Ayaklı Gazete

Sosyal Medyanın Sesi

Abone Ol

Bir esnafla konuşuyorum.

Yirmi iki yıl önce gelmiş adaya.

“Evim yok” diyor.

Çocukları değil aslında kendisi ve tüm ailesi için “ilk ev” kredisine başvurmuş.

Bankaya yönlendirmişler.

Bankanın istediği tanıdık bir şart...

İpotek gösterecek mal ya da iki memur kefil.

Adam acı acı gülerek anlatıyor:

“İpoteği gösterecek malım olsa zaten krediye başvurmazdım. Siz bana iki memur kefil bulun.”

Aslında onun anlattığı yalnızca kendi hikâyesi değil.

Bankaya giden pek çok insan aynı duvara çarpıyor.

Bizim sistemimizde başka bir gariplik daha var...

Bankalar illaki "memur" kefil istiyor. Sanırsınız ki özel sektörde çalışan, üreten insan bu ülkenin vatandaşı değil.

Belki de bir ofis açılmalı:

“Kefil olmaya hazır memurlar ofisi…”

Çünkü başka kimsenin kefilliğini kabul eden yok.

Gerçeği söylemek gerekirse artık kimse kimseye kefil de olmuyor.

Ne kardeş kardeşe…

Ne akraba akrabaya…

İnsanlar neredeyse kendi gölgesine bile güvenmez hâlde.

(Cenk Mutluyakalı)

KKTC nereye koşuyor? Tam ört ki ölem modundayız!...

Hükümetler bazen yapacaklarını yapmak ve bir şeylerin üzerini örtmek için halkın dikkatinin başka tarafa çevrilmesini bekliyor. Beklediği an geldiği zaman düğmeye basıyor ve iş işten geçtikten ‘Gocakarı ‘ elini yıkayıp kapıya mandalı astıktan sonra fiber optik olayında olduğu gibi ama napalım ‘Emir Yüksek’ yerden geldi diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışıyor.

İSTİKAMET İRAN HEDEF AFGANİSTAN

Yıllardır buralarda eğitim ile ilgili uygulamaya çalışılanlara baktıkça yazılarımızda istikamet ‘İRAN’ ama esas hedef ‘AFGANİSTAN’ dediğimiz noktada hız kesilmiyor.

20 YILDIR TAK DİYE VERİLEN EMİRLERİ ŞAK DİYE UYGULUYOR

Yıllardır Tarım Bakanı, İçişleri Bakanı ve Eğitim Bakanı olarak bir halt yiyemeyen onbaşı bile olamayan Çavuştan bozma verilen direktifleri yerine getirmekle görevli 20 yıllık koltuk sahibi‘ Emir Erimiz’ zamanında, Türkiye’den gelen dinci kesimin cirit attığı Eğitim Bakanlığında ‘TAK diye verilen emirleri ‘ŞAK’ diye yerine getirdiğini gözlemliyoruz.

(Taner Ulutaş)

Kim kimin arazisini durmadan kime peşkeş çekiyor?

Bunlara dur diyecek kimse yok mu?

Devletin denetleme kurumları, sivil toplum kuruluşları nerede?

(Ülker Fahri)

Gazi yakını kartımızı THY mobil uygulaması üzerinden sisteme tanıttık ve ardından gerekli belgeleri e-posta yoluyla ilettik. Yaklaşık iki ay sonra sistem aktif hale geldi ve web sayfası üzerinden indirimli bilet satın alabilir duruma geldik. Nitekim bu şekilde bilet de satın aldık.

Ancak yaklaşık iki hafta önce tekrar indirimli bilet almaya çalıştığımızda sistem üzerinden işlem yapamadığımızı gördük. Bunun üzerine THY Lefkoşa Ofisi ile iletişime geçtiğimizde, indirimli biletlerin artık online olarak alınamayacağı ve yalnızca ofislerden temin edilebileceği tarafımıza bildirildi.

Bu durum günümüz şartlarında oldukça büyük bir mağduriyet yaratmaktadır. İnsanlar bazen ani bir şekilde seyahat kararı alabilmektedir. Böyle bir durumda, örneğin Karpaz bölgesinde yaşayan bir kişinin sadece indirimli bilet alabilmek için Lefkoşa’daki ofise gelmesi gerçekçi değildir.

Dijital çağda, daha önce aktif olarak kullandığımız bir online sistemin kaldırılması kullanıcılar açısından ciddi bir geri adım niteliğindedir. Bu nedenle gazi ve gazi yakınlarına tanınan bu hakkın yeniden online sistem üzerinden kullanılabilir hale getirilmesini önemle rica ediyoruz.

(Şevket Songur)