Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu (VYK) üyelerinin atanması ile ilgili yaşanan süreçte Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın yasanın kendisine yüklediği yetki ve sorumluluk bilinciyle hareket etme çabasını takdirle karşıladığını belirterek, beklentilerinin Cumhurbaşkanı’nın ortaya koyduğu bu yaklaşım ile tam bir uyum içerisinde olduğunu kaydetti.
DAÜ-SEN tarafından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, hem seçim öncesinde hem de seçim sonrasında DAÜ ile ilgili yaptığı değerlendirmelerde; DAÜ VYK üyelerinin gerek görevden alınmalarında gerekse atanmalarında yetkinin Cumhurbaşkanı’nda olduğunu açıkça vurguladığı ve bu yetkinin aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı makamına önemli bir sorumluluk yüklediğini ifade ettiği hatırlatıldı.
Bugün DAÜ’de yaşanan gelişmelerin hukuka, kurumsal yönetişim ilkelerine ve demokratik teamüllere aykırı bir hal aldığının savunulduğu açıklamada, üniversitede bulunan 74 idari yönetici pozisyonunun 70’inin vekaleten yürütülmesinin bu durumun en somut göstergelerinden olduğu ifade edildi. Açıklamada, sürdürülebilir bir yapı oluşturmak amacıyla imzalanan protokole rağmen, yönetimde liyakat esaslı bir yapılanma yerine, vekaletlerin el değiştirdiği keyfi ve güvencesiz bir düzenin sürdürülmeye çalışıldığı savunuldu.
“Aynı anlayışın bugün Sayın Rektör tarafından akademik yönetici pozisyonlarına da taşınmak istendiği anlaşılmaktadır. Asaleten yürütülmesi gereken görevler, herhangi bir zorunluluk bulunmamasına rağmen vekaleten yapılan atamalarla doldurulmakta; bu yolla yetkili kurulların iradesi yok sayılmakta ve yeni fiili durumlar yaratılmaktadır.” denilen açıklamada, bu uygulamaların üniversitede liyakat yerine sadakate dayalı bir düzenin, yandaşlığın ve partizanlığın yerleştirilmeye çalışıldığını açık biçimde ortaya koyduğu iddia edildi.
Rektörün kısmi zamanlı öğretim üyesi istihdamı için kendisine verilen yetkiyi kullanarak geçici memur istihdamı yaptığının da savunulduğu açıklamada, “Rektörlük makamı, hukuka ve demokratik teamüllere uygun davranmak yerine, Eğitim Bakanı Sayın Nazım Çavuşoğlu’nun hukuk dışı yaklaşımlarıyla uyumlu hareket etmeyi tercih etmektedir.” ifadelerine yer verildi.
-“Üniversiteler kişisel tercihlerle, vekaletler üzerinden ve sadakat ilişkileri temelinde yönetilemez”
Üniversitelerin kişisel tercihlerle, vekaletler üzerinden ve sadakat ilişkileri temelinde yönetilemeyeceğinin vurgulandığı açıklamada, bu yaklaşımın mali istikrarı sağlamak amacıyla ortaya konan tüm çabalara ve yapılan fedakarlıklara rağmen, üniversiteyi kurumsal bir çöküşe sürüklediği kaydedildi.
Üniversitede asaleten atama süreçlerinin derhal işletilmesi, yetkili kurulların iradesine saygı gösterilmesi; üniversitenin liyakate dayalı, hukuksal çerçevede ve etkin bir biçimde yönetilmesinin istendiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“İçinde bulunduğumuz süreçte Sayın Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın görevden alma ve atamalara ilişkin vereceği kararlar, yalnızca bir usül ve prosedür meselesi olmanın çok ötesinde; DAÜ’nün geleceğini doğrudan etkileyecek bir yetki ve sorumluluk kararı niteliği taşımaktadır. Bugüne kadar atamalarda yasanın aradığı niteliklerin gözetilmemiş olması, ‘böyle gelmiş, böyle gider’ anlayışını meşrulaştırmamalıdır.
Sayın Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın son dönemde yaşanan süreçte, yasanın kendisine yüklediği yetki ve sorumluluk bilinciyle hareket etme çabasını takdirle karşılıyor; bu yaklaşımı, halkımızın uzun süredir özlemini duyduğu bir tutum olarak değerlendiriyoruz. Bu sürecin sonunda Sayın Cumhurbaşkanının vereceği kararların, DAÜ’yü liyakata dayalı ve hukuka bağlı bir yönetim anlayışından daha da uzaklaştırmayacağına; aksine bu yönde ciddi bir ilerleme sağlayacağına inanıyoruz.
Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman’ın da ifade ettiği gibi, yetki beraberinde sorumluluk da getirmektedir. Bu çerçevede sendikamızın beklentisi, Cumhurbaşkanının ortaya koyduğu bu yaklaşım ile tam bir uyum içerisindedir.”




