En son yapılması gereken şey müzakere masasından kaçmak olur (böyle bir yola girileceğini sanmıyorum). Çünkü bugün konuşulan ara dönem için atılacak olası karşılıklı adımlar, yalnızca Kıbrıs sorununu değil, Türkiye-AB ilişkilerini de yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. Örneğin Maraş'ın iadesine karşılık kuzeyle doğrudan ticaretin başlaması, yıllardır süren önemli bir tıkanıklığı da aşabilir. Türkiye, AB'nin Doğrudan Ticaret Tüzüğü'nü hayata geçirmediğini öne sürerek Ankara Anlaşması'ndan doğan yükümlülüklerini tam olarak uygulamaktan kaçındı. Eğer bu karşılıklı engellerden biri kalkarsa, diğerinin de siyasi gerekçesi önemli ölçüde zayıflar.
Bu nedenle bu tür ön anlaşmalar tek başına nihai çözüm olmasalar bile, sürece yön verir, güven üretir ve tarafların hareket alanını genişletir. Hele ki amaç yalnızca Kıbrıs'ta değil, aynı zamanda Türkiye-AB ilişkilerinde de yeni bir sayfa açmaksa, müzakere masasını terk etmek değil, onu somut karşılıklı kazanımlar üreten bir zemine dönüştürmek gerekir. Böyle bir süreç, kapsamlı çözüme giden yolu kısaltmasa bile daha görünür ve daha gerçekçi hale getirebilir.
(Mete Hatay)
BTM 2. Lig de final maçları inanılmaz bir futbolsever katılımıyla gerçekleşti. İlgi güzel ama takımlara baktığımda görünürde bir başarı olsa da bu takımlar genelde liglerdeki takımların kiralık oyuncularından toplama takımlar. 2 3 senede bir günü birlik kurulup sonra da kaderine terk ediliyor ta ki bir meraklı ya da bir "deli" çıkana kadar.
Lige 4 takım Çıktı bunlar Boğaziçi, Dika ,Çamlıbel ve Akdeniz hepsini yürekten kutlarım .
Bence bölgesel liglerdeki düzenlemeler sürüdürülebilir bir yapıyla desteklenmeli , altyapılara mutlaka önem verilmeli ve her köyün bir takımı olması yerine mümkünse bölgelerde 3-4 köy birleşerek daha güçlü takım ve altyapılar kurmalıdır. Profesyonel liglerde sözleşmelerin gelmesi bu takımlarımız için de çok önemlidir çünkü ligdeki kuluplerin bünyesinde bulunan herbirinin neredeyse 50’yi aşan listelerindeki hersene kiralık giden oyuncular da serbest kalıp bu takımlara yarayacaktır.
(Tekin K. Birinci)
Guterres'in programı nedir bilmem ama yolunun üstüdür hastanenin ordan geçerken Tayfun abiden 1.5 et şiş... Ercan'a direk uçuçlar bu hafta başlar...
(Mehmet Ekin Vaiz)
GUTERRES ZİYARETİ :
Ben hoş geldin demiyorum.
Dünyadaki kaotik ortamda, on binlerce çocuk , hasta, kadın feci şekilde katledilirken , BM in basındaki kisinin pasif ve etkisiz kişiliği tarihi bir talihsizliktir.
Hatta daha ileri giderek onu:
GAZZE KATLİAMININ SUÇ ORTAĞI OLARAK KARSILİYORUM.
Kıbrıs sorununa gelince:
Bir geçiş dönemi önereceği anlasıldı
Bu geciş döneminde, iki halkın tabanda , ekonomik faaliyetlerinin normalleşmesi öngörülecek.
Yani benim çözüm önerime gelinmiş oluyor. Ne diyordum:
"ÇÖZÜM TABANDA İKİ HALKIN , REFAHI, EKONOMİK GELİSMESİ İÇİN MEVCUT NÜKLEİLERİ HAREKETE GEÇİRMEK.
Maraş, turizm, ulaşım, enerji, doğal gaz. Vs."
Demekki okunuyorum ve dikkate alındım.
Ancak ,bir ayrıntı var.
Bu geçiş döneminde, yer alacak ortak faaliyetlerde,:
KKTC KENDİ TÜZEL VE EGEMEN KİŞİLİĞİ İLE Mİ YER ALACAK.!!!
Yoksa bir komisyonda, bir Türk üyenin EVET i ile mi karar üretilecek. Bir Ali Cengiz oyunu mu var.
Bir Türk üye, ortak komisyonda, Kıbrıslı Türklerin tümünü temsil etmez.
BU SİYASİ VE EGEMEN ESİTLİK TEZİMİZİ ORTADAN KALDIRIR.
En basit matematik bilgisi olanlar bile bunu bilir.
(Yücel Dolmacı)