Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda, Ektam işçilerinin yaşadığı sorunlar ile Kıbrıs konusu görüşüldü.
CTP Milletvekilleri Devrim Barçın, Ongun Talat, Ürün Solyalı, işçilerin sorunlarına yönelik değerlendirmelerde bulundu.
Çalışma ve Sosyal Güvelik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu da işveren ve işçi arasındaki diyalogun yeniden oluşturulması gerektiğini, çalışanların iş yerlerine geri dönmesi için gerekenin siyaset değil destek olduğunu ifade etti.
-Barçın
CTP Milletvekili Devrim Barçın “Ektam İşçilerinin Direnişi ve Çalışma Bakanlığının Yapması Gerekenler” konulu güncel güncel konuşma yaptı.
Ektam işçileri konusunda gelişmeler olduğunu dile getiren Barçın, işten çıkarılan işçilerin haklarını alabilmeleri için hükümetin atması gereken adımlar konusunda söz aldığını söyledi.
Barçın, Ektam işçilerinin toplu sözleşme yapma aşamasındayken yapılan tebligatla toplu işten duruma kararıyla karşı karşıya kaldıklarını dile getirdi.
İşçilerin sendikalı oldukları için işlerine son verildiğini söyleyen Barçın, işverenin ekonomik nedenlerle işten durdurma kararı aldığını açıklanmasına rağmen, asıl nedenin işçilerin sendikalı olmak istemesi olduğunu söyledi.
İşçilerin en demokratik hakları olan sendikalaşma nedeniyle işten durdurulduklarının “gün gibi ortada” olduğunu savunan Barçın, Başbakan ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın Ektam işçilerini ziyaret etmesini “trajikomik” olarak niteledi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın orada yaptığı konuşmaların önemli olduğunu dile getiren Barçın, Bakanın, işvereni iki kez çağırdığını ancak ne sendikanın ne de kendilerinin dikkate alındığını söylediğini aktardı.
Barçın, Bakanın “Ben sendika ile görüşmem” şeklindeki ifadesini eleştirdi.
Bakanlığın, işçilerin haksız fesih nedeniyle işten durdurulduğunun bildirilmesi durumunda bu kararı yürürlüğe koymaması gerektiğini dile getiren Barçın, aksi durumda işverene mahkeme yolunun gösterilmesi gerektiğini kaydetti.
Yasanın öngördüğü şekilde her işçinin maaşın yüzde 15’i kadar vardiya ödeneği alması gerektiğini belirten Barçın, Ektam işçilerinin bugüne kadar vardiya ödeneği almadan çalıştırıldığını söyledi.
Bakanlığın gerekli cezai müeyyideleri başlatması gerektiğini dile getiren Barçın, işverenin yasadışı uygulamaları nedeniyle cezalandırılması gerektiğini belirtti.
11 Şubat tarihinde İçişleri Bakanlığına Ektam işçilerine yardım toplama izni için yapılan başvuruya 13 gün geçmesine rağmen cevap verilmemesini eleştiren Barçın, bunun işverenin yanında yer alındığının göstergesi olduğunu savundu.
Çözümün direnişten geçtiğinin belli olduğunu dile getiren Barçın, yardım amaçlı hesap açılmasının derhal önünün açılması gerektiğini belirtti.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu da yerinden söz alarak, toplu işten çıkarma söz konusu olması halinde işverenin 3 ay boyunca yeni istihdam yapamayacağını belirtti ve kararın yürürlüğe konmaması halinde işverenin yeni istihdam yapıp yapamayacağını sordu.
Barçın, toplu işten çıkarılma halinde 3 ay içinde yeni istihdam yapılmayacağını dile getirerek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın elindeki yasal yetkileri kullanması gerektiğini kaydetti.
Haksız fesihin net olduğu bir durumda bu işlemin yürürlüğe konulmaması gerektiğini belirten Barçın, ayrıca vardiya ödenekleri ve yükümlülükler hakkında da işverene yaptırım yapılması gerektiğini söyledi.
-Talat
CTP Milletvekili Ongun Talat da, “Ektam Grevinde Çuvallayan Hükümet” konulu güncel konuşma yaptı.
Ektam’da hükümetin işçileri koruma noktasına gelemediğini dile getiren Talat, ilgili bakanın yapılan durdurmaları uygulamaya koymaması halinde bu duruma gelinmeyeceğini kaydetti.
Hasipoğlu’nun “işverenin de kırmızı çizgileri var” beyanatını eleştiren Talat, bu ifadelerin sendikalardan vazgeçilmesi mesajı içerdiğini belirtti.
Hasipoğlu ise yerinden “Biraz bilimsel konuş. Popülizm yapma. Uyduruyorsun” ifadelerini kullandı.
Talat, hükümet ve bakanı iş yasasındaki maddelere rağmen fesihleri yürürlüğe koymamasının işverenin yanında yer aldığının göstergesi olduğunu söyledi.
İşçilere 2024 yılından itibaren mobbing uygulandığını dile getiren Talat,bundan dolayı 34 kişinin iş bıraktığını, 15 kişinin de işten durdurulduğunu kaydetti.
Talat, işçilerin iş güvencesi altında çalışmak istemelerinin haklı olduğunu belirtti ve işçilerin iş tanımının yapılması gerektiğini söyledi.
İşçilerin düzensiz mesai ödenekleri ile ilgili talepleri bulunduğunu dile getiren Talat, işçilerin Anayasal haklarını kullanarak sendikalaşmasının ardından toplu işten durdurma kararı alındığını belirtti ve “Bu bir utançtır” dedi.
Bakandan açık bir mesaj beklediklerini dile getiren Talat, işverene karşı somut adımlar atılması gerektiğini söyledi.
İşçilere destek hesabının açılması için 11 Şubat’ta yapılan başvuruya cevap verilmemesini de eleştiren Talat, hükümetin işçilerin yanında olup olmadığı konusundaki "tavrını net net bir şekilde göstermesi" gerektiğini belirtti.
İLO sözleşmelerindeki maddelere göre işverenin işçileri durdurmadan önce bakanlığa bildirmesi gerektiğini dile getiren Talat, bu konu hakkında da bilgi istedi.
Talat, özel sektörde sendikalaşmanın da önünün açılması gerektiğini belirtti.
-Akpınar
Daha sonra DP Milletvekili Serhat Akpınar, “KKTC’de Doğayı Koruyan Görünmeyen Kahramanlar ve Devletin Sorumluluğu” konulu güncel yaptı.
Geçen hafta doğada yaralı bir yabani tavşan bulduklarını ve tedavi ettirdiklerini dile getiren Akpınar, Taşkent Doğa Parkı projesinde yer alan Yaban Hayat Rehabilitasyon Merkezi tesisine ulaşmanın zorluğunu anlattı ve ilgili kurumlara seslenerek sürece müdahil olmalarını istedi.
7/24 çalışan görevliler ve gönüllülerin çalışmalarını anlatan Akpınar, bunun ülkenin çevre ve itibar meselesi olduğunu kaydetti. Yaban hayatın korunmasının önemine dikkat çeken Akpınar, ülkedeki ekosistemin korunması için yapılan çalışmaları anlatarak bu değerli kuruluşun sürdürülebilir olması için hükümete yardım çağrısında bulunarak seferberlik başlatılması gerektiğini belirtti.
-Solyalı
CTP Milletvekili Ürün Solyalı, “Ektam, Sendikalaşma ve Hükümet Tavrı” konulu güncel konuşma yaptı.
Özel sektörde sendikalaşmanın güvence altına alınması için mücadele verildiğini dile getiren Solyalı, Ektam işçilerinin direnişinin "tarih yazan bir direniş" olduğunu ve genel bir felsefeye kavuşmasının öneminin de farkında olduklarını kaydetti.
Hükümetin işçi lehine yorum yaparak hareket etmesi gerektiğine dikkat çeken Solyalı, işçilerin "ciddi risk ve tehdit altındaki direnişlerini" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının izleyici konumunda izlememesi gerektiğini söyledi.
Devletin bu gibi konuları pozitif yükümlülükle ele alması gerektiğine dikkat çeken Solyalı, Ektam’da çalışan işçilerin haklarına yönelik işverene soruşturma açılması gerektiğini kaydetti.
İLO sözleşmelerinin maddelerini de okuyan Solyalı, işçilerin etkin koruma ve işten çıkarılma halinde yapılması gerekenleri anlattı.
Solyalı, hiç kimsenin işvereni batırma noktasında olmadığını fakat işverenin de yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini belirtti.
Binboga’da toplu iş sözleşmesi haklarının uygulanmadığına yönelik iddialar olduğunu dile getiren Solyalı, bakanlığın bu konuda adım atma noktasında hareket edip etmeyeceğini sordu.
-Hasipoğlu
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu söz alarak, Ektam işçileri konusunu Meclise taşıyanlara teşekkür etti.
Ektam işçilerinin sorunlarını ilk günden itibaren takip ettiklerini, sendika ile görüşmelere başladıklarını söyleyen Hasipoğlu, çalışanların sendikalaşma iradesine saygı duyduğunu kaydetti.
Açıklamalar ve beyanatlar üzerinden siyaset yapılmamasını istediğini dile getiren Hasipoğlu, oradaki işçilerin işlerine geri dönmek arzusunda oluklarını ve 19 gündür bu iş yerine kilit vurulduğunu kaydetti.
İşveren ve işçi arasındaki diyalogun yeniden oluşturulması gerektiğine dikkat çeken Hasiopğlu, işçilerin tekrar iş yerlerine dönecek olmasının unutulmaması ve nihai hedeften kopulmaması gerektiğini belirtti.
İşçilerin iş yerlerine gönül bağları olduğunu dile getiren Hasipoğlu, kendisinin bakan olarak hem işçi hem de işveren ile görüşmek zorunda olduğunu söyledi ve uzlaşının da uzak olmadığını belirtti.
Muhalefetin de yapıcı muhalefetine ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Hasipoğlu, işçileri gerçekten uzak vaatlerle değil gerçekleri görerek sürecin yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
İşletmelerin rakiplerinin olduğunu söylen Hasipoğlu, rakiplerin bir tanesinin gitmesi halinde ülkede tekelciliğin önünün açılacağının da unutulmaması gerektiğini kaydetti.
Ektam’da yaşanan süreci anlatan Hasipoğlu, işveren ve işçilerle yapılan görüşmenin ardından işçi tarafının toplu iş sözleşmesi yapılmasını istemesi üzerine hemen süreci başlattıklarını fakat görüşmeye işveren tarafının gelmediğini belirtti.
Daha sonra uzlaştırma toplantısı yapmak için tarafları davet ettiklerini fakat işverenin yine gelmediğini dile getiren Hasipoğlu, işveren tarafını toplantıya gelmemesini polise şikâyet ettiklerini belirtti.
Ektam’da haksız bir fesih olduğunu fakat yasal mevzuatta sıkıntılar bulunduğunu söyleyen Hasipoğlu, işçilerin geri dönme haklarının geri verilmesinin somut gerçeklerin ortaya konması ve tarafların uzlaşıya varmasıyla olabileceğini kaydetti.
İşveren ile görüşme planlandığını ve işçilerin taleplerinin de işveren tarafına iletileceğini dile getiren Hasipoğlu, bu konunun kendisi için çok hassas bir konu olduğunu ve hükümet olarak da tarihte görülmemiş prim destekleriyle çalışanın hep yanında olduklarını vurguladı.
Hasipoğlu, Ektam konusunda çalışanların iş yerlerine geri dönmesi için gerekenin siyaset değil destek olduğunu ifade etti.
Bakan Hasipoğlu, Binboga konusunu da yakından takip ettiklerini belirtti.
-Toros
CTP Milletvekili Fikri Toros, “Doğu Akdeniz’de Denge Arayışı” konulu güncel konuşma yaptı.
Toros, son zamanlarda yaşananların değerlendirildiğinde uluslararası zeminde Kıbrıs dosyasının yeni bir hareket kazandığının görüldüğünü dile getirdi.
Doğu Akdeniz’de denge arayışlarının daha fazla ötelenemeyeceğini kaydeden Toros, olası bir çözümü, uluslararası aktörlerin Kıbrıs’ı konuşması değil adadaki iki halkın iradesinin belirleyeceğini belirti.
Uluslararası sistemin artık çözümsüzlükleri barındırmaktan vazgeçtiğini dile getiren Toros, bunun Kıbrıs'ta çözümü zorunlu kılacağını söyledi.
Federasyon temelinde bir çözümün kararlılıkla uygulanması gerektiğine dikkat çeken Toros, Ankara ile Atina arasındaki yakınlaşmanın da Kıbrıs'ta gerilimi azaltacağını ifade etti.
Çözüm sürecinde devam eden çıkmazın aşılmasında enerji paylaşımı, başarısızlığa fırsat tanınmayacak bir müzakere süreci, gerçekçi uygulanabilir bir siyaseti gibi noktaların önemine değinen Toros, eş zamanlı siyasi irade ve müzakere sürecinin sürdürülebilir olmasının önemine işaret etti.
Doğu Akdeniz’deki hidro-karbon kaynaklarının çözümde katalizör olabileceğini dile getiren Toros, bölgedeki dengenin ve diyaloğun doğru okunmasıyla çözümün olabileceğini söyledi.
Doğu Akdeniz’deki dengenin ancak çözümle kalıcı olabileceğini dile getiren Toros, Kıbrıs’ın daha olgun ve kararlı bir müzakere sürecinin eşiğinde olduğunu kaydetti. Toros ayrıca, Kıbrıs’ın siyasi eşitliğe dayalı iki toplumlu iki bölgeli federal bir çözüm ile uluslararası toplumda yerini alması gerektiğini belirtti.



