banner762
banner815
banner797

“Çocuklara pozitif bakış açısı kazandırılmalı”

banner476

Uzman Psikoterapist Öztül Özerdem, çocuklara pozitif bakış açısı kazandırmanın çok önemli olduğunu dile getirdi

banner825
“Çocuklara pozitif bakış açısı kazandırılmalı”

Uzman Psikoterapist Öztül Özerdem, çocukların ruh sağlıklarını korumak ve geliştirmenin ebeveynlerin ve çocukla ilgili tüm kurum ve kuruluşların görevi olduğuna dikkat çekti. Özerdem, sağlıklı kişinin kendi yetenek ve kapasitesini geliştiren kişi olduğunu, bunun için de çocuklara pozitif bakış açısı kazandırmanın çok önemli olduğunu dile getirdi.
Özerdem, pozitif bakış açısının problemleri yok saymak değil, var olan problemleri bütünüyle görüp olumlu bir biçimde çözebilme becerisine sahip olabilmek olduğunu da söyledi. 
Sorumluluklarını yerine getirmek istemeyen, yüz yüze eğitim temposunun gereklerini yapmayı reddeden çocuklarla ilgili olarak da konuşan Özerdem, şu bilgileri verdi:
 “Yavaş yavaş, her şeyin bir alışma süreci vardır. Yeni durumlara alışmamız için belli bir süre geçmesi gerekir. 1.5 yıllık bir kapanmada yetişkinler de çocuklar da sıkıntılar yaşadı. Şimdi benzer sıkıntıyı yine adaptasyon döneminde yaşayabiliriz. Disipline olma konusunda bizim kılavuzluğumuza ihtiyaçları vardır. Motivasyonlarını artıracak şekilde davranabiliriz. Yol gösterebiliriz. Öğretmenlerin yardımıyla verimli ders çalışma programları hazırlayabiliriz. Okulda dersleri etkin bir şekilde dinlemelerine daha çok yardımcı olabiliriz. Görsel işitsel dokunsal öğrenme özelliklerine hitap ederek sınıfta öğrenmeyi sağlayabiliriz. Eve gittikleri zaman da dikkat sürelerini saptayıp dikkatlerinin kaçmayacağı bir sürede ödevlerini yapmaları önemli. Bir çocuğun masa başında dikkatinin ne kadar sürdüğünü ailesinin öğretmenlerinin yardımıyla hesaplanabilir ve çocuk motive edilebilir. Ders aralarında bilgisayar ve televizyonda zaman geçirmemek daha doğru, doğal yaşama dönsünler hayvanlarıyla bahçeyle aile fertleriyle ara versinler hava alsınlar sonra 10 dakika sonra tekrar derslerine dönsünler . Böylece öğrenme daha kalıcı olur”.
Eğer çocukta mental bir bozukluk yoksa, “hasta çocuk olmadığını, hasta aile olduğunu” kaydeden Özerdem, eğer aile bilinçli değilse ve çocuğuna yaklaşımı iyi değilse bazen okulun ailenin yerini aldığını ve çocuklara mümkün olabildiğince destek olabildiğini söyledi.
Bu tür ailelerin çocuğun durumunu algılamadığını, çocuğun durumunu kendi açısından bildikleri gördükleri ve yaşadıklarıyla değerlendirdiğini ifade eden Özerdem, “Neyi nasıl yapıyorsak ailemizden genellikle öyle görmüşüzdür. O zinciri kırmak gerekiyor. En azından farkındalığı olan kişilerin ailelerindeki o bozuk davranışı koparıp atmaları gerekiyor” diye konuştu.
Ailelerin çocuklarının başarısı için sorumluluk alması sabırlı davranması gerektiğini, çocuklarıyla kaliteli zaman geçirmeleri gerektiğini dile getiren Özerdem, “Biz çocuklarımızın benlik saygılarının yüksek olmasını istiyoruz. Burada bizim onlara verdiğimiz imajdır önemli olan, kendilerini öyle algılayacaklar. Çocuğun kendine güven duyması ve ailesinin yanında olduğunu bilmesi sıkıntılarını aşmasında çok önemli” dedi.
 
 
banner342
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.