KKTC’nin Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bütünleşmesinin, Avrupa Birliği’nden (AB) farklı olduğuna işaret ederek, “Bizim teşkilatımız, bizim aile meclisimiz, Avrupa’daki bütünleşmeden farklı. Bizim aramızda herhangi bir savaş olmadı; aramızdaki savaşları engellemek için değil, bütünleşmemizi, birbirimizin tarihi ve kültürel zenginlikleri üzerine kuruyoruz. Avrupa Birliği’nden farklı bir bütünleşmemiz var bizim” dedi.
Korukoğlu, Türk Dünyası dayanışmasıyla ilgili “karşılıklı hassasiyetler” üzerine de kritik vurgu yaparak, “Avrupa Birliği’nin sözde dayanışma ilkesi kapsamında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne, KKTC’ye karşı sınırsız destek verdiğini hatırlattı ve “Benzer bir desteği de biz Türk Devletleri Teşkilatı üye ülkelerinden bekliyoruz” ifadesini kullandı.
Kocaeli, 9-11 Ekim 2026 tarihlerinde Türk Dünyası’nın geleceğini ele alan son derece stratejik bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. AK Parti Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığı koordinasyonunda ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen “Türk Dünyası Gençlik Buluşması: Ortak Miras, Tek Yürek” buluşması, 400’ü aşkın üniversite öğrencisi, akademisyenler, diplomatlar ve basın mensuplarını bir araya getirdi.
KÖKLER DERİN VE ZENGİN
KKTC’nin Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, “Türk Dünyası’nın Gelecek Vizyonu: Gençlik, İşbirliği ve Diplomasi” oturumundaki konuşmasında, altı çizilmesi gereken diplomatik mesajlar verdi.
Büyükelçi Korukoğlu’nun ifadeleri, Türk Devletleri Teşkilatı’nın ne anlama geldiğini ve nereye evrilmesi gerektiğini kavramak açısından önemli.
Bilindiği gibi, Avrupa Birliği (AB), İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Avrupalı devletlerin birbiriyle yeniden savaşmasını engellemek amacıyla, ekonomik zorunluluklar üzerine inşa edilmiş bir yapıdır. Büyükelçi Korukoğlu, net bir şekilde, Türk Devletleri Teşkilatı’nın bir AB bütünleşmesi gibi olmadığına işaret ederek şu önemli farka dikkati çekti:
“Bizim Teşkilatımız, bizim aile meclisimiz, Avrupa’daki bütünleşmeden farklı. Bizim aramızda herhangi bir savaş olmadı; aramızdaki savaşları engellemek için değil, bütünleşmemizi, birbirimizin tarihi ve kültürel zenginlikleri üzerine kuruyoruz. Avrupa Birliği’nden farklı bir bütünleşmemiz var bizim.”
Esasında bu ifadeler, TDT’nin köklerinin ne kadar derin, ortak ve zengin olduğunu özetliyor.
Bugün TDT’de gözlemci üye ülke olan KKTC’nin hedefinin tam üyelik olduğunu da belirten Büyükelçi Korukoğlu, “KKTC için Türk Devletleri Teşkilatı yalnızca devletler arasında klasik ekonomik iş birliğini geliştirdiği bir platform değildir. Aynı zamanda ortak tarihimizi, dilimizi, kültürümüzü ve değerlerimizi, bizleri birbirimize bağlayan güçlü bir platform olarak görmekteyiz. KKTC olarak temel yaklaşımımız, bu ortak zemini daha da güçlendirmektir. Türk Dünyası ile ilişkilerimizi siyasi ve ekonomik, ticari, kültürel, eğitim ve toplumsal anlamlarda daha ileri bir seviyeye taşımak ve Teşkilatın ortak hedeflerine somut katkılar sunmaktır. Bu çerçevede KKTC’nin gözlemci statüsünü bir başlangıç noktası olarak görüyoruz.” diye konuştu.
İLK BİNDE, KKTC’DEN 4 ÜNİVERSİTE
Büyükelçi Korukoğlu, KKTC’de, yüksek öğrenim alanında önemli alt yapıya ve uluslararası deneyimlere sahip üniversiteler olduğunu, bu kapasiteyi, Türk Dünyası ortak eğitim ve insan kaynakları potansiyelinin geliştirilmesine daha fazla katkı sağlamak üzere değerlendirmeyi hedeflediklerini söyledi.
KKTC’deki 23 üniversiteden 4’ünün dünyadaki ilk bin üniversite arasına girdiğini, yaklaşık 40 bin civarında yabancı öğrenci olduğu bilgisini paylaşan İsmet Korukoğlu, Türk Devleti Teşkilatı üye ülkelerinden de 3 bin üzerinde öğrencinin KKTC’de ağırlandığını belirtti.
“TÜRK DEVLETLERİ ÇATISI ALTINDA BİR EĞİTİM VE DEĞİŞİM PROGRAMI OLUŞTURMALI”
KKTC’nin Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu da Türk devletleri çatısı altında öğrenciler, akademisyenler ve gençler için kapsamlı, sürdürülebilir ve sistematik bir eğitim ve değişim programı oluşturulmasını önemli bulduklarına işaret etti.
Diplomaların, akademik derecelerin, mesleki yeterliliklerin ve eğitim belgelerinin karşılıklı tanınmasının da bu sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunun altını çizen Korukoğlu, “Belgelerin karşılıklı tanınması gençlerimizin eğitim hayatını kolaylaştıracağı gibi Türk Dünyası içerisinde daha bütünleşik bir eğitim ve istihdam alanı da yaratacaktır” dedi.
“KARŞILIKLI HASSASİYETLER VE DAYANIŞMA” VURGUSU
Elbette her devletin kendi dış politika öncelikleri, ulusal çıkarları ve bölgesel dengeleri vardır. Bu anlamda, Büyükelçi Korukoğlu, diplomatik bir nezaketle ve net bir kararlılıkla, karşılıklı hassasiyetler ve dayanışmanın önemine vurgu yaparak, TDT üyesi kardeş ülkelere şöyle seslendi:
“Sadece TDT içinde değil her bölgesel teşkilatın içerisinde yer alan üyelerin kendi dış politika öncelikleri, bölgesel ilişkileri ve ulusal çıkarları bulunduğunun bilincindeyiz. Farklılıklarımızı karşılıklı anlayış ve saygı temelinde yönetebilmemiz Türk Dünyasındaki dayanışmayı daha da güçlendirecektir. KKTC olarak biz, özellikle Kıbrıs Türk Halkının karşı karşıya kaldığı haksız izolasyonun ve bu konudaki hassasiyetlerimizin Türk Dünyasındaki kardeşlerimiz tarafından dayanışma prensibi içerisinde daha iyi anlaşılmasını arzu ediyoruz. Unutmayalım, Avrupa Birliği sözde dayanışma ilkesi kapsamında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne karşı sınırsız destek vermektedir. Benzer bir desteği de biz Türk Devletleri Teşkilatı üye ülkelerinden bekliyoruz. Dayanışma, farklılıklarımıza rağmen birbirimizi anlamak, birbirimizin hassasiyetlerine saygı göstermek ve ortak geleceğine birlikte katkı sunabilmek demektir. Karşılıklı hassasiyetlerin gözetilmesi Türk Dünyası içerisindeki güveni ve işbirliğini daha da artıracağı açıktır.”
*