Fehime ALASYA
Mağarada yaşamaları ile gündeme gelen Pınarbaşı sakini Hüseyin Tumbak ve ailesi, yeniden sokakta kalma korkusu ve kendilerine yapıldığını ileri sürdükleri haksızlıklar nedeniyle HALKIN SESİ ile yeniden gündeme gelmişti. Aile, kaldığı evden çıkması için tehdit aldığını anlatmış, kendilerine yardım eli uzatan Mehmet Kumser ve Ömer Kadiroğlu’ndan yakınmıştı, Hüseyin Tumbak için “Yeni Tavuri” nitelendirmesi yapan Mehmet Kumser’in ardından Ömer Kadiroğlu da yapılan açıklamalara yanıt verdi. “Bu adama yardım ettiğim için köpekler gibi pişmanım, iyilikten maraz doğar, bundan sonra da birine yardım eder miyim o da tartışılır” diyen Kadiroğlu, her şeye rağmen Tumbak ailesine yardım etmeyi göze aldıklarını fakat buna pişman olduklarını ifade etti.
Mağarada yaşayan Hüseyin Tumbak ve ailesine yardım eli uzatan fakat pişman olduğunu dile getiren Ömer Kadiroğlu, geçtiğimiz gün HALKIN SESİ’nde yayınlanan “Bu filmin sonu ne oldu?” başlıklı haberinde Hüseyin Tumbak’ın açıklamalarına yanıt verdi. Açıklamasında “Bu aile için çok tehdit aldık, bize sakın yardım etmeyin, boşadır dediler. ‘Madem çocuklara yardım etmek istersiniz o aileden çocukları alarak kurtarın, öyle yardım edin’ dediler. Onunla ilk kez mağarada tanıştım, ilkel şartlarda yaşarken onları ev sahibi yaptıysam, eşya taşıdıysam, birçok iyilik yaptıysam ve beni bu şekilde ödüyorsa yanımda hiçbir şekilde yeri yoktur.” ifadelerini kullandı.
“BU FİLM KOPTU”
Hüseyin Tumbak’ın kendisine yapılan iyilikleri suiistimal ettiğini dile getiren Kadiroğlu, “Bu adamın içkici, kumarcı olduğuyla ilgili bizi çok uyardılar, biz de elimize geçen parayı gıda olarak onlara verdik. Hiçbir zaman para vermedik, para vermeyince de kötü olduk. Böyle birine güvenip para veremezdik.” dedi. Tumbak’ın bazı ifadelerini eleştiren Kadiroğlu, ailenin oturduğu söz konusu evi geri alıp İğneci Dostlar’a bağışlayacaklarını söyledi. Kadiroğlu Hüseyin Tumbak’ın açıklamalarını şöyle eleştirdi; “Bu filmin sonu ne oldu şeklinde açıklama yapmış, Bu film koptu, kendisine yapılan iyilikleri suiistimal etti. Bu adamın içkici, kumarcı olduğuyla ilgili bizi çok uyardılar, biz de elimize geçen parayı gıda olarak onlara verdik. Hiçbir zaman para vermedik, hep gıda yiyecek yardım verdik. 20 bin TL elektrik borcu varmış, eğer aklıyla dursaydı yardımlar devam edecekti, elektrik ve suyu da açılacaktı. Suyu kaçak kullanıyorlar, belediyeyi aradık, mühürleyin dedik, mühürlenmedi. Sürekli gıda yardımı istedi, yaptık. Arayıp meyvem bitti dedi, yemeğim yok dedi, aldık yolladık. Para istedi, vermedik, kötü olduk. Böyle birine güvenip para veremezdik.
Ev benim dayımındı ve ben buna aracı oldum, evi onlara verdik. Bir haftada evi bitirdik, muazzam bir ev yapıldı. Eve yerleştiler, yardım getirmeye başladık. İnsanlar bize ulaştı, çok insan getirdik, herkesin ellerinde koliler dolu. Akabinde yardım olarak giden makarnaları, bahçesindeki köpeklere kaynattığını gördük, bunları görünce gıdaları dahi ellerinden aldık ve azar azar vermeye başladık. Aileye hakkım geçmişse çocuklara helal, aileye haram ediyorum. Karısı bize ben mağarada daha mutluydum dedi. Orada jakuzi de mi yıkanırdı? Klimada mı otururdu? Bu adama yardım ettiğim için köpekler gibi pişmanım, iyilikten maraz doğar, bundan sonra da birine yardım eder miyim o da tartışılır. Televizyonlara çıkıp reklam yapmışız da sonra yüzlerine bakmamışız, nasıl reklam yaptık ki? Yüzüne bakmayacak olsam ev verir miydim? Arabamı yakar mıydım? 900 TL cep telefonu faturası öder miydim? Onları evden atıp, tamir edilen eve kendim yerleşecekmişim diyorlar, çok ayıp! Onu evden atmak için elimden geleni yapacağım. Bu aile o evi hak etmiyor, evi İğneci Dostlar’a bağışladık, Tumbak dost değil, gerçekten ihtiyacı olan birine vereceğiz ya da kiralayıp gelirinin de İğneci Dostalar’a bağışlayacağız.”
“BENİM EVİM YOKKEN, ONLARA EV VERDİM”
Şahsına yönlendirilen acımasız eleştiriler olduğunu kaydeden Kadiroğlu, kendinden çok fazla ödün vererek Tumbak ailesine yardımda bulunduğunu söyledi. Tumbak ailesi için yapılan tüm bağışları ve yardımları kayıt altında tuttuklarını anlattı. Kadiroğlu açıklamasına şöyle devam etti; “2017 yılında evleneceğim, benim evim yokken, onlara ev verdim, hırsızlıkla suçlandım. Dikmen Belediyesi’nin de maddi çıkarlar doğrultusunda Hüseyin Tumbak ile işbirliğine girdiğinden şüphe duyuyorum ve araştırmasını yapacağım. Mehmet Kumser abimizin yaptığı bu yakıştırmanın Tavuri'ye hakaret olduğunu düşünüyorum. İş ve aile hayatımı aksatarak onlarla ilgilendim, bir gece gittim, onlarla oturan bir aile vardı, aile kaçınca bana Hüseyin bir zarf verdi, fitre parasıymış, Mehmet Kumser’e verdim, o da bunu videoya çekti, kaydetti. Tumbak için toplanan para ortada. Hüseyin Tumbak, İngiltere’den ve buradan yedi bin kişi yardım yapmış, hepsi bir TL’den yardım yapsa yedi bin TL, şu kadar yardım yapsa şu kadar olurmuş diye bir hesap içine girdi. Gelip benimle akşam yemeği yerken, sabahlara kadar benimle sohbet ederken karısı ne yapar, çocukları ne yer düşünemez de şimdi mi çocuklarını bu kadar savunur? Çocuklarını gece hastalanınca doktora dahi götürüyorduk” dedi.



