banner583
banner753
banner661
banner726

Şair Dostumuz Mustafa Çelik’i Ölümünün 10. Yılında Sevgi Ve Saygıyla Anıyoruz

banner476

banner714
Şair Dostumuz Mustafa Çelik’i Ölümünün 10. Yılında Sevgi Ve Saygıyla Anıyoruz

banner721

 
 
Yaşam aslında bir ince çizgi bugün varsın yarın yoksun. Bu ikilem içinde yaşıyoruz. “Gününü Yaşa” sözünü anımsıyoruz. Çok doğru gününü yaşa ama Mustafa gibi dolu dolu yaşa ki geleceğe bir şey bırakabilesin. Mustafa dostumuz bizlere sevgi bıraktı, kendi elleriyle kurduğu bir merkez bıraktı, yazın dünyamıza üç şiir kitabı bıraktı v.b sayabileceğimiz çok şey bıraktı ama en çok da “ön yargılarımızı” kırmamız için birbirimizle empati kurarak dostluğun öneminin ne kadar büyük olduğunu bizlere öğretti.
Çok şeyler paylaştık dostum seninle yattın yer nur olsun. Seni hep kalbimiz de taşıyacağız. 
 
Mustafa Çelik ,İlkokulu Vadili İlkokulu'nda, orta ve liseyi Türk Maarif Koleji’nde tamamladı. Liseden sonra iş yaşamına atıldı. 1984 yılında girdiği  K.T. Kooperatif Merkez Bankası'nda  emekli oldu. Bir dönem CTP-DP hükümetinde İç İçleri Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü görevinde bulundu.
1982 yılında geçirdiği trafik kazası nedeni ile yürüyemeyen ve tekerlekli sandalye kullanmakta olan şair ülkemiz sivil toplum örgütlerinden K.T.Ortopedik Özürlüler Derneği ve kurulup gelişmesine de imza attığı Özürlüler Spor Federasyonu başkanlıklarını da yürüttü.  K.T. Ortopedik Özürlüler Derneği'nin başkanı ve Özürlüler Spor Federasyonu'nun Onursal Başkanı idi. Aynı zamanda Tekerlekli Sandalye Basketbol dalında faal bir sporcuydu. 14 Kasım 2011 günü onu sonsuzluğa uğurladık.
 


ESERLERİ:
1-Özlem,1984,Şiir
2-Çağrı,1994,Şiir
3-Sessizliğim,Şiir
 
TEKERLEKLİ SANDALYE
inan ki
Sandığın kadar zor değil
tekerlekli sandalyede bir yaşam
kişi değil
sandalyeyse bağımlı olan
ayaklarına yön veremeyen nice insan
dolaşıyor her gün aramızda
beyni ayaklarında
oysa kırk kez de gelsem dünyaya
razıyım her seferinde
ayaklarına bağımlı beyin olmaktansa
sandalyesine hükmedebilen
sakat bir bedenin
beyni olmaya

 
SEVGİ SAVAŞÇILARI "Can dostuma"
Neler yitirmedik ki biz bu savaşta birbirimizden başka
Sustular
savaş meydanlarında
en acımasız naraları atanlar
tıpkı
camı çerçeveyi
kırıp deviren
korkmuş çocuklar kadar
sessizler
sevgi kazandı
bir kez daha
ama
ne pahasına
ellerimizi yitirdik
onlara uzanan ellerimizi
gözlerimizi yitirdik
yalnızca güzeli arayan gözlerimizi
deyişlerimizi
sözlerimizi yitirdik
ki o sözler
onları kucaklayan sözlerdi
sevgi kazandı
bir kez daha
ama
ne pahasına
tek sen kaldın bana
tek ben kaldım sana
biz!
sevgi savaşçılarıydık
elsiz
ve gözsüz
yürek yüreğe......
 
YAŞAM
Bana
öyle bir yaşamı layık gördün ki
köpekler yaşayamazdı
yaşadım.
öylesine dayanılmaz acılara dayandım ki
en dirençli insanlar dayanamazdı
gül kurusu akşamların hatırına
binlerce diken kucakladım
bir dem yakamoz uğruna
denizlerin tonlarca tuzlu suyunu yudumladım.
dayandım kahrolası acılara
dayandım cevapsız sorgulara
direndim
senin için
direndim
içimdeki sevdanın uğruna
değmezdi
tükendim
 
 
GÖZYAŞI OLMAZSA AŞK DA OLMAZ
Geleceksen uyup da
dayanılmaz çağrılarına aşkın
hesaplaş geçmişinle
yarına hesabın kalmasın
dikenini getir bana
gülünü onlara bırak
acıt canımı acıtabildiğince
yüreğimi kanat
ağlamak
döl yatağıdır aşkın
gözyaşı olmazsa
aşk da olmaz
"Büyük aşklar
büyük acılardan doğar" demişti
bir usta ozan
ben inandım
sen de inan
nasıl ki
gün ışığına merhabası
ağlamaktır yeni doğan bebeğin
bir bedeli vardır elbet her güzel şeyin
bakma yüzüme öyle şaşkın şaşkın
ağlamak
yaşam pınarıdır aşkın
gözyaşı olmazsa
aşk da olmaz.
 
NEREDESİN
Gecelerimi uykusuz
beni sensiz koydun
alıştırdın gözlerimi
ağlamaya neredesin
Bir sen vardın yaşanası
ve yaşatılası
birsen vardın
olmaz olası
içimde yakıp gittin ateşi
neredesin
 
ÖĞRETİ
Yaşamak bir ağrı olur yürekte
insan umutsuz kalınca uzanan
elleri görmez söylenen sözleri duymaz
bir yara olur kanar düşünce
Öğrenince doğmanın
eşdeğer olmadığını yaşamakla
tıpkı ölümün tükenmek olmadığı gibi
öğrenince nefes alıp vermenin
yaşamak olmadığını
ot gibi kuruyarak
yeniden yeşerecek tohumum
yeniden başlayacak
insanca yaşamak
 
ESKİCİ
İstanbul'da
Sirkeci'de
iki eskici
ve kadar derinden etkilemiş
bu küçük sır bizi
hiç kimse bilmiyor
neyi gizlediğimizi
bilmeyecek de
eskiciler bile
her ikisi de ayni amaçta
buluşmuşlar ayni sokakta
biri önde
biri arkada
birisi aymacında arzunun
ve seslenişte
birisi sıkıntısında istemin
suskun
yalnızca teyit etmekte
"seni seviyorum"
bende
 
DÖNECEĞİM
İçimde bir uhdesin gidiyorum
ama yine döneceğim
belki mezarından kaçmış bir hortlak
silueti belki ensende bir vampir nefesi
belki bir Tanrı mucizesi ama ille de döneceğim
Bir uhdesin içimde
öfkem
hiçbir öfkeye sığmaz
karşı konulmaz
koparıp atsan yüreğimi
zerrelere ayırsan beynimi
unutmam
unutturamazsın çektirdiklerini
ölsem bile döneceğim
 
KADIN
Bir kadın olmalıydın yaşamımda
bir kadın
ki onsuz asla var olmamalıydım
bir kadın
attığım her adımda yanımda
mimarı tüm güzelliklerimin
seninle yücelmeli
seninle aşmalıydım kendimi
Bir kadın olmalıydın
bir kadın ki
beni benden iyi tanıyan
engel değil
destek
büyüttüğüm fikirlere
ben olmadan
benim gibi bakmadan
benim gibi görebilen bir kadın
ki ben onsuz
asla ben olmamalıydım
ona rağmen değil.
 
KALE DÜŞTÜ
Bir mermi patladı göğsümde
ne kaburga kaldı
ne yürek
yıkıldı surlarım
kale düştü
başımı avuçlarıma alsam
düşünsem ne yazar
bilge olsam
çözüm arasam ne yazar
ne yazar
toplasam bundan sonra
dağılan yüreğimi
kime
nasıl söyleyeyim
onlarca kavgada yitirmediğim
sevda kalemi
bir sinsi kurşunda kaybettiğimi
kim inanır ki
 
GEL - GİT
Doldurulmaz bir boşluk oluyorsun içimde
her gidişinde
söylenememiş binlerce sözcük
ve eksiz sevdanın gölgesinde
belirsizlikte
çıldırıyorum
onulmaz bir yara bu
gitme kalmanı istiyorum
gitme kal
seni seviyorum.
 
GERÇEK AŞK
Seni
yüzyıllarca beklemişim sanki
yüreğim
ağarmış saçlarım gibi ak
belleğim
unutmaya hazır her şeyi
ellerine uzanırken titreyen bu eller
sıcak eller tutmaya hasret
ne çok olmuş
gerçek bir aşkı yaşamayalı
bilemezsin
Yaşamımı
değmeyenlere adarken
ne kadar da aptalmışım
şimdi anlıyorum
ağlarken
göz yaşı dökerken
ardı sıra gidenlerin
(tek damlaya bile değmediklerini fark etmeden)
neredeydin
her aldanışta
her kaybedişte
seni arıyormuşum bilmeden
sarıl bana
seni ne çok bekledim
bilemezsin.
 
GİTME
Bir açmazın ortasındayım
derin dalışlar yaşıyorum
derin dalıp gitmeler
senle ilgili
bir çığlık yüreğimde
patlamak istiyor
bir isyan
kendiyle savaşıyor
gitmek zorunda değilsin
gitme
Geceler üstüme geliyor
isyanım benden büyük
beni boğuyor.
Bir hiç oluyorum
bir hiç oluyor sevdam sensiz
oysa
ellerim bile el olduğunu
sen dokununca anlıyor
gitme
Dudaklarım
dudaklarınla buluştuğunda
(adına öpüşmek dedikleri bu işlevi
hertadışımda)
hücrelerim ayağa kalkıyor
yüreğim alkış tutuyor
her gidişinde
bin kez ölüyorum
gitme
Otur
ne olur
otur ve dinle beni
bu bir sevda
delice
anlatılmaz bir acı yaşıyorum
gel - gitlerinde
arkandan bakmaktan
ağlamaktan usandım
Bir kısır döngü yaşam sensiz
her şey olağan
her şey alışkanlık
kal artık
gitme
 
 
banner342
banner692
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.