KKTC’de üçüncü ülke vatandaşlarını kapsayan ve barınma ile beslenme desteği sağlanması karşılığında asgari ücretten yüzde 40’a kadar kesinti yapılabilmesine olanak tanıyan Asgari Ücretler (Değişiklik) Yasa Tasarısı, Resmi Gazete’de yayımlanarak halkın bilgisine sunuldu.
Düzenleme, yabancı uyruklu işçilere sağlanan beslenme, konaklama ve yaşam desteğinin yazılı akit yapılması şartıyla asgari ücretten mahsup edilmesini öngörüyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, BRT’de yayınlanan Gündem 12 programına katılarak Asgari Ücretler Yasası’nda yapılması planlanan değişiklikle ilgili bilgi verdi, eleştirilere yanıt verdi.
Hasipoğlu, bazı sektörlerde KKTC vatandaşı işgücü bulunmaması nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşandığını belirtti. Bu sektörlerde işverenlerin, asgari ücretle çalışan yabancı işgücüne barınma ve yemek imkânı sağladığını ifade eden Hasipoğlu, yeni düzenleme ile bu imkânların ücretin bir parçası olarak değerlendirilmesinin öngörüldüğünü söyledi.
Düzenlemenin iki tarafın rızasıyla uygulanacağını vurgulayan Hasipoğlu, konunun komitede tüm paydaşların katılımıyla ele alınacağını kaydetti.
Hasipoğlu, “Eşit işe eşit ücretin bu yönüyle anlam bulacağını düşünüyoruz” dedi.
KTAMS’TAN TEPKİ
Öte yandan Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Başkanı Güven Bengihan, Asgari Ücretler (Değişiklik) Yasa Tasarısı'nda yapılmak istenen düzenlemenin çalışma hayatında adaletsizlik ve eşitsizlik yaratacağını savundu.
Bengihan, yaptığı yazılı açıklamada, yapılması öngörülen değişikliğin, yabancı uyruklu işçilere sağlanan beslenme, konaklama ve yaşam desteğinin, yazılı akit yapılması şartıyla asgari ücretten yüzde 40’a kadar mahsup edilmesine olanak tanındığına dikkat çekti.
Çalışma yaşamının temel ilkesinin “eşit işe eşit ücret” ve çalışanlar arasında ayrımcılığın önlenmesi olduğunu kaydeden Bengihan, söz konusu düzenlemenin aynı iş yerinde çalışan yerli ve yabancı emekçiler arasında ücret ile haklar bakımından dengesizlik yaratacağı görüşünü dile getirdi.
Bengihan, işverenlerin maliyet avantajı elde etmek amacıyla daha düşük ücretli iş gücüne yönelmesinin, yerli çalışanların istihdam olanaklarını azaltabileceğini ve çalışma hayatında haksız rekabet ortamı yaratabileceğini savundu; düzenlemeye ilişkin şu soruları yöneltti:
“Çalışanların ücretlerinden yapılacak bu kesintiler karşılığında gerçekten yeterli ve insan onuruna yakışır beslenme ve konaklama hizmeti sağlanacak mıdır? Sağlanacak konaklama ve yaşam koşullarının asgari standartları kim tarafından belirlenecek ve kim tarafından denetlenecektir? İşverenlerin sağlayacağı hizmetlerin yeterli olup olmadığını hangi mekanizmalar kontrol edecektir? Çalışanların sosyal güvenlik yatırımları ve diğer yasal hakları kesinti yapılmış ücret üzerinden mi yoksa gerçek asgari ücret üzerinden mi hesaplanacaktır?”
Asgari ücretten yüzde 40’a kadar yapılacak kesintinin emekçinin eline geçen nakit ücreti azaltacağını kaydeden Bengihan, bu durumun çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılamasını zorlaştıracağını, onları ekonomik olarak işverene daha bağımlı hale getireceğini ve çalışma hayatında yeni bir yoksulluk ile güvencesizlik alanı yaratacağını savundu.





