Siyaset

“Samimi ve yararlı bir görüşme”

Cumhurbaşkanı Erhürman ile Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis, ara bölgede baş başa bir buçuk saat görüşme yaptı. Erhürman, görüşmenin “son derece açık ve samimi” geçtiğini vurguladı

Abone Ol

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Rum Lider Nikos Hristodulidis dün ara bölgede bir araya geldi.

Lefkoşa ara bölgede Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve BM Barış Gücü (UNFICYP) Misyon Şefi Khassim Diagne’nin resmi konutunda yer alan görüşme saat 11.00’de başladı, 12.30'da tamamlandı. Yaklaşık 1 buçuk saatlik görüşmenin ardından liderler ara bölgeden ayrıldı.

Dünkü görüşme iki liderin baş başa ilk görüşmesi oldu.

Görüşme sonrası Cumhurbaşkanlığında düzenlenen basın toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Rum Lider Nikos Hristodulidis ile BM arabuluculuğu olmadan gerçekleştirdiği ilk baş başa görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, görüşmenin “son derece açık ve samimi” geçtiğini söyledi.

Erhürman, görüşmede güven yaratıcı önlemler (GYÖ) çerçevesinde gelinen aşamanın ele alındığını, bazı alanlarda küçük ilerlemeler kaydedildiğini ve sürecin nasıl ileriye taşınabileceğinin değerlendirildiğini kaydetti.

Bu çerçevede, iki tarafın temsilcilerine düzenli toplantılarına devam etmeleri yönünde talimat verilmesi konusunda mutabakata varıldığını belirten Erhürman, yakın zamanda yeniden bir araya gelme konusunda da görüş birliği sağlandığını ifade etti.

Güven yaratıcı önlemler konusunda bazı gecikmeler yaşandığını dile getiren Erhürman, bu gecikmelere ilişkin olarak temsilciler arasında yapılacak görüşmelerde, Kıbrıslı Rum temsilcinin Kıbrıslı Türk temsilci Mehmet Dana’ya sürecin tamamlanmasına yönelik resmi bilgilendirme yapması konusunda ortak karar alındığını söyledi.

Bir sonraki liderler görüşmesine ilişkin soruya da yanıt veren Erhürman, henüz net bir tarih belirlenmediğini ancak iki tarafın da bir sonraki görüşmenin gecikmeden yapılması konusunda hemfikir olduğunu söyledi.

Erhürman, temsilcilerin düzenli temaslarına paralel olarak liderlerin de yeniden bir araya gelmesi konusunda mutabakata varıldığını kaydetti.

Dördüncü görüşmenin nasıl değerlendirildiği yönündeki soruya yanıt veren Erhürman, dünkü görüşmeyi de “yararlı” olarak nitelendirdi.

Erhürman, “Verimli kavramını somut sonuçlar elde edildiğinde kullanıyorum. Bugünkü (dünkü) görüşme son derece açık ve samimi olduğu için ‘yararlı’ olarak nitelendiriyorum. Bugüne kadarki görüşmeler arasında en açık ve en samimi olanlardan biriydi.” dedi.

Görüşmede ağırlıklı olarak güven yaratıcı önlemlerin ele alındığını belirten Erhürman, bununla birlikte özlü konulara ilişkin duruşlarını daha net ifade etme imkânı da bulduklarını kaydetti.

Karpaz’da Kıbrıslı Rum öğrencilerin öğrenim gördüğü okula yapacağı ziyarete de değinen Erhürman, bu ziyaretin herhangi bir talep üzerine değil, kendi programı kapsamında gerçekleştirileceğini söyledi. Erhürman, Karpaz’daki okulun yanı sıra Dipkarpaz’daki Recep Tayyip Erdoğan Ortaokulu’nu da ziyaret edeceğini belirtti.

Oradaki çocukların da “kendi çocukları” olduğunu vurgulayan Erhürman, insani konularda “mütekabiliyet anlayışıyla” hareket etmediğini ifade etti.

Büyük bir sorun bulunduğuna dair kendisine ulaşan bir bilgi olmadığını kaydeden Erhürman, yerinde inceleme yaparak varsa sorunların çözümü için adım atacaklarını söyledi.

Erhürman, bu konunun Güney Kıbrıs’ta yaşayan Kıbrıslı Türk öğrencilerin eğitimine ilişkin yaşanan sorunlarla paralellik taşıdığına da dikkat çekti.

Bölgedeki gelişmelerin ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin farklı ülkelerle yaptığı anlaşmaların süreci etkilediğini belirten Erhürman, mevcut aşamada önceliğin iki lider arasında güven tesis edilmesi olduğunu vurguladı. Erhürman, sürecin müzakere aşamasına geçmesi halinde, bugüne kadar olduğu gibi garantör ülkelerin de masada yer alacağını ifade etti.

Görüşmede özlü konulara dair görüş alışverişi yapıldığını da sözlerine ekleyen Erhürman, dört maddelik metodolojisinin daha net anlaşılması için karşılıklı açıklamalarda bulunduklarını söyledi.

Erhürman, Crans-Montana’ya kadar sağlanan yakınlaşmaların ilkesel olarak kabul edilmesi gerektiğini yineleyerek, yeni bir müzakere sürecine sıfırdan başlamanın yıllarca sürecek yeni bir tıkanma yaratacağını söyledi. Yakınlaşmaların yeniden tek tek tartışmaya açılmasının süreci başa döndüreceğini belirten Erhürman, bu yaklaşımın kendi metodolojisinin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.

Karşı tarafın tutumuna ilişkin soruya da yanıt veren Erhürman, Rum lider adına konuşmayı tercih etmediğini, ancak dünkü görüşmenin karşılıklı olarak birbirini daha iyi anlama açısından faydalı olduğunu düşündüğünü ifade etti.

Kapılar konusundaki soruya yanıtında Erhürman, Metehan geçiş noktasında yaşanan sorunların giderilmesi gerektiğini, ancak bunun araçlı geçişlerdeki tüm sorunları çözmeye yetmediğini söyledi.

Lefkoşa’da ikinci bir araçlı geçiş noktasına ihtiyaç bulunduğunu vurgulayan Erhürman, Haspolat önerisinin her iki toplumun da kullanabileceği bir geçiş noktası olacağını belirtti.

Daha önce üzerinde çalışılmış dosyaların sonuçlandırılması gerektiğini de ifade eden Erhürman, gündemi dağıtarak süreci sıfırdan başlatmanın doğru olmayacağını kaydetti.

Derinya ve Bostancı geçiş kapılarındaki seyrüsefer düzenlemelerine de değinen Cumhurbaşkanı Erhürman, bu başlıkta bazı gecikmeler yaşandığını belirterek, temsilciler arasındaki görüşmelerin sürdüğünü ve Rum temsilcinin Kıbrıslı Türk temsilciye sürecin tamamlanmasına yönelik resmi bilgilendirme yapmasının beklendiğini söyledi.