği taşıdığını kaydetti…
..Öztürkler, Kıbrıs meselesinin 1974’te başlamadığını, Kıbrıs Türk halkının yıllarca maruz kaldığı saldırılar, baskılar ve yok edilme tehdidi görmezden gelinerek adadaki gerçeklerin anlaşılamayacağını ifade etti. TBMM Başkanı Kurtulmuş’un Türkiye’nin garantörlük hakkının ne anlama geldiğini ve 1974 Barış Harekatı’nın hangi şartlar altında gerçekleştirildiğini açık biçimde ortaya koyduğunu belirten Öztürkler, bu ifadelerin tarihi gerçekleri anlamamakta ısrar eden çevrelere verilmiş son derece yerinde bir cevap olduğunu kaydetti..
..Öztürkler, Türkiye’nin garantörlükten doğan hak ve sorumlulukları çerçevesinde gerçekleştirdiği Barış Harekatı’nın Kıbrıs Türk halkının varlığını, güvenliğini ve geleceğini teminat altına aldığını vurguladı..
..Öztürkler, Kurtulmuş’un Türk tarafını yok sayarak Kıbrıs’ta hiçbir çözümün mümkün olamayacağı yönündeki açıklamasının da son derece kıymetli olduğunu ifade etti. Kıbrıs Türk halkının adanın eşit sahibi olduğunu vurgulayan Öztürkler, Kıbrıs Türklerinin Egemen Eşitliğini ve Eşit Uluslararası Statüsünü görmezden gelen hiçbir yaklaşımın kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme ulaşamayacağını belirtti..
..Öztürkler, Kurtulmuş’un uluslararası bir platformda ortaya koyduğu kararlı duruşun Kıbrıs Türk halkına büyük güven verdiğini kaydetti.. Öztürkler , Kurtulmuş’a Kıbrıs Türk halkının haklarını ve tarihi gerçekleri güçlü biçimde savunması dolayısıyla teşekkür ederek, açıklamalarını yürekten selamladığını ifade etti..
..Kıbrıs Türk halkının adanın eşit sahibi olduğunu vurgulayan Öztürkler, Kıbrıs Türklerinin Egemen Eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü görmezden gelen hiçbir yaklaşımın kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme ulaşamayacağını belirtti..
Öztürkler, Kurtulmuş’un uluslararası bir platformda ortaya koyduğu kararlı duruşun Kıbrıs Türk halkına büyük güven verdiğini kaydetti.. Öztürkler , Kurtulmuş’a Kıbrıs Türk halkının haklarını ve tarihi gerçekleri güçlü biçimde savunması dolayısıyla teşekkür ederek , açıklamalarını yürekten selamladığını ifade etti..
Rum Meclis Başkanı Annita Demetriou’ya da çağrıda bulunan Öztürkler, Kıbrıs’ın yakın tarihindeki gerçekleri göz ardı etmeden uluslararası topluma hitap etmesini ve Kıbrıs Türk halkının yaşadıklarını yok sayan sözlerden uzak durmasını tavsiye etti..
Öztürkler , Kıbrıs Türk halkının Türkiye ile olan bağının ve ortak mücadelesinin dün olduğu gibi bugün de güçlü şekilde devam ettiğini vurgulayarak, Kıbrıs Türk halkının korunması ve geleceğinin güvence altına alınması yolunda Anavatan Türkiye ile omuz omuza yürümeye devam edeceklerini kaydetti.
Sonuç olarak; Kıbrıs Türk halkına düşen görev; birlik ve beraberlik içinde hareket ederek, temellerinde Mücahit halkımızın , Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) mensuplarının, kahraman Mehmetçiklerimizin canı ve kanı olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini yaşatmak ve tanınmasını sağlamaktır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sen Çok Yaşa..