Hade yahu siz da
Ne Rum ne Türk ikisinin işi de hikâye. Sen o günü kutla ben bugünü kutlayayım. Sen şu günde yas tut ben de bugünde yas tutayım.
Neden?
E sen şu tarihte şu kadar masum insanımızı vurup öldürüp kuyulara attın.
Sen de şu tarihte şu kadar insanımızı vurup katledip toplu mezarlara koyup dozerle üzerini kapattın.
Sen şunu yaptın ben sen yaptın diye yaptım.
Ama sen benim şu kadar malıma da el koydun
E sen da benim mallarıma el koydun.
Seni Avrupa Birliğine aldılar tek taraflı beni dışarda bıraktılar (girmek için çok uğraştıydın ya)
Dünya bana 52 yıldır ambargo koyar.
Tamam olan herkes aşağı yukarı bunları bilir yapılan katliamları da bilir çekilen acıları da bilir belki gençler bilmez ama onlar da duyar tabii ki duymak birebir savaşı yaşamak kadar etkili olmaz, yaşamalarını da istemem. Ben 10 yaşındaydım ve hala yaşadıklarım usumda hiç unutulmaz. 52 senedir geçmişte yaşanan bu acıların bir daha yaşanmaması için 2 toplum arasında yıllardır görüşmeler olur ama bana göre her iki taraf da sadece kendi çıkarını düşünür. Her iki taraf da çıkarından ödün vermez. Zaten hakemlik eden garantörler onlar da kendi çıkarlarını gözetme gayretinde. Güven artırıcı önlemler derler bana göre ilk yapılması gereken şey okullara ilk okuldan liseye kadar tıpkı İngilizce dersi gibi karşılıklı olarak Türkçe ve Rumca dersini mecburi ders olarak koymalılar. Eğer bu yapılsın bana göre inanın barışa giden yolun önü açılacak. Her iki tarafta herkes çatır çatır Rumca yahut Türkçe konuşmaya başlasın herkes birbirini daha iyi anlayacak.
Kutlamalara gelince, ülkede kalıcı barışı tesis etmek isteniliyorsa yine benim fikrime göre kutlama yapmak yerine bu gibi günlerde karşılıklı olarak iki toplumlu anma etkinlikleri düzenlenmeli ve bir daha böyle acıların yaşanmaması için ant içilmeli gençleri de birbirine düşman olarak yetiştirmemeli.
Tabii ki statükodan beslenen kesimler her iki tarafta da vardır ve bu iş onların hiç hoşuna gitmez. Onlar havanın hep alacakaranlık olarak kalmasından yanadır ve size mutlaka birgün gelecek aydınlık günlerin masalını anlatmaya devam edip değirmenlerine gelen suyun kesilmemesi için ellerinden geleni yapacaklar.
(Hasan Mullaoğuları)
Harika sahasından her geçtiğimde duygulanmamak elde. Çocuk bu sahada top koşturdu bu sahada çocuk sesleri hep kulaklarımda yankı. Belki 3-5 tanesi futbolcu oldu ama birçok mesleklerde de iş adamı olanları da görüyorum ve gurur duyuyorum. Yüzlerce çocuğa imkân sağlayıp o bölgede çocukları spor içerisinde tutmak için çok bu sahanın kullanıla bilmesi için birçok fedakarlıklarda bulunduk ama gelin görün ki bu sahada umutlara yaşanacaklara güzel günlere çocuklar adına pes etti ve halen perişan etmiş bir durumda bekliyor. Bölge insanımızın ekonomik gücü
Yeterli olmadığımdan destek de bulamadığından halen duruyor.
Bu ülkede spor dairesi spor bakanı bilmem ne hepsi yalan dolan bu bölgenin oy Potansiyeli yetersiz bu yüzden ne yatırım yapılıyor ne de bakım çocuklarımız da maalesef başka yerlerde spor dışında yoldan çıkıp kendilerini kaybediyorlar.
Yine de geç değil bu bölgenin
Harika bölgesinin
Muhtarı
Çocukları olan Aileler
Spor dairesi
Belediye spor severler hepimize görev düşmüyor mu 3 kuruş 5 kuruş imkanlar dahilinde bir an önce Neredesiniz… çocuklarımızın sesini duyuracak bir ses bekliyoruz Neredesiniz….
(Süleyman Özkoç)
ÇEVRE TEMİZLİĞİ:
Son dönemlerde, Halkın bu konuda daha duyarlı veya alışkanlığını tam olmasa da değiştirmeye çalıştığını görüyorum.
Yol kenarlarına plastik, şişe, cam kırıkları birikmiyor. Dün AYFİLON Manastırına giderken, bir kirlilik görmedim. Karpaz piknik alanı temizdi.
Binlerce kişinin gittiği AYFİLON Plajı da temizdi.
Geçmiş günler;
Suat Hoca (Günsel) çağırır, önemli konularda görüşürdük.
Kendisine:
- Yakın Doğu Üni. Yolu çok kirli. Kamera köy, ağır ceza uygula dedim.
- Olmaz dedi. Devamlı temizlettireceğim. Temize halk alışınca kirletmeyecek, dedi.
Prof. Vamık Volkan Bey bana anlattı:
CB Mustafa Akıncı ve Meral Hanım çevre konusunda bir etkinlik düzenlediler. Okullardan çocukları davet ettiler. Hoca da konuştu.
Çocuklar dağıldı. Çips paketleri, meşrubat şişeleri çimenlerin üstünde. Temizletmek Meral hanıma düşmüş.
- Bu bir üzerinde durulması gereken süreçtir dedi, Vamık Bey.
Ben bir sponsor ararım.
Benim bir aylık kediciği videoya çektim.
Toprağı kazdı, kakasını yaptı, toprakla kapattı. Kokladı, üzerine biraz daha toprak çekti.
Bunun, heykel, poster, vb yaptırıp, kamuya açık yerlere asacağım.
(Yücel Dolmacı)