Dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında yer alan Yakın Doğu Üniversitesi, akademik etkinliklerde bilgi ve deneyimini paylaşmayı sürdürüyor. Yakın Doğu Üniversitesi Dijital Eğitim ve Bilişim Müdürlüğü (DEBİM) Müdürü Prof. Dr. Sezer Kanbul, Girne Amerikan Üniversitesi ev sahipliğinde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen “C-HOPE 2026 – Uluslararası Bütünsel Gelişim ve Pozitif Eğitim Kongresi” kapsamında ana konuşmacı olarak yer aldı. Prof. Dr. Kanbul, “Yapay Zeka Çağında Dijital İyi Oluş: Kavramsal Çerçeve, Riskler ve Stratejiler” başlıklı sunumuyla öğretmenler ve akademisyenlerden yoğun ilgi gördü.
“Bütünsel Gelişim ve Sürdürülebilirlik” temasıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi’nde gerçekleştirilen kongre, eğitimde pozitif yaklaşımlar, sosyal-duygusal öğrenme ve sürdürülebilir eğitim anlayışını ele alarak akademisyenleri, eğitimcileri ve araştırmacıları bir araya getirdi. Yakın Doğu Üniversitesi’ni temsilen kongreye katılan DEBİM Müdürü Prof. Dr. Sezer Kanbul’a, DEBİM Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Zehra Altınay ile Eğitim Teknolojileri Ana Koordinatörü Prof. Dr. Fahriye Altınay da eşlik etti. Prof. Dr. Zehra Altınay ve Prof. Dr. Fahriye Altınay ayrıca kongrenin bilim kurulunda görev alarak akademik katkı sundu.
“Amaç teknolojiyi bırakmak değil; teknolojiyle bilinçli, dengeli ve sağlıklı bir ilişki kurabilmek.”
Yaklaşık 120 öğretmenin katıldığı oturumda Prof. Dr. Sezer Kanbul, dijital iyi oluş kavramını yapay zeka çağının yeni dinamikleri üzerinden değerlendirdi. Sunumunda teknoloji bağımlılığı, yapay zeka destekli içerik akışlarının birey üzerindeki etkileri, medya okuryazarlığı, dijital etik ve öğrencilerin karşı karşıya kaldığı yeni dijital risklere dikkat çekti. Öğretmenlerin öğrencilerde sağlıklı teknoloji kullanım alışkanlıklarını desteklemesinin ve de kendi dijital iyi oluş farkındalıklarını artırmasının önemine vurgu yapan Prof. Dr. Kanbul, yapay zeka çağında öğretmenin rolünün her zamankinden daha kritik hale geldiğini ifade etti.
Seminerde ayrıca sosyal medya algoritmalarının dikkat yönetimine etkileri, ekran bağımlılığı, FOMO (kaçırma korkusu), deepfake içerikler ve yapay zeka destekli akademik tembellik riskleri gibi güncel konular ele alındı. Bununla birlikte yapay zekanın kişiselleştirilmiş öğrenme, dijital erişilebilirlik, öğretmenlerin iş yükünü azaltma ve özel gereksinimli bireylere destek sağlama gibi fırsatlar sunduğu da vurgulandı. Öğretmenlere yönelik dijital detoks uygulamaları, ekran süresi yönetimi, bildirim hijyeni ve sınıf içinde teknoloji dengesi oluşturma stratejilerinin paylaşıldığı oturumda Prof. Dr. Kanbul, “Amaç teknolojiyi bırakmak değil; teknolojiyle bilinçli, dengeli ve sağlıklı bir ilişki kurabilmek. Yapay zeka çağında insan kalabilmek artık eğitimin en önemli başlıklarından biridir” ifadelerini kullandı.

