Tarih 3 Nisan 1989’du…Eski başbakanlardan Mustafa Çağatay, Girne’de meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybetmişti.
Mustafa Çağatay’a kaldırımda yürürken bir araç çarpmıştı.
Kaza, Çağatay’ın evine 100, Girne Hastanesi’ne ise 20 metre uzaklıkta olmuştu. Çağatay çarpmanın etkisiyle yol kenarına savrulmuştu…Ağır yaralıydı…Ve o gece, 00:45’te hastanede hayata gözlerini yummuştu.
Kıbrıs Türk siyasetinde kısa süre kalan Dr. Ali Atun’un bu konuda yaptığı açıklamalar ilginçti. Ali Atun, ölümünden çok kısa süre önce dönemin Başbakanı Mustafa Çağatay’ın “yeni bir parti” kurmak istediğini açıklamıştı.
Atun, Mete Tümerkan’a yaptığı açıklamada dönemin Başbakanı Mustafa Çağatay’ın UBP’den ayrılarak yeni bir parti telaffuz ettiğini belirterek, “Çağatay öldüğü günün sabahı beni telefonla aramıştı. ‘Gel yarın, al Aydın Sami’yi de görüşelim. Bir parti kuracağız’ dedi. Fakat gece o kaza oldu, eve dönerken kaldırımda bastılar kendisini ve öldü” diye konuşmuştu…
Bundan yıllar önce Mustafa Çağatay’ın ölümü ile ilgili eşi Tuncay Çağatay ile bir röportaj yapılmıştı.
Tuncay Çağatay o günlerde eşinin ölümü ile ilgili şok sözler söylemiş, konunun araştırılmadan kapandığına vurgu yapmıştı.
Bir gece evinin 100 metre ilerisinde bir trafik kazasında yaşama veda eden Başbakan Çağatay neden ölmüştü?..
Ali Atun’un dediği gibi yeni bir parti kurma hazırlığı, derin güçlerin O’nu öldürmesine mi yol açmıştı?..
Tuncay Çağatay eşinin ölümüyle ilgili “gerçekleri bilmediğini ve devlet yetkililerinden hâlâ açıklama beklediğini” anlatmıştı.
Tuncay Çağatay kazanın oluş biçimini de sorgulamış ve şöyle demişti:
“Çağatay kaldırımda yürüyordu, araba ile yürüdüğü taraf tam zıt taraflardı. Ne olması gerekir ters tarafa geçmesi için?.. Araba sol tarafta Bellapais’a doğru gidiyormuş, Çağatay ise sağ tarafta kaldırımdaydı. Çağatay’ı kaldırıp da yere vurması için süratinin ne olduğunu bilemiyorum… Söylenenlere göre Çağatay’a vuran kız çarpmış ve kaçmış, durmamış”
Tuncay Çağatay, 2005 yılındaki açıklamalarında şu çağrıyı yapmış, “açıklama” istemişti:
“16 yıl geçti ve ben hâlâ gerçekleri bilmiyorum. Kim aldı oradan ve hastaneye götürdü, kim?.. Bir sürü duyumlar aldık, benim için muammadır hâlâ… Sanki bir sır perdesi var, inşallah bir gün bu sır perdesi kalkar ve her şey itiraf edilir. Ben 16 yıl sonra bunun çağrısını yapıyorum. O kazayı yapan kızdan, polisten, ilgili kişilerden gerçekleri bana anlatmalarını istiyorum”
Mustafa Çağatay’a aracın çarpmasından sonra yaşananlar da hâlâ bir sır perdesinin arkasındadır.
Lakin, Çağatay’ın yaralı olduğu, ambulansta bilerek ya da bilmeyerek oksijen verilmediği, örtülmediği öne sürüldü.
Tuncay Çağatay da bunların kendi bilgisine geldiğini ancak herhangi bir bilginin doğrulanmadığını ifade ediyor.
Tuncay Çağatay, 2019 yılında verdiği röportajda ise eşinin ölümünde herhangi bir kasıt, herhangi bir art niyetin asla olmadığını vurgulamıştı.
Eşinin kaza olduğu gün abisiyle birlikte olduğunu ifade eden Tuncay Çağatay şöyle devam etmişti:
“Tesadüfen abim Pazar akşamı geliyor. Abimin bir işi var ve Pazartesi sabahı 8.00’de bir dairede olması gerekiyor. Çağatay’ın da abime bir belge vermesi gerekiyordu ve dedi ki şimdi gidelim bu işi tamamlayalım çok sabah kalkmayalım. Çağatay’ın avukatlık ofisine abimin arabasıyla gittiler. Yazıhane yaya olarak evle 5 dakika mesafede, kaza da dönüşte oluyor. Eşim yaya olarak dönüyor. Abim mi tuzak kurdu yani? Çağatay’a tuzak kuracak bir olay yok zaten.”




