08 Ekim 2026 tarihli yerel yazılı basınımızda yer alan haberlere göre; KIBRIS TV’de katıldığı programda KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve de “iki devletli çözüm politikasından geri adım atılmayacağını” vurguladı.

Ertuğruloğlu, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması ve Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonların kaldırılması yönünde yaptığı çağrının önemine dikkat çekti..

..Erdoğan’ın söz konusu çağrıyı ilk kez yapmadığını belirten KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu bunun 5. Kez ayni platformda dünya ülkelerinin huzurunda dile getirildiğini söyledi..

..Ertuğruloğlu , “Gerçekten çok önemli bir konuşmaydı. Bu ilk defa değil. Beşinci defa ayni talebin ayni platformda bütün dünya ülkelerinin huzurunda dile getirilmesi , yaptıkları bir hatayı artık düzeltme zamanının gelip geçtiğini işaret eden çok anlamlı, çok önemli bir konuşmaydı” dedi..

..Çağrının önemini küçümseyen değerlendirmelere de tepki gösteren Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının mücadelesinden vazgeçmeyeceğini ifade etti. Nobel ödüllü Türk bilim insanı Aziz Sancar’ın sözlerini rehber edindiğini belirten Ertuğruloğlu , kendilerine yöneltilen eleştirilere rağmen mücadelelerini sürdüreceklerini kaydetti..

..KKTC’nin kuruluşunun geçici veya sembolik bir adım olmadığını savunan Ertuğruloğlu, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarihe şaka olsun diye kurulmuş bir devlet değildir. Bir gerçektir. Gerçek olmaya da devam edecektir” ifadelerini kullandı..

..Türkiye’nin güçlenmesiyle KKTC’nin de güçlenmeye devam edeceğini belirten sayın Tahsin Ertuğruloğlu, Türkiye’nin KKTC’ni tanımasının kendileri açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin tanınması konusunda zaman zaman dile getirilen iddialara da yanıt veren Ertuğruloğlu, tanımanın temel göstergesinin büyükelçilik ilişkileri olduğunu belirtti..

..Ertuğruloğlu, “Tanınma, büyükelçi teatisidir. Büyükelçi teatisi olduğu takdirde iki ülke birbirini tanıyor demektir” dedi.. İki ülke arasında çeşitli nedenlerle sorunlar yaşanabileceğini belirten Ertuğruloğlu, bunların “Tanınma” şeklinde yorumlanmasını eleştirdi.

Kıbrıs Türk takımlarının ve Türkiye’den gelen kulüplerin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi takımlarıyla UEFA organizasyonlarında karşılaşmasının KKTC’nin statüsü açısından yorumlanmasına da değinen Ertuğruloğlu, spor karşılaşmalarının siyasi tanınma anlamına gelmediğini söyledi. UEFA organizasyonlarının kendi kuralları bulunduğunu belirten Ertuğruloğlu, “Bu maçlar, UEFA’nın etkinlikleridir. Rum takımı sadece o maç için ev sahipliği yapıyor. Maçın sahibi Güney Kıbrıs Rum Yönetimi değildir, etkinliğin sahibi UEFA’dır” dedi. Kosova örneğini de veren Ertuğruloğlu, birbirini tanımayan ülkelerin takımlarının Kosova takımlarıyla UEFA organizasyonlarında karşılaşabildiğini hatırlattı..

..Kıbrıs meselesinin temelinde BM Güvenlik Konseyi’nin 1964 yılında aldığı 186 sayılı kararın bulunduğunu savunan Ertuğruloğlu, söz konusu kararın yanlış bir teşhis üzerine oluşturulduğunu ileri sürdü. Ertuğruloğlu, “Bu 186 sayılı kararla BM Güvenlik Konseyi’nin yaptığı yanlış düzeltilmediği sürece ve bunu düzeltecek yeni bir Güvenlik Konseyi kararı ortaya çıkmadığı sürece uluslararası siyaset platformunda Kıbrıs sorunu diye bir sorun olmaya devam edecek” ifadelerini kullandı..

..1964 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti hükümetinin Kıbrıs Türk tarafını temsil etmediğini savunan Ertuğruloğlu, buna rağmen BM kararlarında Rum tarafının bütün adayı temsil eden hükümet olarak kabul edildiğini söyledi. Bu durum, Kıbrıs meselesindeki temel eşitsizliği oluşturduğunu ifade eden Ertuğruloğlu, tarafların yeniden devlet statüsünde eşitlenmesi gerektiğini savundu..

..Kıbrıs sorununun çözümünden söz ederken öncelikle hangi sorunun çözüleceğinin ortaya konulması gerektiğini belirten Ertuğruloğlu, tarafların sorunun tanımı konusunda dahi ayni noktada olmadığını söyledi. Ertuğruloğlu, “Kıbrıs sorunu çözülsün demek işin kolayına kaçmaktır. Esas sorulması gereken soru , hangi sorudur bu Kıbrıs sorunu?” dedi. Rum tarafının sorunu farklı tanımladığını savunan Eruğruloğlu, Kıbrıs Türk tarafının ise meselenin temelinde statü farklılığı bulunduğunu düşündüğünü kaydetti..

..Türkiye’nin Kıbrıs konusunda iki devletli çözüm ve KKTC’nin egemen eşitliğine dayalı politikasının değişmediğini vurgulayan Ertuğruloğlu 2017’de Crans-Montana sürecinin sonuçsuz kalmasının ardından yeni bir sayfa açıldığını söyledi. Ertuğruloğlu, “Müzakere istiyorsanız İki Egemen , Eşit Devlet masaya müzakere olur. Bir taraf devlet , bir taraf toplum statüsüyle müzakere istiyorsanız böyle bir müzakere olmaz” ifadelerini kullandı..

..Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Egemen Eşit İki Devlet ve Eşit uluslararası statü politikasını desteklediğine yönelik bir açıklamasını duymadığını belirten Ertuğruloğlu, Federasyon seçeneğine yönelik eleştirilerde bulundu..

.. “Eşit Egemenlik” ile “Egemen Eşitlik” kavramlarının birbirinden farklı olduğunu belirten Ertuğruloğlu, bu ayırımın Kıbrıs meselesinin geleceği açısından önemli olduğunu söyledi. Eşit Egemenlik anlayışının tek devlet ve tek egemenlik esasına dayandığını savunan Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk tarafının ise İki Egemen Eşit devlet anlayışını savunduğunu ifade etti. Ertuğruloğlu, “Biz Egemen Eşitliği Savunuyoruz. Arasındaki fark siyahla beyaz gibidir” dedi..

..Rum tarafının üniter bir yapı içerisinde Kıbrıs Türk halkını yeniden azınlık konumuna getirmeyi hedeflediğini ileri süren Ertuğruloğlu, Egemen Eşit İki Devlet Politikasından geri adım atılmaması gerektiğini söyledi..

Sonuç olarak Kıbrıs Türk halkına düşen görev; temellerinde Mücahit halkımızın, TMT mensuplarının, kahraman Mehmetçiklerimizin canı ve kanı olan bağımsız ve egemen devletimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini yaşatmak ve tanınmasını sağlamaktır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sen Çok Yaşa..