Nakit yardımla yaşamaya çalışan bir vatandaşın eline geçen para yaklaşık 665,82 avro.
Milletvekillerinin, bakanların ve başbakanın maaşı ise yaklaşık 8.519,32 avro.
Soruyorum:
Bu nasıl bir düzendir?
Bir tarafta ay sonunu getiremeyen insanlar, diğer tarafta halkın vergileriyle yüksek maaş alan yöneticiler...
Buna mı adalet diyorsunuz?
Buna mı sosyal devlet diyorsunuz?
Halk yoksullukla mücadele ederken, yönetenler kendi refahlarını koruyor.
Bu uçurum kabul edilemez.
Unutmayın; halkın sabrının da bir sınırı vardır. Sandık geldiğinde hesabı da, kararı da halk verecektir.
(Şefik Dereli)
Toplantı sonrası yapılan açıklamadan anlaşılan BM Genel Sekreteri 5+1 formatını toplamaktan vazgeçmiş değil. Tam tersine, hedefi yine 5+1'i toplamak. Ancak bu kez sonuç vermeyecek, sadece pozisyonların tekrar edileceği bir toplantı istemiyor. Bu nedenle önce güven artırıcı önlemler ve tarafların üzerinde uzlaşabileceği ortak bir çalışma metodolojisinin hazırlanmasını, ardından 5+1'in bu zeminde toplanmasını hedefliyor.
Buna rağmen önemli bir belirsizlik sürüyor: Bu metodoloji için taraflara BM tarafından somut bir öneri paketi sunuldu mu, yoksa bu çerçeve bundan sonraki temaslarda mı oluşturulacak? Şimdilik bu nokta netleşmiş değil.
(Mete Hatay)
KARŞILIKLI NİYET OLSA, anahtar deliğinden gergedan geçirilir. Geri de döndürülür… Bir BM genel sekreterini daha zirziro gibi çatlatıp, moral motivasyon olarak sıfırlayıp, geldiğine pişman edip, anasından emdiği sütü burnundan getirip, adamızdan gönderiyoruz…
NİYET YOK be buba, niyet… Ne bizde, ne oyanda, ne garantörlerde, ne dünyayı yönetenlerde… Herkesin arkında su vardır. Umuru değildir hiç bir tarafın. Çünkü esas ve tek kaybeden, biz Kıbrıslılarız; Türk’ü Rum’u Maronit’i Ermeni’si Latin’i… Ama en kötü şartlarda kaybeden de bizleriz. Yok oldu gitti bir toplum göz göre göre.
Durum böyle iken hala siyasiymiş mücadele ediyoruz birbirimizle. E kolay gelsin diyeyim… Bu, dünyanın en güzel adası Kıbrıs, bizim yudumuz, bizim evimiz değil mi yahu? E? Bu güzel ada bizlere fazladır. Sahra’nın göbeği tamamdır bizler için.
(Mustafa Gürsel)
Rum tarafı, "Federasyon görüşülmezse masada yokuz"
Türk tarafı, "Medodoloji olmazsa olmazımızdır"
Guterres, "Samimi görüşmeler yaptım"
Kıbrıslı Türkler, "Hepinize geçmiş olsun"
Kıbrıslı Rumlar, "Mülklerinizi rüyanızda görürsünüz"
Statükocu ve ganimetçiler, "Gözünüz aydın"
Sonuç, "sıfır"
Güle güle Sn. Guterres, umarım "molehiya ve şeftali kebabını beğendiniz"
(Ufuk Çağa)
Akıncılar, Haspolat ve Lefkoşa'da bulunan Mağusa Kapısını açın, araç sigortalarının karşılıklı tanınmasını sağlayın ve ticaret tüzüğünün kapsam ile limitini arttırın. Başka da bir şeye gerek yok, su akar yolunu bulur...
(Halil Talaykurt)
Yeni bir şey yazmaya gerek yok.. Sıfıra sıfır, elde var sıfır.. Bunu yazdık diye kötü olduyduk sonuç ortada.. Bari bir duple rakıcık içeydi..
(Aytuğ Türkkan)